2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.( dpt,spk,bddk,gap bölge kalkınma idaresi başk.,tütün ve tütün mümullleri ve alkollü içkiler piyasası düzenleme kurumu) 5 inci tur
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 34. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Aralık 2005 · 301 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Muharrem Karslı (AK Parti), 17 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.( DPT,SPK,BDDK,GAP BÖLGE KALKINMA İDARESİ BAŞK.,TÜTÜN VE TÜTÜN MÜMULLLERİ VE ALKOLLÜ İÇKİLER PİYASASI DÜZENLEME KURUMU) 5 İNCİ TUR); konuşma 301 kelime.
Muharrem Karslı (AK Parti, İstanbul). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.( dpt,spk,bddk,gap bölge kalkınma idaresi başk.,tütün ve tütün mümullleri ve alkollü içkiler piyasası düzenleme kurumu) 5 inci tur”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-karsli-22-2005-12-17-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-dpt-spk-bddk-gap-bolge-kalkinma-i-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MUHARREM KARSLI (İstanbul)Sayın Bakanıma şu soruları sormak istiyorum:
Türkiye'de sermaye piyasasının gelişmesi, hem bir sosyal güvence olarak hem de istihdam ve kalkınma açısından çok yararlı bir şeydir muhakkak; fakat, sermaye piyasasının gelişmesi, piyasada hisse senedi arzının çoğalmasına bağlıdır; bir taraftan talebin artırılmasına bağlıdır; ama, bir taraftan da talebe cevap verecek hisse senedi arzının çoğalmasına bağlıdır. Şimdi, bunun için en büyük kaynaklardan biri de, özelleştirme esnasında yapılan halka arzlardır.
Sayın Bakanıma şunu sormak istiyorum: Bundan sonraki özelleştirmelerde, Türk Hava Yollarında ve Vakıflar Bankasında olduğu gibi, kısmen de olsa halka arz yoluyla özelleştirme devam edecek mi ve böyle bir proje var mı; bu bir.
İkinci sorum: Deniliyor ki, Türkiye'de, yüksek faiz, düşük kur politikası uygulanıyor. Ben, böyle bir politika olduğunu bilmiyorum; ama, faizler düştüğü takdirde kurlar yükselir; çünkü, faizlerin düşmesiyle Türkiye'ye gelen sıcakpara azalır, sıcakpara azalınca da -yani sıcakdöviz azalınca- kurlar da yükselir deniliyor. Oysa, benim bildiğim, 3 Kasım öncesinde, Türkiye'de, son ihale hazine bonosu faizi yüzde 72'ydi, son ilan edilen enflasyon oranı da yüzde 42'ydi; aradaki fark yüzde 30 reel faize tekabül ediyor. O günden bu yana faizler düşüyor. Bugün, nominal faiz yüzde 13,5'e düşmüş, enflasyon da yüzde 8'e düşmüş, reel faiz de yüzde 5,5'e düşmüş vaziyette; ama, buna karşılık döviz kurları yükselmemiş, aksine, o zamanlar 1 600 000 lirayken, bugün 1 350 000 liraya düşmüş. Yani, faizlerin düşmesi ile döviz kurlarının yükselmesi arasında bir illiyet rabıtası var mı?
Üçüncü sorum: Merkez Bankasının ve hükümetin, faizlerle oynama konusunda elinde önemli bir imkân var mı? Merkez Bankası, gecelik faizleri, yüzde 0,25 oranlarında, o da ayda bir olmak üzere ve de çok büyük dikkatle indirmekte; ama, bunun dışında, büyük bir faiz indirimi yapamamaktadır. Dolayısıyla, eğer faizleri düşürelim de döviz kurları yükselsin, dışticaret açığımız kapansın diyorsak, bunun için başka enstrümanlara ihtiyaç var. Serbest piyasa ekonomisinde böyle bir enstrüman var mı?
Teşekkür ederim efendim.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
45 konuşma daha · 17 Aralık 2005