İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 59. BİRLEŞİM · SALI

T.c emekli sandığı, sosyal sigortalar kurumu ve bağ-kur'dan aylık veya gelir almakta olanlara ek ödeme yapılması hk. (s.s 1076)

Muharrem Doğan

Mardin Milletvekili ·

Genel Kurul, 59. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Şubat 2006 · 1.063 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muharrem Doğan, 7 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.C EMEKLİ SANDIĞI, SOSYAL SİGORTALAR KURUMU VE BAĞ-KUR'DAN AYLIK VEYA GELİR ALMAKTA OLANLARA EK ÖDEME YAPILMASI HK. (S.S 1076)); konuşma 1.063 kelime.

Muharrem Doğan (Mardin). “T.c emekli sandığı, sosyal sigortalar kurumu ve bağ-kur'dan aylık veya gelir almakta olanlara ek ödeme yapılması hk. (s.s 1076)”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 7 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-dogan-22-2006-02-07-t-c-emekli-sandigi-sosyal-sigortalar-kurumu-ve-bag-kur-dan-aylik-veya-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA MUHARREM DOĞAN (Mardin) -Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 1076 sıra sayılı yasa tasarısının 6 ncı maddesi üzerinde görüş belirtmek üzere Anavatan Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; öncelikle, Yüce Meclisimizi ve saygıdeğer halkımızı saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bu kanun tasarısında, özelleştirme öncesinde özelleştirilen kurumlarca ödenen sosyal yardım zamlarının Özelleştirme Fonu tarafından zamanında ödenmemesi halinde bunların Hazinece ödenmesine ilişkin hükmün 2003 tarihli ve 4971 sayılı Kanunla kaldırılması üzerine doğan boşluğun giderilmesine yöneliktir. Bu gerekçe bile, özelleştirmenin ne derece önemli bir iş projesi olduğunu göstermektedir.

Kanunlarla bir tarafı düzeltirken diğer tarafı bozmamak gerekir. Özelleştirmenin amacı, devletin ekonomideki payını küçülterek, daha büyük katmadeğer elde etmek için ekonomik faaliyetlerin özel sektöre devredilmesidir. Bunu yaparken de, amacına ve gerçeğe uygun olarak yapılması sağlanmalıdır. Bu şekilde, hem istihdam hem de ekonomi katmadeğer kazanır, fiyatlar düşer, rekabete açık bir ortam sağlanır, ayrıca, devletin yükü hafifler, daha kolay işler hale gelir.

Ülkemizde özelleştirme ilk defa Anavatan Partisiyle başlamıştır ve başarılı da olmuştur; ancak, bugün geldiğimiz noktada, özelleştirme ilkeleri yön değiştirerek, amaç ve gerçeğinden uzaklaşmıştır. Özelleştirme yapılırken, uygulamalar toplumda panik ve endişe kaynağı olmamalıdır. Özellikle özelleştirme açık ve şeffaf yapılmalıdır. Aksi halde, yapılacak uygulamalar insanlarda gelecek kaygısı yaratacak, çoğunlukla da bu kaygılar haklı çıkacaktır.

Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlarda çalışanlar, bugüne kadar, elemeği, göznuru dökerek, milletimize ve devletimize emek vermişlerdir. Bu nedenle, özelleştirme uygulamaları sırasında bu vatandaşlarımızın mağdur edilmemesi ve doğacak mağduriyetlerin giderilmesi en büyük hedefiniz olmalıdır.

Özelleştirme yapılırken, çalışanların bir kısmı ücret kaybına uğramış, bir kısmı hem ücret hem strateji kaybına uğramış, birçoğu da işsiz kalmıştır. Özelleştirilen kuruluşlarda daha önce sözleşmeli statüde çalışanların bir kısmının tamamen işsiz kaldığı, bir kısmının da geçici işçi statüsünde istihdam edildiği bilinen bir gerçektir. Bu şekilde istihdam edilen kişiler, genellikle tahsil durumları, meslekî tecrübeleri ve hizmet yılları dikkate alınmaksızın çalıştırılmışlardır.

Bu durum, hem çalışma barışını bozmakta hem de iş verimini düşürmektedir. Çoğunlukla da meslekî deneyim ve tecrübelerine uygun kadro ve işlerde çalıştırılmamaktadırlar. Bu durum da, devleti büyük bir işgücü ve deneyimden mahrum etmektedir. Bu tür uygulama örnekleri, özelleştirme konusunda toplumda büyük şüphelerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Diğer taraftan, son zamanlarda, AKP Hükümetin yaptığı özelleştirmelerle ilgili verilen mahkeme kararları da, bu şüpheleri artırmaktadır; dolayısıyla, AKP Hükümetinin özelleştirme konusunda yeterli donanıma ve deneyime sahip olmadığını göstermektedir. Buna, mutlaka bir önlem alınmalıdır.

Hükümetin, özelleştirme politikasını yeniden gözden geçirmesi şarttır. Hükümet, yeni bir özelleştirme stratejisini mutlaka oluşturmalıdır. Özelleştirme yalnızca kasayı doldurmak mantığıyla çalışmaz. Kısa ve uzun vadeli hedeflerin olması, sonuç ve etkilerinin saptanması gerekir. Proje ve yatırım hedeflenmelidir, satılan bir şeyin yerine mutlaka bir şeylerin konulması gerekir.

Özelleştirilecek alanların diğer alanlarla ilişkisi doğru değerlendirilmeli ve milletin yüksek menfaatları daima gözetilmelidir. Yani, bir alanda özelleştirme yapılırken, ekonomik katkı kadar bu alandaki özelleştirmenin güvenlik, hukuk, kültür ve sosyal alanlar gibi üst alanlarla olan ilişkisi de gözardı edilmemelidir. Özelleştirmede temel ilke, hakkaniyet, adalet ve şeffaflık olmalıdır. Eğer bunlar yapılırsa, eminim ki, çalışanlar mağdur olmayacaktır. Ayrıca, hükümet de, mahkeme kararları nedeniyle sıkıntıya da düşmeyecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; emeklilerimiz 400-500 YTL'yle yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Halbuki, onların durumunu düzeltmek, daha iyi yaşam koşulları sağlamak, hepimizin görevidir; daha önemlisi, bu Yüce Meclisin görevidir. 1999 yılı ile 2002 yılları arasında emeklilerimize yapılan maaş zammı yüzde 5'i geçmedi. Siz de, yüzde 5'lik vergi iadesini bile çok görerek, oranı yüzde 4'e düşürmeye çalışıyorsunuz.

Sayın Bakanım, yaptığınız konuşmada, emeklilerimizin maaş artışları için, yılda iki defa yüzde 3'lük artışı eleştirenlere cevaben, olmayan kaynakları ve imkânsızlıkları bahane ettiniz. Olmayan kaynakları var hale getiren, bence, güçlü ve büyük hükümetlerin işi olması gerekir diye düşünüyorum.

Olmadı Sayın Bakanım; hükümetin en başarılı bakanlarından biri olarak gördüğümüz size, bu şikâyet hiç yakışmadı. Anavatan Partisi okulundan mezun olan, büyük deneyimler elde etmiş özverili bir bakanımız olarak, biz, daha farklı bir yaklaşım beklerdik sizden; çünkü, Türkiye'ye çağ atlatan Anavatan Partisi, hiçbir zaman şikâyet etmedi, yok demedi, olmayanı var etti; sizler de bunu yapınız, sizden beklediğimiz bu. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar) Hatırlatmak isterim ki…

CAVİT TORUN (Diyarbakır)Muharrem Bey hazırlıkta şimdi…

MUHARREM DOĞAN (Devamla)Evet…

Siz, bugün, yüzde 3'ten fazlasını layık görmediğiniz emeklilerimizin oylarıyla iktidar oldunuz. Mademki iktidar oldunuz, kaynak bulmak, yoksa yaratmak zorundasınız. Ayrıca, şikâyet etmeye de kesinlikle hakkınız yoktur. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde tek başına iktidar olmak lütfuna erişmiş üçüncü partisiniz. Rahmetli Menderes ve rahmetli Özal'dan sonra Yüce Türk Milleti AKP'ye güvenmiş ve ona tek başına iktidar olma lütfunu bahşetmiştir; ama, siz, sürekli yokluklardan, enkazlardan ve imkânsızlıklardan yakınıyorsunuz. Siz, iktidar olarak dördüncü yıla girdiniz, hâlâ, daha, iktidara geldiğiniz zamanki şartların olumsuzluğundan şikâyet ediyorsunuz. Bu şartlar hiç mi düzelmedi?! Öyleyse niye geldiniz, kimi kime şikâyet ediyorsunuz?! Sizden önce gelenler dert yanmak yerine sorunları çözmeye çalıştı. Siz de böyle yapmalısınız.

Emeklilerimiz, yıllarca çalışmış, devletine ve milletine hizmet etmişlerdir. Onlar başımızın tacı olmalıdır. Onlar için yapılması gereken her şey yapılmalıdır. Verdiğiniz küçük maaş artışları bunun için yeterli değildir; daha fazlası için mutlaka kaynak yaratılmalıdır. Onların maaş kuyruklarında ya da hastane sıralarında perişan olmalarına duyarsız kalmak, bize acı verir. Maaşlarını daha sağlıklı alabilmeleri ve tedavi olabilmeleri için yeni bir teknolojik sistem üretmelisiniz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, ülkemizde emekli sayısı ortalama 7 000 000 civarındadır. Aile efradıyla birlikte saydığımız zaman toplumumuzda emekli maaşıyla geçinenlerin sayısı aşağı yukarı 20 000 000'a yaklaşmaktadır. Biz Anavatan Partisi olarak emeklilerin hayat standartlarının yükseltilmesine, sosyal hizmetlerde daima birinci sırada olmalarına, sağlık hizmetlerinden en kolay ve en hızlı şekilde faydalanmalarına yönelik tüm tedbirlerin alınması gerektiğine inanıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kesildi)

MUHARREM DOĞAN (Devamla)Sayın Başkanım, bitirmek üzereyim.

BAŞKANBuyurun Sayın Doğan, konuşmanızı tamamlayınız.

MUHARREM DOĞAN (Devamla)Teşekkür ediyorum.

Bütün bunlar ancak sosyal güvenlik sisteminin yeniden yapılanmasıyla olabilir ve mümkündür. Eşit işe eşit ücret politikasıyla oy toplayan AKP Hükümeti, bu konuda çözüm bekleyen milyonlarca memurumuzun ve emeklilemizin derdine çare olmalıdır.

MEHMET NEZİR NASIROĞLU (Batman)Olacağız.

MUHARREM DOĞAN (Devamla)İnşallah; bekliyoruz.

Değerli milletvekilleri, gelin, kalan bu yasama süresini kendimiz için değil aziz milletimizin huzuru ve refahı için değerlendirelim, emeklilerimizin yüzünü güldürelim. Biz, Anavatan Partisi olarak, milletimizin faydasına olacak her türlü gerişimde varız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUHARREM DOĞAN (Devamla)Sayın Başkanım, bitiriyorum.

BAŞKANBuyurun.

MUHARREM DOĞAN (Devamla)Gerek projelerimiz gerekse tecrübelerimizle her türlü katkıyı vermeye hazırız. Biraz önce Sayın Albayrak dedi ki: "Yaptıklarımıza da evet deyin." Biz zaten diyeceğiz ve diyoruz. Halkımız ve milletimiz için, gerçekten biz Anavatan Partisi olarak, yapacağınız her girişimde size katkı sağlayacağız; ama, halkımızın ve devletimizin aleyhinde olacak hiçbir girişime de evet diyemeyiz.

Bu nedenle, konuşmama son verirken, sizlere ve yüce milletimize en derin saygılarımı sunuyor, söz konusu tasarının ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum, saygılar sunuyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

37 konuşma daha · 7 Şubat 2006

37 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook