İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 90. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortaları kanun tasarısı (s.s.1139)

Murat Başesgioğlu

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 90. Birleşim · 4. yasama yılı · 19 Nisan 2006 · 549 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Murat Başesgioğlu (AK Parti), 19 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.1139)); konuşma 549 kelime.

Murat Başesgioğlu (AK Parti, İstanbul). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortaları kanun tasarısı (s.s.1139)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 19 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-basesgioglu-22-2006-04-19-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-1139-5 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkanım. Soru soran arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum.

Önce, izin verirseniz, Sayın Özdoğan'ın sorularıyla başlamak istiyorum.

65 yaş, 9 000 gün… Bunları çok konuştuk; ama, yine de arz edeyim.

Değerli arkadaşlarım, 2036 yılına kadar sistem, emeklilik yaşının artmasını öngörmüyor. 2036 yılından sonra hayatta kalma beklentisine uygun olarak Türkiye'de emeklilik yaşının artmasını öngörüyoruz. 2048 yılında Türkiye'de emeklilik yaşı 65 olacaktır. Şu anda bu, Avrupa'nın çoğu ülkesinde gerçekleşmiş bir yaştır. Yani, biz, Avrupa'nın şu anda 65 olan yaş haddine 2048-2050 yılında geleceğiz.

Ayrıca, bugün sistemde olanların bu yaş şartından etkilenmeleri mümkün değildir. Yani, bugün sistem içerisinde bulunan vatandaşlarımız kaç yaşında emekli olacaklarsa, yine aynı şekilde emekli olma hakkını koruyacaklardır.

9 000 gün konusu, sadece SSK'lılar için söz konusudur. Bağ-Kurda ve Emekli Sandığında zaten 25 yıl 9 000 gündür. Bu yasada 9 000 güne de kademeli bir geçişi öngörüyoruz; ancak, 20 yılın sonunda, her yıl kademeli bir artış neticesinde 9 000 gün olacaktır.

Emekli aylıklarının azalıp azalmayacağı konusundaki görüşümü kürsüden arz ettim. Burada, tekrar, vakit kaybetmemek için o konuya girmiyorum, o beyanlarımı tekrarlıyorum.

Sağlık yardımlarından yararlanma konusunda, 127 YTL'nin üzerinde geliri olanlar yararlanmayacak konusunda bir algılama var. Bu soruyu sorduğu için hassaten çok teşekkür ediyorum; bu da çok manipüle edilen bir konu.

Durum şöyle değerli arkadaşlarım: Bir ailenin sağlık yardımından yararlanıp yararlanmayacağı hesap edilirken, o aileye giren aylık hesap ediliyor. 5 kişilik bir aile düşünün; diyelim ki, faraza, 500 000 000 lira aylık geliri var. Bu 500 000 000 lira 5 kişiye bölünüyor. 5 kişiye bölündüğü zaman 100 YTL olduğu için, bu aile ve o aile fertlerinin hepsinin sağlık primi devlet tarafından karşılanması gereken prim oluyor. Yani, buradaki 127 YTL ailedeki kişi başına gelirin bölünmesiyle ortaya çıkan bir husustur; yoksa, sadece 127 YTL o aileye girdi, onun üzerinde geliri olduğu için sağlık yardımından yararlanamaz diye bir husus yok. Bu, dediğim gibi, daha çok sosyal boyutu düşünülerek hesaplanmış bir konudur.

Onun dışında, daha önce kendilerinden emekli kesintisi yapılmayan memur kardeşlerimizin bu sistemle kendilerine yapılan ödemelerin büyük bölümünden emekli keseneği kesilecek. Dolayısıyla, bu kesinti olduğu için halen almakta oldukları maaş düşecek mi; hayır, düşmeyecek. Bütçe kanununa onunla ilgili gerekli tedbir kondu. Hatta, zannediyorum, bunu iki yıla çıkaracağız, yani, en azından iki yıl garanti altına alacağız ve bu iki yıl içerisinde artık, bu, kurumsal bir şekilde düzenlenmiş olacak. Yani, kendilerinden bugüne kadar kesilmeyen kalemlerden prim kesilmesi neticesi, çalışan memurlarımızın aylıklarında herhangi bir düşme olmayacak, böyle bir kastımız da yok.

Muayene tetkiklerinden ve tedavilerden katılım payı konusu… Onu da izah ettim. Bugün alınmakta olunan katkı payları alınmaya devam edecektir. Bu, dünyanın her tarafında uygulanan bir yöntemdir. Daha çok caydırıcı özelliği nedeniyle geri ödeme kurumlarının başvurduğu enstrümanlardan biridir. Temel teminat paketinden çıkarma diye bir anlayışımız söz konusu değil. Bunu da ifade ettim.

"Prim ödemeyenlere sağlık yardımı verilmeyecek" konusunda ise yasanın öngördüğü düzenleme şöyle: SSK ve Emekli Sandığı için zaten böyle bir şey söz konusu değil; ancak, kendi nam ve hesabına çalışanlar ve ödeme gücü olanlar eğer primlerini ödemedilerse, bazı bölümler hariç, kendilerine sağlık yardımı verilmeyecektir; ama, acil haller, iş kazası ve meslek hastalıkları, bulaşıcı hastalıklar gibi birçok husus hallerinde yine prim borcu olup olmadığına bakmaksızın bu kişilere ve ailelerine sağlık yardımı yapılacaktır.

Evet, bu konuda açık kalan soru varsa, onları da yazılı cevaplandırmak istiyorum.

Zamanım varsa Sayın Güler'in bir iki sorusuna da cevap vermek istiyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

27 konuşma daha · 19 Nisan 2006

27 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook