İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 132. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnameler hakkında (s.s.269)

Münir Kutluata

Sakarya Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 132. Birleşim · 2. yasama yılı · 17 Temmuz 2008 · 924 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Münir Kutluata (MHP), 17 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 132. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELER HAKKINDA (S.S.269)); konuşma 924 kelime.

Münir Kutluata (MHP, Sakarya). “Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnameler hakkında (s.s.269)”. TBMM Genel Kurulu, 132. Birleşim tutanağı, 17 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/munir-kutluata-23-2008-07-17-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA MÜNİR KUTLUATA (Sakarya)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 269 sıra sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın birinci bölümü vesilesiyle Milliyetçi Hareket Partisinin görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Bu tasarı, yirmi dört kanunda ve iki kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapmaktadır. Türk mali sisteminin temel yasası özelliğine sahip olan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu da bu yirmi dört kanundan birisidir. Tasarının adında değişiklik getirilen diğer yirmi üç kanundan “bazı kanunlar” diye söz edilmesine karşılık Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun tam adıyla vurgulanması, 5018 sayılı Yasa’nın öneminden ve bu tasarıyla daha fazla değişikliğe uğruyor olmasından ileri geldiği görülüyor. Diğer yirmi üç yasanın ve iki kanun hükmünde kararnamenin sadece adını bile saysak konuşma süremizin yeteceği şüphelidir. Bunu söylemekle şuna vurgu yapmak istiyorum: Yirmi altı kanun ve kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasının bir kanun tasarısının içine sığdırılması ne kadar doğrudur? Bu husus, genel gerekçenin son satırında “…değişikliklerin her birinin ayrı ayrı tasarı halinde yapılması yerine, tek bir tasarıda toplanmasının daha isabetli olacağı değerlendirilmiş ve bu tasarı hazırlanmıştır.” denilerek açıklanmaktadır. Bu isabet, burada görülen isabet nedir, bu değerlendirme nasıl bir değerlendirmedir ki mahzurları faydasından fazladır?

Temel kanun hâlinde ele alınan bu tasarı, aynı zamanda bir torba kanun hüviyetindedir. Dolayısıyla, birbiriyle ilgisi olmayan birçok yasada değişiklik yapılırken buna “temel kanun” demenin mantığı nedir? Torba kanun ile temel kanun niye bir arada ifade edilmiştir? Niye bu uygulama yapılmıştır? Bunu söylemekle şunu ifade etmek istiyorum: Biraz önce Sayın Maliye Bakanı, okul satışı konusunu, okulların satışı konusunu savunan ifadeler kullandı. Eğer okulların satışı konusu ayrı bir kanun olarak gelecek olsaydı, Türk milleti bütün detayları yakından görseydi ve bu konuda, mesela Sayın Bakanın yaptığı bu konuşmaya diğer milletvekilleri tarafından cevap vermek mümkün olsaydı bu çok daha isabetli olmaz mıydı? Dolayısıyla, böyle yirmi altı kanunun arasına sıkıştırılmış bir değişikliğin milletin gözünden kaçtığını inkâr etmek mümkün müdür? Bunu özellikle vurguluyorum. Mademki torba kanun olarak getirildi, o zaman temel kanun olmasaydı ve kanun maddeleri üzerinde ayrı ayrı görüşmemiz mümkün olsaydı. Bunun da önü kapatılmış olmaktadır.

Ben sırası gelince temas edeceğim, ama burada sırf cevap niteliğinde olsun diye, Sayın Bakanın “Bir okulu satıyoruz, birçok okul yapacağız, bunda ne var?” ifadesinin iktidar saflarından alkış almasına karşılık kendilerine daha ihtiyatlı davranmaları konusunda bir örnek vereceğim ve tetkik etmelerini rica edeceğim. Lütfen, Adapazarı’ndaki Sakarya Vali Konağı’nın, kamu yöneticileri tarafından -daha önceki yöneticiler tarafından- satılmaya kalkışılmasının arkasından çıkan çirkinlikleri takip ediniz. Oranın satışı sırasında yeni okullar ve güzel okullar yapma vaadinin bu işte ne kadar etkili olduğunu ve Sakaryalıyı nasıl susturduğunu lütfen takip ediniz. Sonra, bütün alkışlar sıkıntı getirebilir.

Bakın, sadece bu değişiklikte, millî eğitimle ilgili değişiklikte, dördüncü, beşinci fıkralarda “Lüzum görülen okulların satışını Millî Eğitim Bakanı devreye sokar.” denilmek isteniyor. Lüzum… Demek ki kıymeti arttıkça veya şehir içinde kaldıkça ortaya çıkacak diye bir çağrışım yapılıyor. Bunu, satacağız ve daha iyisini yapacağız diye izah etmek çok zordur. Önce şunu düşünmek lazım: Bir hükûmet, milletinin okullarını niye satar? Bir hükûmet, evlatlarının okulunu niye satar?

LÜTFİ ÇIRAKOĞLU (Rize)İyi okul yapmak için.

MÜNİR KUTLUATA (Devamla)Efendim, iyi bina yapmak için binalar değişiyor, şahsiyetsiz şehirler ortaya çıkıyor. İyi kasaba olacak deniyor, müdahale ediliyor, başka şeyler ortaya çıkıyor. İyi okul yapmak için, siz, mevcut okulları, satacağınız birkaç okul çıkabilir ama bütün okulları satmak için yetkiyi Maliye Bakanına niye veriyorsunuz? Veriyorsanız yeni, ayrı bir kanunla bunu niye getirmiyorsunuz, ki millet enine boyuna bunu görsün? Tekrar soruyorum: Bir hükûmet, milletinin okullarını, yavrularının okullarını satmak üzere bir torba kanunun içine bir maddeyi niye sıkıştırır? O zaman, getirirsiniz, enine boyuna konuşuruz, deriz ki: “Türkiye'de şu kadar okul şu kadar değer yapmaktadır, bunun üzerine şu kadar işimizi hallederiz.” Millet bir karar verir. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Efendim, yapmayın, lütfen.. Ama bakın, efendim, neden satılıyor? Çok uzatmak istemiyorum, söyleyeceğim başka sözler var ama lütfen bunun gerekçelerini bize iyi açıklayın. Eğer şöyle bir şey varsa, merkezî yerde kalmış okulların bahçelerini, alanlarını görüp iştahı kabarmış insanların baskısı altında kalınıyor ise…

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)O size ait, bize değil.

MÜNİR KUTLUATA (Devamla)Eğer o bize ait ise, şimdi size… Bakın, bize ait olan hiçbir şey yok. O zaman, bakın, ben size başka bir şey söyleyeyim. Söylediğim hususu takip edin, kime ait olduğunu görün.

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Merak etmeyin siz.

MÜNİR KUTLUATA (Devamla)Ben bu kadar detaya inmek istemiyorum ama size şunu söylüyorum: Bir milletin hükûmeti, o milletin okullarını satmak için kanun niye çıkarır?

Diyecek ki: “Çok çaresiz düştük, bunu yapıyoruz.” O zaman sizin önünüze getireceğiz, “Şu kadar sıcak paraya, akan paraya niye müdahale etmiyorsunuz? Şu kadar cari açık için hangi tedbiri alıyorsunuz? Sanayi çökerken, tarım iflas ederken ne tedbir alıyorsunuz?” diye size soracağız. O zaman esas gerekçenizi söyleyeceksiniz, o zaman mesele yok. “Biz çok zordayız, Türkiye çok zordadır, satacağız bunları.” diyeceksiniz, bunun üzerinde tartışacağız.

YILMAZ TUNÇ (Bartın)Dört bin adet yeni okul yapıldı.

ERKAN AKÇAY (Manisa)O okulları hayırsever vatandaşlar yaptırdı, Hükûmet değil.

MÜNİR KUTLUATA (Devamla)Bakın, ben size başka bir şey daha söyleyeyim. Bizi ister istemez konumuzdan uzaklaştırıyorsunuz ama lütfen şunu alın: Bakın, her zeminde söylüyorum. İktidardaki arkadaşlarımdan rica ediyorum: Koskoca Türkiye Cumhuriyeti devleti yönetilirken bir bakanlığın, bir bakanın veya iktidar partisinin ilgili bir yetkilisinin çıkıp yapılanları alt alta tadat etmesinin hiçbir kıymeti yoktur. Siz, Ağrı Dağı’nın tepesine neyi koydunuz, onu ölçünüz. Ağrı Dağı’nın tepesine bir kibrit çöpü koyup da dibinden beri ölçerseniz haksızlık olur. Eğer, dört bin okul yapıldı, daha önce yapılan okullardan daha fazla ise siz tebrik edilirsiniz. Bunları bize tebrik etmeye fırsat veriniz ama kabul ediniz ki bir milletin okulları satılmaz.

Şimdi, taşımalı eğitim diye bir çare…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

31 konuşma daha · 17 Temmuz 2008

31 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook