Bağ-kur ve ssk prim borçları olan vatandaşların ödeme kolaylığı hk.
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 61. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Mart 2004 · 812 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Murat Başesgioğlu (AK Parti), 2 Mart 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAĞ-KUR VE SSK PRİM BORÇLARI OLAN VATANDAŞLARIN ÖDEME KOLAYLIĞI HK.); konuşma 812 kelime.
Murat Başesgioğlu (AK Parti, İstanbul). “Bağ-kur ve ssk prim borçları olan vatandaşların ödeme kolaylığı hk”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 2 Mart 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-basesgioglu-22-2004-03-02-bag-kur-ve-ssk-prim-borclari-olan-vatandaslarin-odeme-kolayligi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle Sayın Üstün'e ve Sayın Akdemir'e soruları için çok teşekkür ediyorum. Tabiî, soruların ikisi 2003 yılında verildiği için, bir manada, güncelliğini de yitirmiş oldu; ama, ben, izninizle, yine, yaptığımız yasal değişiklikleri de ifade ederek soruları cevaplayacağım.
Sayın Üstün, Bağ-Kur ve SSK prim borcu olan vatandaşlarımıza herhangi bir ödeme kolaylığı getirilip getirilmeyeceğini sormuşlar sorularında. Yine, aynı şekilde, Sayın Akdemir de, isteğe bağlı sigortalıların prim borçları ve gecikme zamlarının ödeme kolaylığı ve taksitlendirilmesine ilişkin bir soru yöneltmişler Bakanlığımıza.
Değerli arkadaşlar, bildiğiniz gibi, 4956 ve 4958 sayılı Yasalarla, hem Sosyal Sigortalar Kurumunda hem de Bağ-Kurda, bu kuruluşlara birikmiş prim borcu olan vatandaşlarımıza ödeme kolaylığı getirdik. Bu yasaların çıktığı günden itibaren, bugüne kadar, borç yapılandırma programı içerisinde Kuruma müracaat eden vatandaşlarımız birikmiş borçlarını taksitlendirdiler ve büyük ölçüde de bu programa uygun olarak borçlarını -hem cari hem de birikmiş borçlarını- ödemeye devam ediyorlar.
Bu çerçevede, Sosyal Sigortalar Kurumunda 398 000 işveren ve isteğe bağlı sigortalımız 3,4 katrilyon lira borç yapılandırma taahhüdünde bulundular; Bağ-Kurda ise, 421 000 vatandaşımız, yaklaşık 1,5 katrilyon liralık bir borç yapılandırma taahhüdünde bulundular. Yani, hem SSK'da hem de Bağ-Kurda, yaklaşık 5 katrilyon liralık bir borç yapılandırma programını, bu sözünü etmiş olduğum kanunlarla birlikte, gerçekleştirmiş olduk. O günden bugüne kadar da, isteğe bağlı sigortalılar da dahil olmak üzere, taahhüt ettikleri borç yapılandırma programı çerçevesi içerisinde, sigortalı vatandaşlarımız, birikmiş borçlarını bu kurumlara ödemeye devam ediyorlar.
Tabiî, konuyu fazla dağıtmak istemiyorum. Sosyal Sigortalar Kurumunun, Bağ-Kurun, daha doğrusu sosyal güvenlik kurumlarının prim alacaklarının affedilip edilmeyeceği, edilecekse hangi konsept içerisinde edileceği çok tartışılması gereken bir konu. Ben, zaman zaman, bu konudaki görüşlerimi kamuoyuyla paylaştım. İzninizle, burada da, kısaca şöyle özetlemek istiyorum:
Sosyal Sigortalar Kurumunun ve Bağ-Kurun alacakları, aslında, bizatihi kamu alacağı değildir; vatandaşın, işverenin ve işçimizin ödeneklerinden kestiğimiz paralardır. Devlete veyahut da Kuruma, yönetilmesi için, değerlendirilmesi için teslim edilmiş paralardır. Dolayısıyla, Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur alacaklarını, herhangi bir kamu alacağı gibi görmek mümkün değildir. Bu manada, bu konudaki bir af tasarrufunda, kamunun yetkisi olduğu kanaatinde değilim.
Ayrıca, af, etik itibariyle, sisteme düzgün prim ödeyen sigortalıların cezalandırılmasıdır; onlara adil davranmamak adına da, savunulacak bir tarafı olmadığını bir kez daha ifade etmek istiyorum.
Evet, yine, Sayın Akdemir'in, İzmir Karşıyaka İlçemizle ilgili bir sorusu söz konusu. Karşıyaka İlçemiz, malum, İzmir'in büyük ilçelerinden biri, yaklaşık 275 000 civarında aktif ve pasif sigortalımızın bulunduğu ve bizim de sağlık hizmetlerini bir dispanser aracılığıyla karşılamaya çalıştığımız bir ilçemiz. Bu dispanserimizde -o da sorulmuş, onu da cevaplayayım- bugün itibariyle, sağlık personeli ve idarî personel olarak toplam 92 kişi çalışmaktadır. Bu dispanserimizde, günlük poliklinik sayımız 1 100 civarındadır.
Elbette, bu kadar yoğun bir sigortalı nüfusa, bu fizikî imkânlarla ve bu kadroyla hizmet etmek mümkün değildir. Kurumumuz, bu ihtiyacı gördüğü için, 2003 yılında, İzmir Karşıyaka'ya, 400 yataklı bir sağlık tesisi yapılması için Planlamaya teklifte bulunmuştur; ama, malum tasarruf tedbirleri dolayısıyla, 2003 yılında, bu öneri, yatırım programına girmemiştir.
Biz, bu ihtiyacın elan devam ettiği inancındayız, sizinle aynı kanaati paylaşıyoruz. Yalnız, izninizle, şunu da ifade edeyim; artık, kamu sağlık tesislerini ortak kullanım projesine geçtiğimiz için, eğer o bölgede kamu sağlık tesislerindeki yatak kapasitesi yeterliyse, benim, SSK olarak, ille ki yeni bir hastane yapma inadında, ısrarında bulunmam, bu ülkenin kaynaklarını çarçur etmek demektir.
Onun için, bundan sonra, Sağlık Bakanlığıyla birlikte, Karşıyaka'da diyelim, Bornova'da diyelim, kamunun sağlık tesisleri bu ihtiyaca cevap verecekse, biz, bu planlarımızı da revize etmeyi düşünüyoruz.
Kaldı ki, 1 Ocak tarihinden itibaren -ki, İzmir'de, 1 temmuz tarihinden itibaren kamu sağlık tesislerini ortak kullanmaya başladık- SSK'lılarımız devlet hastanelerine gidebiliyorlar; Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve yeşil kart mensupları da, aynı şekilde, müsait olan Sosyal Sigortalar Kurumu hastanelerinde muayene ve tedavi olabiliyorlar. Bu önemli bir açılım, 1 Ocaktan itibaren bütün Türkiye çapında ortak kullanım projesini başlattık.
SSK açısından diğer bir önemli çalışma da, gönüllü mesai uygulamasına başlanacak SSK hastanelerinde. Doktorlarımızın, mesai sonrası, cumartesi de dahil olmak üzere, hastalarımıza hizmet vereceği ikinci bir uygulamayı da kısa zamanda başlatmak istiyoruz. Yine, Sosyal Sigortalar Kurumu hastanelerinde bir ayı aşan ameliyat randevusu olduğu takdirde, yapılacak paket anlaşmalar çerçevesinde, bu hastalarımızın da, özel sağlık kuruluşlarında -cerrahî branşlarda- muayene ve tedavilerine imkân sağlayacak bir çalışma içerisindeyiz. Aynı şekilde, bu paket fiyatlar üzerinde anlaşma sağlanabildiği takdirde, üniversite hastanelerimizden de, Sosyal Sigortalar Kurumu mensuplarımızı yararlandırmayı amaçlayan bir çalışma içerisindeyiz.
Aynı şekilde, ilaç konusunda, 24 saat açık eczane uygulamasına da Ankara'da başladık; çok yakında İstanbul ve İzmir'de de 24 saat açık duracak, burada hizmet verecek eczanelerimizi de hizmete koyacağız. Dediğim gibi, bu uygulamaya Ankara'da başladık, İstanbul ve İzmir'de de başlayacağız.
Bütün bunlardan amacımız, statüsü ne olursa olsun, ister Bağ-Kurlu ister SSK'lı ister Emekli Sandığı mensubu olsun, bütün vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden eşit bir şekilde yararlanmasını sağlamaktır. Sağlık Bakanlığıyla birlikte gerçekleştirdiğimiz bu projeler, bizi, belli bir noktada genel sağlık sigortasına götürecektir. Bütün nüfusu kapsayacak genel sağlık sigortası kapsamı içerisinde, vatandaşlara eşit, etkin, kaliteli bir sağlık hizmeti sunma imkânını hep birlikte yakalayacağız.
Sorularınız için ve bana açıklama fırsatı verdikleri için değerli milletvekillerime ve Yüce Genel Kurula çok teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
28 konuşma daha · 2 Mart 2004