Tc anayasasının bazı maddelerinde değişiklik (s.s.430)
Karaman Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 83. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Mayıs 2004 · 545 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mevlüt Akgün (AK Parti), 4 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TC ANAYASASININ BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK (S.S.430)); konuşma 545 kelime.
Mevlüt Akgün (AK Parti, Karaman). “Tc anayasasının bazı maddelerinde değişiklik (s.s.430)”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 4 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mevlut-akgun-22-2004-05-04-tc-anayasasinin-bazi-maddelerinde-degisiklik-s-s-430 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MEVLÜT AKGÜN (Karaman)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ölüm cezası, kanunlarda hangi suçlar için öngörülmüş olursa olsun, şiddet içeren bir ceza olduğuna göre, toplumu şiddetten korumayı amaç edinmiş demokratik bir hukuk düzeninin bu cezayı içinde barındırması, bir çelişki olarak karşımıza çıkmaktadır. Mahkûm hayatının belirli bir şekilde sona erdirilmesi suretiyle infaz edilen bir ceza olan ölüm cezası, bir insanın hayatını sona erdirecek bir işlemin uygulanmasını gerektirdiğinden, modern ceza hukukunda insanî bir değer olarak kabul edilmemektedir.
Ölüm cezasını, Avrupa'da, Portekiz 1867 yılında, Hollanda 1870 yılında kaldırmıştır. Bugün, ölüm cezasını kaldıran ve uygulayan ülkelerden 78'i tüm suçlar için bu cezayı kaldırmış, 15 ülke sadece olağan suçlar için kaldırmış, geri kalan 78 ülke ise halen ölüm cezasını uygulamaktadır.
4.4.2000 tarihinden sonra ölüm cezasının barış döneminde kaldırılmasını öngören 6 sayılı Protokolü 41 Avrupa Konseyi üyesi arasında imzalamayan tek ülke Türkiye'dir. Zaman içerisinde, Türk Ceza Yasasında, 13, Askerî Ceza Yasasında 26, Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunda 1, Orman Yasasında 1 maddede olmak üzere, toplam 41 maddede ölüm cezası öngörülmesine karşın, 25 Ekim 1984 tarihinden bu yana infaz yapılmamaktadır. Ülkemizde 14 Nisan 1926'dan 1984 yılına kadar toplam 423 infaz gerçekleştirilmiş olup, en son infaz edilen idam cezaları ise 25 Ekim 1984'te uygulanmıştır.
1984'ten bu yana Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonunda bulunan 26 kişiye ait idam dosyaları halen Meclis gündeminde bekletilmektedir. Bu dosyalardan 19'unu adî suçlar, 2'sini bölücülük suçu, 3' ünü vatana ihanet, geriye kalanını ise siyasî suçlar oluşturmaktadır.
Avrupa Birliğine sunulan Ulusal Programda "Türk ceza hukukunda ölüm cezasının kaldırılması hususu, şekil ve kapsam itibariyle Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından orta vadede ele alınacaktır" denilmesi, Türk Ceza Yasası öntasarısında da, ölüm cezası yerine, ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası öngörülmesi, olumlu bir gelişmenin işareti olarak ifade edilebilir.
1991 yılında çıkarılan kanunla, yaklaşık 500 civarındaki idam cezası on yıl ağır hapse dönüştürülmüştür. Gelişmiş ülkelerde kaldırılmaya başlanmış olan ölüm cezasının, Türkiye'de de alanı oldukça daraltılmıştır. Önce, Anayasa, 4709 sayılı Kanunla değiştirilmiş, sonra da 4771 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, savaş halinde ve çok yakın savaş tehdidinde işlenen suçlar için öngörülmüş olanları hariç, Askerî Ceza Kanunundakiler de hariç tutulmak kaydıyla ölüm cezası ilga edilmiştir.
Kişisel ve Siyasal Haklar Milletlerarası Sözleşmesine Ek ölüm cezasının kaldırılmasını amaçlayan 2 nci Seçmeli Protokolün 1 inci maddesi, taraf devletlerin egemenlik alanları içerisinde kimsenin idam edilmemesini ve taraf devletlerin, ölüm cezasını kaldırmak için gereken her türlü tedbiri almalarını öngörmektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı Protokolünün 1 inci maddesi uyarınca, ölüm cezası kaldırılmıştır; hiç kimse bu cezaya çarptırılamaz ve idam edilemez. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10 devletçe taraf olunmadığı için daha yürürlüğe girmemiş olan 13 üncü Protokolü ise, bütün suçlar açısından ölüm cezasını kaldırmaktadır. Bir bütün olarak insanlığı ilgilendiren ve insanlığın gördüğü en ağır suçları yargılamak üzere kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesinin Roma Statüsünde, ölüm cezasına yer verilmemiştir.
Suçluların Geri Verilmesine Dair Avrupa Antlaşmasının 11 inci maddesince, ancak talep eden taraf, ölüm cezasının infaz edilmeyeceğine dair, talep edilen tarafa kâfi teminat verdiği takdirde, iadeye cevaz verilmektedir.
1984'ten bu yana uygulanmayan bu cezanın kaldırılması bir zorunluluktur.
Yine, Avrupa Konseyi üyesi 41 ülke arasında idam cezası olan tek ülke olarak, Avrupa Birliğine adaylığın üyeliğe dönüşmesinde en büyük engel olan idam cezasının bir an önce Anayasadan da kaldırılması isabetli olmuştur.
İdam cezası, bütün dünya ülkelerinde varken, elli yıldır, kaldırılması yönünde yoğun tartışmalara konu olmuş ve Avrupa Birliği ülkelerinin tamamında kaldırılmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
20 konuşma daha · 4 Mayıs 2004