İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 132. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnameler hakkında (s.s.269)

Münir Kutluata

Sakarya Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 132. Birleşim · 2. yasama yılı · 17 Temmuz 2008 · 610 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Münir Kutluata (MHP), 17 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 132. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELER HAKKINDA (S.S.269)); konuşma 610 kelime.

Münir Kutluata (MHP, Sakarya). “Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnameler hakkında (s.s.269)”. TBMM Genel Kurulu, 132. Birleşim tutanağı, 17 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/munir-kutluata-23-2008-07-17-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA MÜNİR KUTLUATA (Sakarya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir arkadaşımızın ölçüyü aşması sonucu kesilen konuşmama buradan devam ediyorum.

Sayın Başkanın ikazları gayet yerindedir. Bu Meclisin mehabetine kimse zarar vermemelidir. Ancak şu kadarını ifade ediyorum ki: Bu tür yakışıksız tavırlar gerçekten benim üslubum değil, cevap vermeyi arzu etmem ama cevap verirsem sataşanların sıkıntıda kalacağını söylemeliyim. Bu anlamdaki son sözlerimi ifade ediyorum. Bu kafa basmama meselesi bu sataşmayı yapan arkadaşımızın anladığı anlamda ise ben bununla şeref duyarım, evet böyle ince hesaplara bizim kafamız basmaz.

Şimdi, ben bu samimiyetle yaptığım değerlendirmede şunları söylüyorum efendim: Okulların satışı konusuna biraz detaylı girmiş olduk ama önemliydi, devam edeceğim. Şimdi, bir hükûmet okullarını niye satar diye söyledim. Bütçe açıkları için mi, yani gelir elde etmek için mi? Eğer gelir elde etmek içinse biraz önce söylediğim gibi, bunun gerekçelendirilmesi lazım, içinde bulunduğumuz durumu bilmemiz lazım. Yok, Türkiye’de bir iki örnek var, bu okullar satılsa ne olur ise o zaman onlarla ilgili ayrı bir düzenleme yapılabilir. Ama bakın, düzenlenen fıkrada diyor ki: “Bu taşınmazlardan Millî Eğitim Bakanlığınca uygun görülenler…” Bu bir süreç. Yani, buradan, pekâlâ, değeri arttıkça bu bir kaynak olarak kullanılabilir anlamında bir şey anlaşılabilir. Türkiye’de böyle anlayışlar var.

Bakın, Türkiye’de birtakım okullar, birtakım liseler, birtakım üniversite binaları o kadar sembolik hâle gelmiştir ki para için satamazsınız. İstanbul Üniversitesini para için değerlendirebilir misiniz Sayın Bakan? Çok büyük para eder. Ama bu gidişle yarın onu yapan da çıkabilir. Onun için, lütfen, burada ölçü kaçırılmasın veya millet bunu görsün, tartışsın. Söylediğimiz budur. Bunu ayrı getirseydiniz diyoruz. Bu konuda yanlış bir şey söylediğimi düşünmüyorum.

İkincisi: Bu niçin olabilir? Başka bir sıkıntı, yeni okullar yapmak için olabilir. Yalnız, bu tamam, bu doğru değil dedik ama bakın burada, beşinci fıkrada diyor ki: “Bu taşınmazların satışından -yani okulların ve alanlarının satışından- elde edilen gelirleri bir yandan genel bütçenin B işaretli cetveline gelir, diğer yandan ihtiyaç duyulan yerlerde okul yapımı ve onarımı amacıyla kullanılmak üzere Millî Eğitim Bakanlığının bütçesine ödenek olarak verilir.” Yani, bunların bir kısmı bu işte kullanılır gibi bir anlam çıkıyor burada Sayın Bakan? Yani, satılan okulların değerlerinin bir kısmı, yine okul işinde kullanılır gibi bir anlam çıkıyor.

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (Eskişehir)Tamamı orada kullanılır, buradan gelen paranın tamamı.

MÜNİR KUTLUATA (Devamla)Eğer böyle ise daha mahzurlu bir durumla karşı karşıyayız.

Şimdi, burada “Öğrencisi kalmamış.” deniliyor ama diğer taraftan satılan okulların öğrencileri başka yerlere taşınacak. Zamanım olmadığı için giremiyorum. Türkiye’de taşımalı eğitim diye bir sistem yaşıyoruz nüfusu azalan köylerimizde. Bu sadece doğuda değil, batıda, Karadeniz’de, her yerde. Nüfusu azalan köylerimizde çocuklar minibüslere atılıyor, 15-20 kilometre mesafelere gidiyor, akşam yahut okuldan sonra aynı şeyi dönüp, sarhoş şekilde evlerine geliyorlar. Verimsiz bir sistemle karşı karşıya olduğumuzu bilelim. Şimdi, biz bunu böyle çözüm zannedebiliriz ama bu köylerin nüfusu niye azalıyor, bu insanlar niye göç ediyor, bunları bilmekte çok büyük fayda var. Bunları tartışarak arkadan “Böyle bir sistem getirdik.” deyip bunu savunursak daha fazla anlam ifade eder diye düşünüyorum.

Şimdi, diğer bir nokta olarak, yine Sayın Bakan özürlü eğitimiyle ilgili birtakım kısıntıların kendileri döneminde geliştirildiğini… Dolayısıyla, neyi tenkit ediyorsunuz demeye getirdi. Öyle olsa bile, bunda bir geri dönüşün tenkit edilmesinin, hiçbir… Yani geliştirildiyse, şimdi de kısılıyorsa bu tenkit edilecek bir şeydir. Yani bunun, bizim dönemimizde şu kadar okul yapıldı filan demek… Bunlar güzel şeyler ama bana göre çok anlamsız şeyler. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir süreklilik içinde, devamlılık içinde, gelişme içinde. Evet, her gün fazlası yapılacak. Ama “Okul yaptım, derslik yaptım, bina yaptım.” denildiği zaman, arkadan ister istemez tahrik ediyor ve söyletiyorsunuz ki: Eğitimin seviyesi ne vaziyette, eğitim ne sonuç veriyor; üniversiteye gidemeyen perişan, giden genç hakikaten mutlu mu, birinci sınıftaki mutluluğu son sınıfta devam ediyor mu yoksa bazı üniversiteler, bazı okullar işsizliği erteleme yeri mi oldu?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

31 konuşma daha · 17 Temmuz 2008

31 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook