İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 39. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Çocuk mahkemelerinin kuruluşu, görev ve yargılama usulleri hakkında (s.s.322)

Mustafa Gazalcı

Denizli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 39. Birleşim · 2. yasama yılı · 7 Ocak 2004 · 499 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Gazalcı (CHP), 7 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇOCUK MAHKEMELERİNİN KURULUŞU, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA (S.S.322)); konuşma 499 kelime.

Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “Çocuk mahkemelerinin kuruluşu, görev ve yargılama usulleri hakkında (s.s.322)”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 7 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2004-01-07-cocuk-mahkemelerinin-kurulusu-gorev-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çocuk mahkemelerinin yaygınlaştırılması, büyükşehir sınırları içinde nüfusu fazla olan ilçelerde de kurulması çok yerinde bir karar. Zaten, Grup adına konuşan arkadaşımız bu tasarıyı desteklediğimizi söyledi.

Ben, bir eğitimci olarak, çocukların suç ortamından uzaklaştırılarak eğitilmesi gerektiğini düşünüyorum. Tabiî, aslolan, çocukları mahkemeye yöneltmemektir. Elbette, bir ilerlemedir, bu konuda hazırlıklar güzeldir; ama, değerli arkadaşlar, biz, geleceğimiz olan çocuklarımıza yeterince eğitim veremiyoruz. Biliyorsunuz, uzun uğraşlardan sonra, sekiz yıllık kesintisiz eğitim bile, ancak, 1997 yılında yasalaşabilmiş ve bugün, bütün eksiklerine karşın, büyük bir kazanım olmuştur. Taşıyarak, çocuklarımızın büyük bir kısmını sekiz yıllık eğitimden geçiriyoruz; ama, daha sonra yapılan 16 ncı Millî Eğitim Şûrasında oniki yıllık zorunlu eğitim kararı alındı. Birkaç yıldır, bu karar raflarda duruyor. Her Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi görüşüldüğü zaman "bu konuda çalışmalar yürütülmektedir" gibi, bir yuvarlak sözle geçiştiriliyor.

Değerli arkadaşlar, biz, sekiz yıllık kesintisiz eğitime, yani, çocuklarımızı, hiç olmazsa, sekiz yıllık bir eğitimden geçirmeye, çok geç kavuştuk ve yıllar sonra, uzun tartışmalardan sonra oldu ve o gün, hemen dedik ki "bu sekiz yıl yetersizdir; çünkü, Çocuk Hakları Sözleşmesinde, 18 yaşına kadar, her insan bir çocuk sayılıyor; dünyanın bütün ileri ve çağdaş ülkeleri, çocuğu eğitmekle görevlidir ve bunun, oniki yıla çıkarılması gerekir." Bu şûrada tartışıldı, kabul edildi; nedense, bu adım atılmıyor, atılamıyor.

Sokakta çocuklarımız var; bunların büyük bir kısmı hâlâ sokakta. Dilenci olmaya zorlanan çocuklarımız var. Geçen gün, basında okudum; günlük şu kadar parayla çocuklar kiralanmaktadır. Onlardan duygu sömürüsü yaparak, birtakım şirketler, kuruluşlar ve sokak mafyaları, o çocuklarımızı sömürmektedir. Bunun en güzel yolu, ekonomik durumu iyi olmasa bile, çocukların, daha çağdaş, daha iyi bir uzun eğitimden geçirilmesidir.

Değerli arkadaşlar, köy çocuklarının, ancak ilköğretimi bitirme hakkı var şu anda; devlet de, kendini öyle yükümlü duyuyor; ama, ondan sonra, köy çocuğu, yetenekli de olsa, eğitim göremiyor; çünkü, böyle bir olanak yok; devlet de, bu zorunluluğu duymuyor. İlçeye geldiği zaman, barınacak bir yeri yok, beslenecek bir yeri yok.

Şimdi, gelecek çocuklarınsa eğer, mahkeme açmaktan, hapishaneye göndermekten çok, okul yapmak ve eğitim süresini uzatmaktır akıllıca olan. Efendim, hem onu yapalım hem bunu yapalım... Doğru, çocuk mahkemesi, aslında güzel bir adım; ama, oniki yıllık kesintisiz, zorunlu eğitim gecikmektedir. Mademki, bütün dünya -bizim de altında imzamız var- 18 yaşına kadar insanı çocuk kabul ediyor, çocuğun bulunacağı yer okuldur. Eğer, ailesinin ekonomik durumu uygun değilse, daha çok yatılı okul, parasız okul açmak zorundayız, onlara yükümlülükler getirerek. Bakın, eskiden, güzel bir uygulama vardı; zorunlu hizmet. Yani, devlet, yetenekli çocukları alır -köyden alır, yoksul çocukları alır- belirli bir eğitimden sonra kendisine borçlu kabul ederdi -doğru bir uygulamaydı- ve göreve atardı; ama, şimdi, çocuklar, belirli bir eğitimden sonra, özellikle ilköğretimden sonra, gerçekten, eğitimin dışına itilmektedir. İşsiz kalan, eğitimsiz kalan çocukların da yapacağı başka bir iş yoktur. Önce, suç ortamını kaldıracak ve onu daha iyi bir yurttaş haline getirecek uygulamalar içerisine girmek gerekir.

Tabiî ki, Sayın Adalet Bakanının kendi alanındaki eksikliği gidermek için getirdiği bu tasarıyı destekliyor ve kendisini kutluyoruz; ama, bir bütün olarak bakıldığı zaman, çocuğun oniki yıllık bir eğitimden geçirilmesi, iyi bir eğitimden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum ve bu duygularla, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

20 konuşma daha · 7 Ocak 2004

20 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook