Emniyet teşkilatı kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin (s.s.403)
Eskişehir Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 76. Birleşim · 2. yasama yılı · 21 Nisan 2004 · 610 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Muharrem Tozçöken (AK Parti), 21 Nisan 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EMNİYET TEŞKİLATI KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN (S.S.403)); konuşma 610 kelime.
Muharrem Tozçöken (AK Parti, Eskişehir). “Emniyet teşkilatı kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin (s.s.403)”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 21 Nisan 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-tozcoken-22-2004-04-21-emniyet-teskilati-kanunda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-s-s-403 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MUHARREM TOZÇÖKEN (Eskişehir)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan kanun tasarısı hakkında, Grubum adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bilindiği gibi, Emniyet Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığına bağlı güzide bir kuruluşumuzdur. Polislik mesleği, diğer mesleklerden ayrı olarak, aynı zamanda, rütbe, disiplin ve hiyerarşi mesleğidir.
Emniyet hizmetleri sınıfı ve Emniyet Teşkilatındaki rütbeleri söylemek gerekirse, en üste Emniyet Genel Müdürü, onun altında, sırasıyla 1 inci, 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü sınıf emniyet müdürleri, emniyet amirleri, başkomiserler, komiserler ve komiser yardımcıları olmak üzere, amirlerden ve polis memurlarından meydana gelmektedir.
Aynen polis gibi görev yapan, sayıları eskiye göre azalmış olan, yardımcı hizmetler sınıfında bulunan çarşı ve mahalle bekçilerinin bir an önce emniyet hizmetleri sınıfına alınması gerektiğini burada belirtmeyi bir görev biliyorum.
Emniyet Genel Müdürlüğü, merkez ve taşra teşkilatından oluşmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü merkez teşkilatı, başta Emniyet Genel Müdürü, 5 genel müdür yardımcısı, 28 daire başkanı, daire başkan yardımcıları, hukuk müşavirliği ve yeterli sayıda hukuk müşaviri, şube müdürleri, büro amirleri, polis memurları ve diğer hizmet sınıflarındaki memurlardan müteşekkildir.
Taşra teşkilatı ise, başta Güvenlik Birimleri Fakültesi olmak üzere, polis meslek yüksekokulları, polis koleji; ilde, il emniyet müdürlükleri; ilçede, ilçe emniyet müdürlükleri veya ilçe emniyet amirliklerinden meydana gelmektedir.
Bu hiyerarşik yapı, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununda öngörülmektedir. Yine, bu yapının, tepe noktasında Emniyet Genel Müdürü olmak üzere, tabandaki polis memurlarına kadar bir piramit şeklinde olması zorunludur. Bu piramidin bozulmaması için her rütbede bulunan personelin yıllara göre çok fazla değişmeden belli bir sayıda olması da gerekmektedir.
Polislerin terfiinde uygulanan iki sistem vardır, bunlardan birincisi, sadece, kıdem sistemi; ikincisi ise, liyakat ve kıdemin birlikte uygulandığı sistemdir. Üst rütbelere terfide, İçişleri Bakanımız Sayın Abdülkadir Aksu'nun bundan önceki İçişleri Bakanlığı döneminde, önce liyakat, sonra kıdem olmak üzere yeterlilik sistemi uygulanmıştır. Bu sistem oldukça başarılı olmuş ve piramit uzun yıllar muhafaza edilmiştir. Bu sistem, personele, devamlı olarak fizikî, meslekî bilgi ve becerilerini yenileme imkânı tanıyan, objektif sınavlar ve objektif sicil notlarıyla takviye edilen bir kurallar bütünüdür. Ancak, daha sonra gelen yönetimlerce liyakat ve sınav sistemi ile "üst rütbelere terfi edeceklerin sayısı bu rütbelerdeki boş kadroların belli oranını geçemez" kuralı terk edilmiştir. Başka bir ifadeyle, 1990'lı yıllarda yönetimlerce liyakat sisteminin terk edilmesinden ve yerine hiçbir sistem getirilmemesinden dolayı, üst rütbelerde boş bulunan kadrolara sadece belirli bekleme süresini dolduran herkesin terfi etmesi neticesinde bir anda barajın kapakları sonuna kadar açılmış ve tüm kadrolar gereğinden fazla dolmuştur. Piramit, başı büyük, gövdesi küçülen, tekrar büyüyen bir hilkat garibesine dönüşmüştür. Bunun sebebi de, sadece kıdeme önem veren, liyakati hiç değere almayan sistemsizlik sisteminin hâkim olmasıdır. Maalesef, 2001 yılında da, hiçbir ilmî veriye dayanmadan, sadece günü kurtarmak ve keyfî uygulama yapabilmek amacıyla Emniyet Teşkilatı Kanununun ek 23 üncü maddesinde değişiklik yapılarak, 1 inci sınıf emniyet müdürü kadrosunun 500'ü, 2 nci sınıf emniyet müdürü kadrosunun da 800'ü aşamayacağı kuralı ve kadrosuzluk sebebiyle emniyet müdürlerine zorunlu emeklilik getirme dayatması kolaylığına gidilmiştir.
Bu çarpık yasal düzenleme de, kadrosuzluk nedeniyle emekli edilecek personelin tespitinde objektif kurallar belirtilmediği için, keyfî uygulamalar ve personel arasında ayırım yapılacağı gerekçesiyle ilgililer tarafından Anayasa Mahkemesine gidilmiş ve Anayasa Mahkemesi de, haklı olarak, bu keyfî uygulamayı öngören fıkrayı iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesinin bu kararı gereğince, tüm maddenin uygulama imkânı ortadan kalkmış olup, zincirleme olarak, polis amirlerinin tamamına yakınının üst rütbelere terfii imkânsız hale gelmiştir.
Yukarıdaki sebeplerle, 3201 sayılı Yasanın anılan ek 23 üncü maddesinin ve buna bağlı olan geçici 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının yürürlükten kaldırılması zarureti hâsıl olmuştur; ancak, bu durum geçici olup, piramidin yeniden düzeltilmesi ve verimliliğin artırılması, liyakat sistemine geçilmesiyle mümkün olacaktır.
Bunun da, Kamu Personeli Reformu Yasası Tasarısının kanunlaşmasından sonra Emniyet Teşkilatı Kanunu Yasası Tasarısının yeniden ele alınmasıyla gerçekleşeceğine inanıyoruz.
Bu sebeple, tasarıya olumlu baktığımızı belirtiyorum ve sözlerime burada son verirken, Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 21 Nisan 2004