İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 113. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.220)

Mustafa Elitaş

Kayseri Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 113. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Haziran 2008 · 1.762 kelime · yaklaşık 9 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Elitaş (AK Parti), 4 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.220)); konuşma 1.762 kelime.

Mustafa Elitaş (AK Parti, Kayseri). “Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.220)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 4 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-elitas-23-2008-06-04-amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanunda-ve-bazi-kanunlarda-de (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz yasa, önemli yasa. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde görüşme yapıyoruz.

Amme alacakları kamunun çeşitli faaliyetlerinden dolayı kurum ve kuruluşlardan elde ettiği alacaklarının nasıl tahsil edileceği ve bunların ödeme şekilleri, tahsil edilmezse hangi konudaki yaptırımların devreye gireceğiyle ilgili düzenleme.

Tasarının 1’inci maddesi 6183 sayılı Amme Alacakları Kanunu’ndaki tanımlamalarla ilgili durumları ifade ediyor.

Tasarının 2’nci maddesinde, Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumların hak sahiplerine yapacakları ödemeler ile devlet yardımları ve teşvik ile desteklere ilişkin ödemelerde kamu kurumlarınca verilen bazı hizmet ve izin verme işlemlerine “vergi borcu yoktur” uygulaması getiriliyor. Kamu kurumundan çeşitli şekillerde iş yapan kurum ve kuruluşların öncelikle kamuya borcunun olup olmadığı araştırması yapılıp kamuya borcu olan müesseselerin kamu ihalelerine girmesinde çeşitli engellemelerin yapılması ortaya çıkıyor, ki doğru bir düzenleme olduğu kanaatindeyim.

Biliyorsunuz, Sosyal Sigortalar Kurumuna ihale anında prim borcu olan firma, kurum ve kuruluşların ihale kendilerine kalsa dâhi bu borcu olmadığına dair belgeyi götüremediği takdirde, verilen ihalenin iptaline kadar giden bir düzenlemenin olduğunu görüyoruz. Aynı durumda da, vergi mevzuatıyla ilgili yapılan düzenlemede, vergi borçları olan şahısların, kurum ve kuruluşların bu gibi düzenlemelerde borçları varsa ihalelere girmesine önceden engelleme imkânı getiren bir düzenleme.

Ticaret sicil harçları, kayıt harçları, noter harçları, senet mukavelelerinden alınacak harçlar, tapu işlemlerine yönelik harçlar, gemi ve liman harçları, silah taşınması vesaire gibi harçlar, vatandaşların bu konularla ilgili, konsolosluk harçları madde kapsamı dışında tutularak, hak arama özgürlüğünün kısıtlanmaması şeklinde düzenleme getiriliyor.

Tasarının 3’üncü maddesinde, limitet şirket ortaklarının sorumluluklarına ilişkin açıklayıcı hüküm eklenmekte, şirket borçlarından sorumlu olan ortakların paylarını devretmesi hâlinde, devreden ve devralan ortağın, hisseleri oranında müteselsil olarak sorumlu oldukları yasa metninde düzenlenmektedir.

Değerli milletvekilleri, limitet şirketlerde sınırsız sorumlu ortaklar var biliyorsunuz. Bu sınırsız sorumlu ortakların şirketlerdeki paylarını devretmeleri hâlinde, bu sözleşmelerle, şirket devri anında sözleşmelerle yapılan, “bundan önceki borçlardan sorumlu olmadığına dair” şeklinde ifadeler kullanılması ve ammenin, kamunun bu konuda alacaklarını tahsil etmesi konusunda çeşitli sıkıntıların ortaya çıkmasına sebebiyet veriyordu. Bu sıkıntıları ortadan kaldırmak amacıyla yasa metninde böyle bir düzenleme ortaya konulmuş.

Tasarının 4’üncü maddesinde, kanuni temsilcilerinin sorumluluğuna yönelik mevcut yasa metnine bir hüküm eklenerek, şirketlerin vergi borçlarının doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihlerde temsile yetkili olanların farklı kişiler olması hâlinde, her ikisinin de borcun ödenmesinden sorumlu tutulacakları belirtilmektedir. Bu hükümle de yargı mercileriyle olan ihtilafların sonuçlandırılması hedeflenmektedir. Burada, amme alacaklarıyla ilgili, vatandaşların, mükelleflerin yargıya gitmek yerine, olayın biraz daha hızlı bir şekilde sonuçlanmasını amaçlayan bir düzenleme var.

Tasarının 5’inci maddesinde, vergi borcu nedeniyle yurt dışına çıkışın sınırlanmasına imkân veren Pasaport Kanunu’ndaki hükme göre yürütülen uygulamanın yasal zemini ve sınırları belirlenerek, Anayasa Mahkemesinin ilgili madde hakkındaki kararına ilişkin gerekçeleri doğrultusunda, yurt dışına çıkış tahdidine ilişkin düzenleme 6183 sayılı Kanun’la yapılmaktadır.

6’ncı maddede, vergi borçlarının taksitle ödenmesine imkân veren mevcut yasa metninde, zor durumda olan mükelleflere kolaylık sağlamak amacıyla, 50 bin YTL’yi geçmeyen borçlar için teminat istenmeden, aşan tutarlarda ise, aşan tutarın yarısı kadar teminat karşılığında taksitlendirme yapılacağına dair bir hüküm ilave edilmektedir.

7’nci madde, kamu kurumlarının ihtiyacı olan gayrimenkullerin borçlu mükelleflerden vergi borçları karşılığında satın alınmasına imkân veren yasal düzenlemenin süresinin 2009 yılına kadar uzatılmasına imkân vermekte.

Değerli milletvekilleri, tasarının 8’inci maddesi Gelir Vergisi Kanunu’yla ilgili yapılan düzenlemeler. Burada, Türk Hava Kurumu ve kanuni iş merkezleri Türkiye’de bulunan müesseselerde uçuş ve dalış maksadıyla görevlendirilenlere uçuş ve dalış tazminatı olarak yapılan ödemelerden yalnızca fiilî uçuş ve dalış sürelerine isabet eden kısmının gelir vergisinden istisna olduğu madde metnine eklenmektedir. Ayrıca, kimlerin uçuş maksadıyla görevli olduğu hususuna açıklık getirilmesi amaçlanmaktadır.

Yine, aynı maddede, subay, astsubay, erbaş ve erlere, ordu hizmetinde bulunan sivil makinistlere uçuş, dalış gibi hizmetleri dolayısıyla verilen tazminatlara ilişkin gerek Gelir Vergisi Kanunu’nda gerekse diğer mevzuatta yer alan istisna hükümlerine herhangi bir sınırlama ve hak kaybı getirilmemektedir. Maddenin (b) bendi, Gelir Vergisi Kanunu’nun 40’ıncı maddesinde söz edilen yıllara sari inşaat ve onarma işlerine ilişkin beyannamenin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 92’nci maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, diğer gelir vergisi beyannameleriyle aynı sürede verilmesine imkân sağlamakta, böylece, mükellefin, sık sık gelir vergisi, çeşitli beyannameler vermek üzere vergi dairesine gitmesini… Zaman yönünden bir tasarruf sağlama imkânı getiriyor.

Değerli milletvekilleri, sporculara yapılan ücret ödemeleri, yapılan ödemelerin vergilendirilmesini düzenleyen Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 64’üncü maddesinde yapılan düzenlemeyle, bu sporcularla ilgili ücret ve transfer ücreti diye söylediğimiz konularda, sporu teşvik etmek amacıyla biraz daha makul hâle getirilen Gelir Vergisi Kanunu’nda önemli bir düzenleme yapılıyor.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 71’inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen hükme göre, 31/12/2017 tarihine kadar, lig usulüne tabi spor dallarındaki teknik direktör ve antrenörler ile sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden en üst ligdekiler için -şu anda “Süper Lig” diye ifade ettiğimiz- yüzde 15, en üst altı ligdekiler için -Birinci Lig diye ifade ettiğimiz ligler için- yüzde 10, İkinci Lig diye ifade ettiğimiz ligdekiler için yüzde 5 oranında sporculara yapılan ödemelerin vergilendirilmesi öngörülüyor. Açıkçası, sporu daha da etkin bir hâle getirmek ve spordaki kayıt dışını engellemek amacıyla yapılan bir düzenleme. Lig usulüne tabi olmayan spor dallarındaki sporcular ile millî takım teknik direktör ve antrenörlerine ve millî sporculara uluslararası müsabakalara katılmaları karşılığında yapılan ödemelerin de yüzde 5 oranında vergilendirilmesi sağlanmakta. Millî sporcularımızın bu konuda daha aktif, şevkli bir hâle gelmesine imkân veriliyor.

Değerli milletvekilleri, tasarının 9’uncu maddesiyle, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nda yer alan hükümlerle Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile tanımı yapılan bütçe uygulamalarına paralellik sağlanmakta. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü, Türkiye Kızılay Derneği adına kayıt ve tescil olan taşıtlar motorlu taşıtlar vergisi istisnası kapsamına gelmekte. Zirai ilaçlama amacıyla kullanılmak üzere kayıt ve tescil edilmiş uçaklar için uygulanmakta olan motorlu taşıtlar vergisi tutarları yüzde 25 oranına indirilmekte. Bu da zirai mücadeleyle ilgili yapılan -daha önceki alınmış uçakların elden çıkarılmasına kolaylık sağlamak amacıyla yapılan- bir düzenleme. Aksi hâlde, bu uçaklar, hem millî servetin heba olmasına, elden çıkarılmasının zorlaşması nedeniyle heba olmasına imkân veriyordu. Bu düzenlemeyle oradaki bir eksiklik giderilmiştir diye düşünüyoruz.

Maddenin son bendinde yapılan değişiklik: Zor durumda olmaları nedeniyle motorlu taşıtlar vergisi borçlarını ödeyemeyen mükelleflerin bu borçlarının, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre taksitlendirilmesi hâlinde söz konusu mükelleflere ait taşıtların fennî muayenelerinin yapılmasına izin verilmektedir. Belki, tasarı içerisindeki bu düzenleme kamyoncu esnafımızı çok yakından ilgilendiren bir düzenleme. Daha önceki hukuki düzenlemeler çerçevesinde, kamyoncu esnafımızın borcu olması münasebetiyle onların fennî muayenelerinin yapılmamasıyla karşı karşıya kalmaları, hatta sürücülerin, nakliye şirketi sahiplerinin, nakliyecilerin fennî muayene yaptırmak için gittiklerinde araçlarına el konulmasıyla karşı karşıya kalmaları durumu söz konusuydu. Plan ve Bütçe Komisyonundaki değerli arkadaşlarımızın, bu konuda vatandaştan gelen şikayetleri değerlendirerek önemli bir düzenleme yaptıklarına inanıyorum.

Yine 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nda iyileştirmelerle ilgili çeşitli düzenlemeler yapılmış. Bu düzenlemeleri, değerli milletvekillerimizin ve kamuoyunun bilgisi olması amacıyla kısaca ifade etmek istiyorum.

Damga Vergisi Kanunu’nda değişiklik yapılarak 5018 sayılı Kanun’la uyum sağlama niyeti güdülüyor. İkinci el araç satış sözleşmeleriyle ilgili olarak “ikinci el araç” tanımına daha bir açıklık getirilerek mevzuattaki, uygulamadaki kargaşaları ortadan kaldırmaya çalışan bir düzenleme.

Yine hariçte düzenlenip noterlere imza ve tarih tahsisi için getirilen kâğıtların noterler tarafından çıkarılarak saklanacak örneklerinin damga vergisine tabi olmadığı hususuna açıklık getirilmekte, bununla da noter işlemlerinin biraz daha vatandaş nezdinde iyileştirilen bir hâle getirildiğini ifade etmemiz mümkün.

Yine Toplu Konut İdaresiyle ilgili yapılan düzenlemeler var. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından, net alanı 80 metrekareye kadar olan konutların satışlarında TOKİ’yle alıcılar arasında düzenlenen satış sözleşmeleri ile bu kapsamda düzenlenen kâğıtlara damga vergisi istisnası getirilmekte. 80 metrekare ve altındaki… Dar gelirli, sabit gelirli, TOKİ’nin imkânlarıyla bir konut alma imkânına kavuşmuş vatandaşlarımızın kendilerinin üzerine, sadece konut maliyetinden kaynaklanan yüklerden başka diğer yüklerin de olmasını engellemek amacıyla yapılan bir önemli düzenlemedir diye düşünüyorum.

Yine bu tasarıyla Toplu Konut Kanunu’nda yapılan düzenleme, TOKİ’nin damga vergisi ve harç uygulaması açısından “özel bütçeli idare” olarak tanımlanması, TOKİ’ye yönelik muafiyet hükmünün kaldırılmış olması önemli bir düzenlemedir.

Değerli arkadaşlar, 492 sayılı Harçlar Kanunu ile ilgili düzenlemelerimiz de var bu tasarı içerisinde.

Yine, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’yla ilgili yapılan düzenlemeler var. Özellikle sanayi sektörünü ilgilendiren “hurda ve atık” diyebileceğimiz konuda, sanayi sektörünün bunları yok edebilmek için, ortadan kaldırabilmek için, tasfiye edebilmek için çeşitli sıkıntılarla karşılaştığı durumlar vardı. Hurda metalden elde edilen külçelerin yarı mamul olması ve niteliklerinin tespitindeki güçlükler dikkate alınarak, bu ürün, katma değer vergisi istisnası kapsamından çıkarılıyor.

Yine Katma Değer Vergisi Kanunu’nda indirimli orana tabi mal ve hizmet gruplarında sektörler de dikkate alınarak, atıklar dolayısıyla yüklenen verginin iadesini sınırlandırmaya yönelik, Bakanlar Kuruluna yetki veriliyor.

Özürlülerin kullanımına yönelik araç gereç teslimleri “tam istisna” kapsamına alınarak, yerli üreticilerin sattığı malların katma değer vergisi yükünden tamamen arındırılması sağlanılıyor.

Serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetler ihracat istisnası kapsamına alınmakta ve istisnadan yararlanması için aranan şartlar yeniden belirleniyor.

Tasarının 13’üncü maddesinde Belediye Kanunu ve İl Özel İdaresi Kanunu’nda yapılan değişikliklerle -işlemlerde her türlü vergi, resim, harç, katılma katkı paylarından muaf tutulan- “…katma değer vergisi ile özel iletim vergisi hariç…” ibaresi ekleniyor. Bu da -çelişkili durumlarla Kanun’un- Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda ortaya çıkan çelişkileri, uygulamadan kaynaklanan problemleri ortadan kaldırmak amacıyla yapılan bir düzenleme.

2458 sayılı Gemi Sağlık Resmi Kanunu’yla ilgili düzenlemeler yapılıyor.

Yine, 2598 sayılı Toplu Konut Kanunu’yla ilgili yapılan önemli düzenlemelerimiz var.

5682 sayılı Pasaport Kanunu ile ilgili düzenlemelerde, tasarıyla yurt dışına çıkış tahdidi 6183 sayılı Kanun’a taşındığından Pasaport Kanunu’nda yer alan “vergiden borçlu olduğu, pasaport vermeye yetkili makamlara bildirilenlere” ibaresi metinden çıkarılıp Kanun’da biraz daha açıklık ilkesi getirilmiş oluyor.

213 sayılı Kanun, Vergi Usul Kanunu’ndaki yapılan düzenlemeler, elektronik fatura ve çeşitli elektronik belgelerle ilgili yapılan düzenlemeler burada değerlendiriliyor.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’yla ilgili yapılan, yine mali mevzuatı ilgilendiren, vergi dairesi müdürlükleri, icra müdürlükleri, millî emlak müdürlükleri ve diğer yetkili kamu kurum ve kuruluşlarının yapmış oldukları taşıt satışlarından alıcının süresinde başvurması hâlinde taşıtı alıcı adına resen tescil ettirmeye Emniyet Genel Müdürlüğü yetkili kılınmış. Burada bir yetki devri söz konusu.

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda da çeşitli değişiklikler yapılıyor.

Yine, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’yla ilgili düzenlemeler var. Bu düzenlemeler içerisinde dar mükellefiyete tabi kurumların Türkiye’de bir iş yeri veya daimî temsilcileri olmaksızın ticari ve zirai kazanç elde edemeyecekleri kayıt altına alınmak suretiyle, anılan kurumların tam mükellef kurumların tabi olduğu vergileme rejimine paralel olarak vergilendirilmesi amaçlanıyor.

Bankacılık Kanunu’nda çeşitli düzenlemeler var. Bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılan İmar Bankası Anonim Şirketince devlet iç borçlanma senedi satışı altında toplanan tutarların ödenmesiyle ilgili bir düzenleme mevcut. 5667 sayılı Kanun’un geçici 1’inci maddesinin ikinci fıkrasında uygulamaya yönelik çeşitli sorunlar vardı. Bu sorunları düzenlemek ve sorunları ortadan kaldırmak amacıyla geçici 1’inci maddeye ikinci fıkranın eklenmesiyle birlikte sorunların kaldırılması amaçlanıyor.

6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nda yapılan değişiklikler var.

Açıkçası, çok kapsamlı vergi kanunları, Pasaport Kanunu da dâhil olmak üzere, mali işlerle ilgili mükellefle parasal işlemleri takip eden idareler arasındaki ilişkileri daha etkin ve uyumlu bir çalışmayı ortaya çıkarmak amacıyla yapılan düzenlemeler. Bu düzenlemelerin faydalı olacağı inancındayım.

Tasarının hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

47 konuşma daha · 4 Haziran 2008

47 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook