Organik tarım kanunu tas. (ss. 653 )
Denizli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 23. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Kasım 2004 · 614 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Gazalcı (CHP), 30 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORGANİK TARIM KANUNU TAS. (SS. 653 )); konuşma 614 kelime.
Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “Organik tarım kanunu tas. (ss. 653 )”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 30 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2004-11-30-organik-tarim-kanunu-tas-ss-653-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MUSTAFA GAZALCI (Denizli)- Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; gecenin bu saatinde, organik tarımla ilgili tasarının 10 uncu maddesiyle ilgili kişisel söz aldım.
Sevgili arkadaşım AKP sözcüsü, hem üretici hem ihracatçıymış, dışsatımcıymış. Bilmiyorum, elindeki o rakamları ihracatçılardan mı aldı? Ben Denizli'deki üreticileri düşünüyorum; elma üreticisini, pancar üreticisini, buğday üreticisini, tütün üreticisini, aklınıza gelen bütün üreticileri. Üzüm üreticisi, gerçekten kan ağlıyor. Belki, onların elinden ucuza kapatıp dışa satan, içe satan -bu arkadaşımızın da- çok küçük bir kesimde para kazanan, mutlu olanlar vardır.
Değerli arkadaşlar, gerçekten, ürün bazında, üreticiye gidin, sorun, "durumum iyi" diyorsa, arkadaş haklıdır; ama, geçen yılki fiyatlarla ve girdi fiyatlarıyla karşılaştırın; üretici, gerçekten kötü durumdadır.
Bakın, dünya ölçülerine, Avrupa Birliği düzeyine tarımımızı uydurmaya çalışmak güzel, bunların yasal düzenlemelerini yapmak da iyi; şimdi, organik tarımda da yaptığımız o; ama, eğer, Avrupa Birliği, IMF, Dünya Bankası istedi diye bir çıta konulur ve üretici korunmazsa, eğitilmezse, devlet desteği yapılmazsa, bu yasalar onları ezer; uluslararası tekellerin ve güçlü birtakım kuruluşların altında, dağınık olan, örgütsüz olan, ekonomik destek yapılmayan küçük üreticiler ezilir. Nitekim, geçtiğimiz yıllarda, düşünülmeden, IMF ve Dünya Bankası istedi diye bu Mecliste çıkarılan Tütün Yasası, Pancar Yasası, üreticinin aleyhine olmuştur, dünya tekelleri, Anadolu'yu bir pazar yapmıştır. Dilerim, bu yasada bunlar olmaz.
Değerli arkadaşlar, elbette, çevre dostu, her aşamasında denetim yapılan, belgeli olan bir tarım biçimi çok güzeldir; ama, siz, o belgeyi almak için, sertifikayı almak için, denetimi yapmak için eurolar tutarında bir bedel koyarsanız, bunu yabancı şirketlere yaptırırsanız, bizim köylümüzün, büyük çoğunluğu onun belgesini alamaz ve denetimini yaptıramaz.
Şimdi, değerli arkadaşlar, bakın, uluslararası bütünleşme; tamam; ama, o arada gerçekten siz kendi ulusal köylünüzü, üreticinizi ürün bazında desteklemiyorsanız, onu eğitmiyorsanız, ona kamu desteği vermiyorsanız, piyasanın acımasız koşullarında ve dünya tekellerinin ülkenizde yarattığı fiyat noktasında onu güçsüz bırakıyorsanız, üreticiniz ezilir. O yüzden de, ben, Türkiye'de, önce, üreticinin, bu yasalar çıkarılırken, bir geçiş döneminde devlet tarafından daha çok desteklenmesini, özellikle, bu Bakanlığın seyirci değil, gel yarış, gel ürününü sat... Bu insafsızlıktır, dünyanın hiçbir yerinde de yapılmamaktadır.
Bakın, arkadaşlar diyor ki, popülist politikalar... Amerika üreticisini desteklerken, Yunanistan üreticisini desteklerken popülist bir politika mı yapıyor?! Dünyayla bütünleşmek; tamam. Uluslararası yasaları almak; tamam; ama, bugün, üretici... Bakın, üzüm üreticisinden bahsediyorum yalnızca; çünkü, kişisel söz aldım, 5 dakikayla sınırlı. Değerli arkadaşlar, üzüm üretimi bu yıl geçen yılkinden biraz fazla, 250 000 ton civarında ve...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANToparlayın lütfen.
MUSTAFA GAZALCI (Devamla)Peki.
Şu anda Ege'de -Denizli'de, Manisa'da- bağlarından üzümü koparmadan çürüten köylülerimiz, üreticilerimiz var. Satamadı yaşüzümü. Neden satamadı; gerekli değer verilmedi. Bakın, Bakan, verdiği yanıtta, gerçekten birtakım özel firmaların 170 000 liraya üzüm aldığını söylüyor. Geçen yıl ton başına 50 dolar verilirken destek olarak, bu yıl bu 45 dolara iniyor.
Değerli arkadaşlar, kuruüzümün fiyatı hâlâ açıklanmadı. Geçen yıl 10 numara üzüm 1 400 000 liraya satılırken bu yıl Tariş 1 000 000 liradan alıyor. 100 000 üzüm üreticisi var, yalnız 25 000'i Tarişe bağlı, 75 000'i dışarıda ve perişan. Ne yaşını satabiliyor ne kurusunu.
Bakın, değerli arkadaşlar, eğer devlet desteği tümden kaldırılırsa, onların ürünleri desteklenmezse ne dünya pazarlarında ne de Türkiye'de, gelecek yıllar içerisinde toprağı işleyecek pamuk üreticisi bulabiliriz ve dünya pazarlarında daralır Türkiye. Türkiye tütün satarken, üzüm satarken, şimdi tütün alan, üzüm alan, buğday alan ülke durumuna geldi. Organik tarım; tamam; ama, bu yasalar yapılırken üreticimiz gerçekten dünya pazarlarında yarışabilmesi için desteklenmelidir.
Kooperatifçiliğin adı hiç konuşulmuyor. Bakın, tarımla ilgili bir yasayı görüşüyoruz. Artık kooperatifçilik yok Türkiye'de. Bu, bence çok yanlış bir şey. Tek tek insanlar kendisini koruyamaz, AKP sözcüsü gibi ihracatçılık yapamaz. Bakın, Denizli'nin köylerinde üreticiler toprak tahlili yaptıramıyorlar, üzümlerini satamıyorlar, yasaklar konuldu, kotalar konuldu, uluslararası ölçüler konuldu, üreticimizi ezdik. Onun için, bu yasalar, güzel, iyi; ama, köylünün, üreticinin eğitilmesi, desteklenmesi, korunması ve dış tekellere karşı örgütlenerek kendini koruması gerekir diyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
87 konuşma daha · 30 Kasım 2004