İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 85. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

Münir Kutluata

Sakarya Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 85. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Nisan 2008 · 568 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Münir Kutluata (MHP), 2 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 568 kelime.

Münir Kutluata (MHP, Sakarya). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 2 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/munir-kutluata-23-2008-04-02-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MÜNİR KUTLUATA (Sakarya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 119 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 17’nci maddesiyle değiştirilen 5510 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesinin üçüncü fıkrası aylık bağlama oranıyla ilgilidir. Emekli aylıklarının hesaplanmasında esas olan bu aylık bağlama oranını düşük gördüğümüz için bir değişiklik önergesi vermiş bulunuyoruz. Aylık bağlama oranının yükseltilmesi yönündeki önerge hakkında Milliyetçi Hareket Partisi adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum.

Sosyal güvenlik sistemimizin başlıca sorununun gelirleriyle giderlerini karşılayamaması ve bu karşılayamama işinin her geçen gün daha da zorlaşmasıdır, bir başka ifadeyle sosyal güvenlik açıklarının her geçen büyüyor olmasıdır.

Görüşmekte olduğumuz 119 sıra sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın esas gerekçesinin sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sisteminin oluşturulması olduğu görülmektedir. Bunun için fiilî çalışma süresinin uzatılması ve dolayısıyla emeklilik süresinin kısaltılması, kazanılmış bazı hakların yeni yasada ihmal edilmesi, çalışma süresi içindeki bazı harcamalarda ve emekli maaşlarında belirli kriterlere göre azaltmalar yapılması gibi tedbirler öngörülmektedir.

Bu yasa tasarısının gerekçesine ve bu gerekçe uyarınca getirdiği önlemlere bakınca çok önemli bir husus göze çarpmaktadır. Sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi oluşturmak çok önemli bir hedef olmakla birlikte, bunun kadar önemli olan bir şartla takviye edilmesi gerektiği ortadadır. Bu da çağdaş bir sosyal devlete yakışır, sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemidir. Bu yasaya gelen itirazların çoğunun sözünü ettiğim olmazsa olmaz şartın ihmal edilmesinden kaynaklandığını görüyoruz.

Getirilen yasanın çağdaş bir sosyal hukuk devletinin sorumluluğunu yerine getirmesine elverişli, sürdürülebilir bir soysal güvenlik sistemini tesis etmesi gerekiyor. O zaman eksiklik nerededir? Buna bakmak zorundayız.

Sistemin gelir ve giderleri arasında sağlıklı bir denge oluşturabilmenin yolu sadece giderleri üzerinde kesinti yapan tedbirlerden ibaret olmamalıdır. Gelir boyutuyla ilgili gelişmeleri göz ardı etmemek gerekiyor.

Sosyal güvenlik sistemimizin aktif ve pasif dengesi bir olumsuzluk örneği olarak sık sık dile getirilmektedir. Emekli sigortalıların çalışan sigortalılara oranı anlamına gelen bu dengenin tamamen sistemin aleyhine döndüğünü görüyoruz. Gerçekten, her 2 çalışana karşılık 1 emeklisi bulunan sosyal güvenlik sistemimizin bir darboğaz içinde olduğu açıktır.

Emekli sayısındaki oransal fazlalığın geçmişte uygulanan bazı popülist politikalarla izahı mümkün olabilir ancak sigortalı çalışan sayısındaki yetersizliğin de inandırıcı şekilde izahı gerekmektedir. Çalışan sayısının azlığı, anormal rakamlardaki işsizlik oranı iyi değerlendirilmeden, sistemin aktiflerini artırma yollarını aramadan, sadece pasifler üzerinde oynayarak sağlanacak dengeler sürdürülebilir görünse bile adil olmayacak, sosyal devlet anlayışı ve sorumluluğuyla uyumlu kabul edilemeyecektir.

Burada, Türkiye'nin içinde bulunduğu duruma, uygulanan politikalarla Türkiye ekonomisinin devamlı güç kaybediyor olmasına, cari açık ve faiz ödemeleriyle dışa doğru sürekli kanama içinde bulunmasına bakmadan, istihdam artırıcı tedbirleri göz ardı ederek aktiflerin neden artmadığını anlamak ve sadece harcamaları kısmakla sonuç almak zor görünüyor.

Ekonominin genel görüntüsü ve gidişiyle ilgili çok farklı görüşlere sahip olan iktidar ve muhalefetin, böyle bir konuda, her konuda anlaşmaya varabilmesi mümkün değildir, bunu da doğal karşılamak gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Kutluata.

MÜNİR KUTLUATA (Devamla)Değerli milletvekilleri, tasarının 17’nci maddesiyle 5510 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesinin üçüncü fıkrası şu şekle getirilmektedir: “Aylık bağlama oranı, sigortalının malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi geçen toplam prim ödeme gün sayısının her 360 gün için % 2 olarak…” uygulanmasını esas alıyor yasadaki bu üçüncü fıkra. Bizim verdiğimiz teklifte yüzde 2 oranının yüzde 2,6’ya çıkarılması, dolayısıyla, emekli maaşı bağlama oranında, emeklilerin alacağı maaşta, mevcut hâlde memurlarda yüzde 75, Sosyal Sigorta ve BAĞ-KUR’lularda yüzde 60’a, 65’e düşen oranın yeni getirilen yasayla ve oranla yüzde 50’ye düşmesinin önüne geçip tekrar belirli yükseklikte bir maaş bağlanmasının temini esasına dayanmaktadır.

Bu bakımdan bu önerimizin dikkate alınmasını ve desteklenmesin rica ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

55 konuşma daha · 2 Nisan 2008

55 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook