İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 29. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sınır aşan örgütlü suçlardan göçmen kaçakçılığına karşı pro.onay. uygun bulunduğuna dair kan. tas. ( s. sayısı :32 )

Mustafa Dündar

Bursa Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 29. Birleşim · 1. yasama yılı · 30 Ocak 2003 · 585 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Dündar (AK Parti), 30 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SINIR AŞAN ÖRGÜTLÜ SUÇLARDAN GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞINA KARŞI PRO.ONAY. UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KAN. TAS. ( S. SAYISI :32 )); konuşma 585 kelime.

Mustafa Dündar (AK Parti, Bursa). “Sınır aşan örgütlü suçlardan göçmen kaçakçılığına karşı pro.onay. uygun bulunduğuna dair kan. tas. ( s. sayısı :32 )”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 30 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-dundar-22-2003-01-30-sinir-asan-orgutlu-suclardan-gocmen-kacakciligina-karsi-pro-onay-uygu (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA DÜNDAR (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Kara, Deniz ve Hava Yoluyla Göçmen Kaçakçılığına Karşı Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı hakkında, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

12 - 13 Aralık 2000 tarihlerinde Palermo'da imzalanan Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine ek olarak, kadın ve çocuk kaçakçılığı, ateşli silahlar kaçakçılığı ve göçmen kaçakçılığı konularında da protokoller kabul edilmiştir.

14 Ocak 2003 tarihi itibariyle, Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Kara, Deniz ve Hava Yoluyla Göçmen Kaçakçılığına Karşı Protokol 112 ülke tarafından imzalanmış olup, 20 ülke taraf konumundadır; ancak, protokol, sözleşmenin kendisi yürürlüğe girdikten sonra, aynı şekilde, 40 ıncı ülkenin taraf olmasının ardından 90 gün geçtikten sonra yürürlüğe girecektir.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin kaçak göç ve mülteci sorunu üzerine yaptığı bir araştırmada, 1980'li yılların ardından ivme kazanan küreselleşmenin zengin ve fakir ülkeler arasındaki mesafeyi daha da açtığı, ülke sınırlarını zorladığı ve mülteci sorununun da bu tarihten itibaren artmaya başladığı, katı vize politikaları ve taşıma kurallarının mültecileri kaçak göçe iterek, insan kaçakçılığının önemli bir sektör haline geldiği belirtilmiştir.

Birleşmiş Milletlerin 2000 yılına ilişkin değerlendirmeleri içeren raporunda, Batı Avrupa'da en fazla mülteciye sahip ülkenin Almanya olduğu ve bu mültecilerin çoğunluğunu Türkiye, Yugoslavya, Irak ve İran'dan gelen mültecilerin oluşturduğu ve sayılarının 1 000 000'a ulaştığı belirtilmiştir. En fazla mültecinin En fazla mültecinin bulunduğu ülkeler ise Cezayir, Ermenistan, Azerbaycan, Çin, Kongo, Etiyopya, Almanya, Gine, Hindistan, Endonezya, İran, Pakistan, Kenya, Uganda, Filistin, Nepal, Sudan, Tanzanya, Tayland, Yugoslavya ve Zambiya olarak sıralanmıştır. Raporda "küreselleşmeyle birlikte ticaretin ve yolculuğun kolaylaşması, ulusötesi suç örgütlerinin de işini kolaylaştırır" denilmektedir. Ayrıca, kokain ticareti, elmas kaçakçılığı, fueloildeki ihtilafların insan trafiğini de artırdığı, bu karmaşık trafik ağının insan kaçakçılığını hızla kârlı bir sektör haline getirdiği; kaçak göçü organize eden servisler bir endüstri haline gelirken, 2000 yılında insan kaçakçılığının daha da arttığı ifade edilmiştir.

Yukarıda da belirtildiği gibi, günümüzde küreselleşmenin ve serbest piyasa ekonomisine dayanan ülkelerarası ilişkilerin kaydettiği hızlı gelişme, örgütlü suç gruplarının birden fazla ülkede yürüttükleri faaliyetlerin de artmasına elverişli bir zemin hazırlamış; bu bağlamda, uyuşturucu kaçakçılığı, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti ve silah kaçakçılığı gibi olgularla gereği gibi mücadele edebilmek için, uluslararası işbirliğinin önemi daha da artmıştır.

Kısaca denebilir ki, bir ülkenin insan kaçakçılığıyla tek başına mücadele etmesinin mümkün olmadığı, artık bilinen bir gerçektir. Bu tür mücadeleler, gerek ulusal, gerekse uluslararası alanda işbirliği içerisinde yürütülmesiyle başarıya ulaşabilecektir. Umulan başarının anahtarı ise hiç kuşkusuz, ülkelerarası hızlı ve etkin bilgi alışverişi, eşgüdüm ve sorunların uluslararası düzeyde ele alınmasıdır.

Bu ihtiyaç doğrultusunda, Birleşmiş Milletler çerçevesinde müzakere edilerek sonuçlandırılan Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ve eki Kara, Deniz ve Havayoluyla Göçmen Kaçakçılığına Karşı Protokol, 12-13 Aralık 2000 tarihlerinde İtalya'nın Palermo kentinde düzenlenen bir konferansla Birleşmiş Milletler üyesi ülkelerin imzasına açılmış ve ülkemiz tarafından da imzalanmıştır.

Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Kara, Deniz ve Havayoluyla Göçmen Kaçakçılığına Karşı Protokol, anılan sözleşmeyle birlikte yorumlanacak olup, kara, deniz ve hava yoluyla yapılan göçmen kaçakçılığını önlemek, bununla mücadele etmek için işbirliği ve bilgi alışverişi yapılmasını ve ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeylerde önlemler alınmasını öngörmektedir. Söz konusu protokol, bugüne kadar, uluslararası düzeyde bu konuda kabul edilmiş en ileri düzenlemedir. İç mevzuatımız, sözleşmede yer alan hükümlerin yerine getirilmesine elverişli olup, sözleşme hükümleri, uygulamada, adlî ve güvenlik makamlarımızın görev ve yetkilerini olumsuz etkileyecek herhangi bir husus içermemektedir. Bu protokolün hayata geçirilmesiyle, ülkemizin de maruz kaldığı göçmen kaçakçılığı faaliyetlerine karşı adlî ve güvenlik makamlarımızın gösterdiği çabaları uluslararası işbirliği yoluyla güçlendirmesi beklenmektedir.

Saygılarımla arz ederim, teşekkür ederim. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

15 konuşma daha · 30 Ocak 2003

15 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook