Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı(ss.508)
Samsun Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 100. Birleşim · 2. yasama yılı · 10 Haziran 2004 · 487 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Demir (AK Parti), 10 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI(SS.508)); konuşma 487 kelime.
Mustafa Demir (AK Parti, Samsun). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı(ss.508)”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 10 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-demir-22-2004-06-10-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-ss-508 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA DEMİR (Samsun)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu raporu hakkında Grubum adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ben, sözlerime, hemen, Sayın Çetin'in (T) benzetmesinden başlamak istiyorum. Evet, Telekomun baş harfi (T), Türkiye'nin de baş harfi (T); baş harfi (T) olan Telekom, hızla özelleştirilmelidir; geçmiş çalışmaların da gösterdiği budur; ama, baş harfi (T) olan Türkiye'nin satılmasını, bu ülke vatandaşlarından, isteyecek, teşebbüs edecek, düşünecek bir fert yoktur. Bunun bilinmesini, Yüce Heyetiniz huzurunda dile getirmeyi uygun görüyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Türkiye, 1980 yılına kadar kapalı bir ekonomi izledi; Sayın Çetin de bahsetti. 1980 yılına kadar, kamuda, kamu işletmeciliğinde, zarardan, ziyandan pek söz etmek söz konusu değildi; çünkü, sınırlarını kapatmış, dünyadan kopmuş bir Türkiye'yle karşı karşıyaydık; ama, Türkiye'yi, 1980'li yıllara, 1980 yılından sonraki gelişmelere götüren, dünyadaki gelişmelerin zorlamasıdır. Ticarette ve sanayide, kamu yönetiminde, kendisini, artık götüremez, yönetemez, ayakta kalamayacak konuma gelmesinden kaynaklanan zorlamalardan sonra, Türkiye, 1980 yılından itibaren dünyaya açılma, serbest piyasa ekonomisini yerleştirme, onu bütün kurum ve kuruluşlarıyla işler hale getirme yoluna hızla girmiştir. Zaten, Türkiye'de de özelleştirme, 1980'li yıllardan itibaren söz konusu olmuştur; 1984 yılında başlayan özelleştirme çalışmaları, 2004 yılına gelene kadar birçok süreçten geçmiş. Kaldı ki, Türkiye ölçeğindeki bir ülkenin, yönetim zihniyeti açısından hem sanayide hem kamuda, özelleştirmede bugüne kadar birçok ülke özelleştirmesini tamamladığı halde, bugün Türkiye'nin henüz bu konuda daha belli bir mesafe katedememiş olması veya gelmesi gerektiği yere gelememesinin altında yatan en büyük neden, serbest piyasa ekonomisini uygulamaya geçmekle birlikte, bu konuda gereklerini yerine getirme noktasında zihniyet eksikliğinin, yetersizliğinin söz konusu olduğu gayet açıktır.
Kamu kuruluşları zarar ettirilmedi; dünya şartlarına ve serbest piyasa ekonomisine hem yönetimde hem yatırımda hem işletmecilikte uyamadıkları için doğal olarak zarar ettiler.
"Telekom kâr ediyor..." Telekomun 2003 yılı sonu itibariyle tekel olma özelliği artık ortadan kalktı; yani, hızla, kârlıyken kâr etmez duruma ve yakın bir gelecekte de zarar eder duruma, hatta, ileride, bir Telekom levhasıyla karşı karşıya kalma konumuna gelebiliriz.
Aslında, TÜPRAŞ'ta da aynı şey söz konusudur. Çok Değerli Sayın Çetin yine bahsetti; 10 milyar dolara, bugün, o TÜPRAŞ'ı yapamayabiliriz; ama, kendisi söyledi; piyasa değeri 2 300 000 000 dolar; bugünkü ihalede ulaşılmış olan miktar 1 300 000 000 dolar. Eğer, TÜPRAŞ'ın özelleştirilmesi yakın gelecekte şayet gerçekleşemezse, kim bilir önümüzdeki yıl belki 500 000 000- 600 000 000 dolarlara satmakta zorlanabiliriz; TÜPRAŞ'ın tabelasının elimizde kalmasıyla karşıya kalabiliriz.
ORHAN ZİYA DİREN (Tokat)Niçin satıyorsunuz?! İhtimaller üzerine konuşuyorsunuz...
ENVER ÖKTEM (İzmir)Niye satıyorsunuz, onu açıkla!..
MUSTAFA DEMİR (Devamla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; elektrik üretimi konusunda, şu anda dünyada en pahalı elektriği tüketen ülke Türkiye. Sanayicimizin, enerji fiyatları dolayısıyla, dünya piyasasında rekabetini büyük ölçüde kaybettiği bir konumda -geçenlerde, Yüce Meclis huzurunda, mobil santrallarla ilgili de bir görüşme yaptık- biz, hâlâ, Türkiye'nin yaptığı yanlış yatırım politikaları ve yanlış alım politikaları dolayısıyla, bugün görüyoruz ki tazminat ödüyoruz; ama, elektriği almıyoruz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben, bu girişten sonra, Telekom konusuna girmek istiyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
28 konuşma daha · 10 Haziran 2004