İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 59. BİRLEŞİM · SALI

T.c emekli sandığı, sosyal sigortalar kurumu ve bağ-kur'dan aylık veya gelir almakta olanlara ek ödeme yapılması hk. (s.s 1076)

Murat Başesgioğlu

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 59. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Şubat 2006 · 1.094 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Murat Başesgioğlu (AK Parti), 7 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.C EMEKLİ SANDIĞI, SOSYAL SİGORTALAR KURUMU VE BAĞ-KUR'DAN AYLIK VEYA GELİR ALMAKTA OLANLARA EK ÖDEME YAPILMASI HK. (S.S 1076)); konuşma 1.094 kelime.

Murat Başesgioğlu (AK Parti, İstanbul). “T.c emekli sandığı, sosyal sigortalar kurumu ve bağ-kur'dan aylık veya gelir almakta olanlara ek ödeme yapılması hk. (s.s 1076)”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 7 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-basesgioglu-22-2006-02-07-t-c-emekli-sandigi-sosyal-sigortalar-kurumu-ve-bag-kur-dan-aylik-veya-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; evet, yasanın bir an önce geçmesi adına konuşmamayı tercih etmiştim bende, İktidar Partisi Grubuna mensup arkadaşlarımız; ama, bazı soruların cevapsız kalmaması lazım; çünkü, tek taraflı olunca hakikatin ortaya çıkması bazen gecikiyor veyahut da mümkün olmuyor.

Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; yani, burada hamaset yapmayacağım; ama, emeklilere, hem bir birey olarak hem bir milletvekili olarak hem bir Bakan olarak ne kadar değer verdiğimizi, onların ülkemizin maddî, manevî kalkınmasına alınterlerini akıtan insanlar olduğunu biliyoruz. Hiçbir hükümet, emeklisinin yaşam şartlarını iyileştirme konusunda geri durmaz, elinden gelen gayreti gösterir. Bizden öncekiler göstermiştir, biz de gösterdik ve tek bir rakam verdim, dedim ki, 2002 Aralık ayı ile 2005 Aralık ayı içerisinde mevcut sistemden ayrılarak, TÜFE sisteminden ayrılarak, bizim, Bağ-Kur ve SSK emeklilerine vermiş olduğumuz miktar 12 katrilyon liradır. İnşallah siz iktidara gelirsiniz, 25 katrilyon lira verirsiniz, sizi alkışlarız.

ENSAR ÖĞÜT (Ardahan)İnşallah…

RAMAZAN KERİM ÖZKAN (Burdur)Ortasını bulalım Sayın Bakanım, şimdi verelim.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla)12 katrilyon lira… TÜFE sistemine göre para versek 56 katrilyon lira para vermemiz lazım üç yılda; ama, biz, 68 katrilyon lira parayı emeklimize aktarmışız. Yani, 12 katrilyon lira; Hükümet, imkânlarını zorlayarak, bütçe disiplininin en ücra köşelerine kadar zorlayarak bu 12 katrilyonu vermiş. Biz de biliyoruz, 450 000 000 lira, 450 000 yeni lira SSK'nın asgarî aylığı, Bağ-Kurunki daha düşük, Emekli Sandığı göreceli olarak biraz daha iyi. Haa, 1 milyar maaş alan da var, 800, alan da, maaş var; ama, en küçüğünü konuştuğumuz için, satın alma gücü itibariyle bu paranın yeterli olmadığını biliyoruz.

Esas soru: Türkiye'de sosyal güvenlik sisteminin finansman açığı vardır, emekli aylıkları yetersizdir. İki önemli cevap vermemiz gereken, Türkiye'nin çözüm bulması gereken soru budur: "Peki, buna dair ne yapıyorsunuz?" Buna dair, işte, üç senedir çalışıyoruz, sosyal güvenlik reformu buraya geliyor. Emekli aylıklarının azlığından şikâyet edenler, hastane kapılarından şikâyet edenler, Bağ-Kurluların üniversiteye gidememesinden şikâyet edenler... Genel sağlık sigortasını getiriyoruz. Orada işte, hep beraber bu desteği vereceğiz, artık, üniversite hastanesi, devlet hastanesi, özel hastane ayırımı kalmadan bu sisteme prim ödeyen herkesin her hastaneye gidebildiği, doktorunu seçebildiği bir sisteme kavuşacağız. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Ama, şimdiden itirazlar geliyor "sağlığı piyasalaştırıyorsunuz, sağlık özelleşiyor…" Yok böyle bir şey. Belki de, kırk yıldır gerçekleşmeyen sosyalleşmenin en güzel örneğini genel sağlık sigortasında yaşayacağız; gelecek bu tasarı buraya, enine boyuna tartışacağız. Koruyucu sağlık hekimliğini önplana alan, çocukları 18 yaşına kadar genel sağlık sigortası güvencesi altına alan, prim ödeme gücü olmayanların adına devletin prim ödediği, sosyal devletin tam anlamıyla gerçekleştiği bir sosyal genel sağlık sigortası buraya gelecek. Buna, lütfen, genel muhalefet anlayışı içerisinde bakmayacağız, ideolojik bakmayacağız. Bu ülkenin gerçeği bu. Eğer, burada şikâyet ettiğimiz bütün konuların ortadan kalkmasını istiyorsak, emeklilik sigortasını ve genel sağlık sigortasını, bu Meclis, hayata geçirmek zorundadır. Eğer geçirmezsek, bu sistemin sıkıntıları ilanihaye devam eder; buradan, çeşitli vesilelerle, yakınmalarımızı devam ettiririz.

Değerli arkadaşlarım, sosyal güvenlik kuruluşları, bizde ve bütün dünyada olduğu üzere, katılım esası üzerine kurulmuş, kurgulanmış sistemlerdir. Bunlar, devletin bizatihi kurumları değildir. Şimdi soru soruluyor; niye emekliye az veriyorsun, niye emekliye şunu veriyorsun? Aslında, emeklinin emekli aylıklarının artışı, bu sosyal güvenlik kuruluşlarının malî yapısı içerisinde mümkün olacak bir hadise. Katkı payı üzerine… Bunlar, sosyal yardım kuruluşları değil, sosyal güvenlik kuruluşları, sigortacılık esası üzerine kurulmuş sistemler. Yani, vatandaşımız çalışırken bu sisteme ne koyduysa, emekliliğinde de onu alması lazım. Bu konudaki farklılıkları da gideriyoruz. Son ayda, son iki yılda, son üç yılda herhangi bir statü elde edip, bütün emeklilik hayatı boyunca ondan yararlanmayacak artık. İster memur olsun -ister Emekli Sandığı- isterse SSK'lı olsun, herkes, bütün çalışma hayatı boyunca kendi adına ne prim kesildiyse, emekli aylığı o oranda yüksek olacak veyahut da az olacak. Adil ve eşit emeklilik dediğimiz, tek çatı dediğimiz sistemin temelinde bu yatıyor.

Şimdi, bu yanlış algılamayı değiştirmemiz lazım; yani, emekli aylıklarını konuşurken, bu sosyal güvenlik kuruluşlarını konuşurken, bu kuruluşların, katkı esası üzerine, katılım esası üzerine kurulduğunu ve bu esas üzerine hareket etmeleri gerektiğini bilmemiz lazım ki, bunu biliyoruz. Bu kurumlar yeterli olmadığı için, malî yapıları yeterli olmadığı için, devlet, bu sisteme müdahale ediyor. Ne yapmış; 2005 yılında, 23 milyar YTL'yi, 23 katrilyonu bu sisteme transfer etmiş. Oysa, bu kuruluşlar sigorta esasına göre çalışıyorsa, o zaman, sigorta mantığı içerisinde, gelir ve giderlerinin birbirini karşılaması lazım. Karşılayamadığı için 22,5 milyar YTL'yi hazineden, sosyal devlet adına, bu sisteme transfer etmişiz. 2005 yılında, tüm sosyal güvenlik kuruluşlarımızın harcaması 58 milyar YTL'dir, öyle gerçekleştirilmiştir. Bu 58 milyar YTL'nin 23 milyar YTL'sini hazine vermektedir, geri kalanını da, prim katkısıyla, toplanan primlerle döndürmekteyiz. Onun için, mutlaka, emeklimizin emekli aylıklarını konuşurken, bu sosyal güvenlik kuruluşlarının da durumlarını konuşmamız lazım. Esas mesele burada arkadaşlar. Biz, bu sosyal güvenlik kuruluşlarının malî yapısını sağlam, sürdürülebilir bir hale getiremezsek, biz konuşuruz, bizden sonraki Parlamento konuşur, yıllardır konuşulduğu gibi konuşmaya devam ederiz. Burada, Malatya Milletvekili arkadaşımız Mevlüt Bey çok güzel bir şey söyledi "3'ü, 5'i tartışmayalım" dedi. Şimdi biz 3 + 3 demişiz, önergelere bakıyorum, siz de "5" diyorsunuz, 15 diyemiyorsunuz; yani, bir sorumluluk anlayışı içerisinde hareket ettiğiniz için siz de 3, "5" olsun diyorsunuz veyahut da "6" olsun diyorsunuz.

KEMAL SAĞ (Adana)5 de makul Sayın Bakanım.

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (Devamla)5 olsa ne olacak Sayın Milletvekilim, 20 yerine 30 olacak yani; bu, derde deva değil. Bütün açık kalpliliğimle, samimiyetimle konuşmaya çalışıyorum. Yani, sistemin kökünü düzeltmedikten sonra, hem bugünkü emekliler hem de gelecekte sisteme girecek emekliler açısından sıkıntı devam eder. Bunu hepimiz bilmeliyiz. Bunu bilmemizin bize yüklediği sorumluluk var. Bu sorumluluk da, bu sosyal güvenlik kuruluşlarının malî yapısını düzgün hale getirmemiz lazım, ülkemizdeki kayıtdışı istihdamı kayıt içine alıp, sigorta tabanını yayarak sisteme daha çok katılımcı sağlamamız lazım ve bu sosyal güvenlik kuruluşlarının, katılımcılara, emeklilere verebilecekleri payı daha da artırmamız lazım. Yani, bunların emekli artışları da kendi finans yapısı içerisinde olması gerekir. Onun için, yani, hükümete veyahut da devlete dönüp de, emekliye 3 verdin, 5 verdin demekten ziyade, sistemin finansman yapısını bizim sorgulamamız lazım. Acaba niye Sosyal Sigortalar Kurumu bu bütçesiyle emekliye daha fazla emekli aylığı verme imkânı vermiyor, Bağ-Kur finansman yapısı itibariyle niye daha fazla maaş verilmesine imkân vermiyor; bunu sorgulamamız lazım ve bunun çarelerini bulmamız lazım. Bunun çaresi, bir ay sonra, iki ay sonra huzurunuza getireceğimiz sosyal güvenlik reformunda yatmaktadır. Bu reform, belki de cumhuriyet tarihinde, yapısal anlamda, sosyal politika alanında en önemli değişim reformu, değişim olacaktır, sosyal politika alanında bir değişikliği gündeme getirecektir. Üç yıldır, dediğim gibi, bütün sosyal taraflarla bu konuyu tartışıyoruz, olabildiğince olgun ve mükemmel bir, Türkiye'nin gerçeklerine uygun bir reform olması için gayret ediyoruz. Elbette, Genel Kurula geldiği zaman, gruplarımızın da değerli katkılarını alıp, en iyi şekilde, uygulanabilir şekilde hayata geçirmek isteyeceğiz.

Evet, spesifik bir iki konuya daha, söz almışken cevap vermek istiyorum. Biri, Bağ-Kur sağlık kuruluyla ilgili…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

37 konuşma daha · 7 Şubat 2006

37 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook