İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 68. BİRLEŞİM · SALI

İstanbul elektrik tranvay ve tünel idareleri teşkilat ve tesisatının istanbuly belediyesine devri hakkında (s.s.1098)

Mustafa Ilıcalı

Erzurum Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 68. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Şubat 2006 · 1.707 kelime · yaklaşık 9 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Ilıcalı (AK Parti), 28 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSTANBUL ELEKTRİK TRANVAY VE TÜNEL İDARELERİ TEŞKİLAT VE TESİSATININ İSTANBULY BELEDİYESİNE DEVRİ HAKKINDA (S.S.1098)); konuşma 1.707 kelime.

Mustafa Ilıcalı (AK Parti, Erzurum). “İstanbul elektrik tranvay ve tünel idareleri teşkilat ve tesisatının istanbuly belediyesine devri hakkında (s.s.1098)”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 28 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ilicali-22-2006-02-28-istanbul-elektrik-tranvay-ve-tunel-idareleri-teskilat-ve-tesisatinin-i (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA ILICALI (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK Parti Grubu adına İETT, İstanbul Elektrik, Tramvay ve Tünel İdareleri Teşkilat ve Tesisatının İstanbul Belediyesine Devrine Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifimiz üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Konuşmamın içeriğini, Sayın Sözen Beyefendiyi dinledikten sonra değiştirmemin gerekli olduğuna inandım. Bu manada da değişiklik yaparak sunuşumu yapacağım; ama, bu sunuşu yapmadan önce, bu teklifin hazırlanmasında bize yardımcı olan, teklifte imzası olan -benim dışımda- değerli İstanbul Milletvekilleri Gülseren Topuz, Sayın İbrahim Özal, Mustafa Ataş, Cengiz Kaptanoğlu, Nusret Bayraktar, Mustafa Baş ve Sakarya Milletvekili Recep Yıldırım Beye teşekkür ediyorum. Ayrıca, Danışma Kuruluna da, 337 nci sıradan, oybirliğiyle bugün görüşülmesine imkân verdiği için, Danışma Kurulunda Başkanımıza ve grup başkanvekillerime de ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum.

Tabiî, bu konuşmayı yaparken bir İstanbul Milletvekili değilim Erzurum Milletvekiliyim; ama, 1979'da İstanbul Üniversitesine asistan olarak girmiş, milletvekili oluncaya kadar üniversitede akademi kariyerininin sonuna kadar İstanbul'un ve Türkiye'nin ulaşımıyla ilgilenmiş bir kişi olarak; ayrıca, İstanbul Belediyesinde, Sayın Başbakanımızın belediye başkanlığı zamanında, biraz önce Başkanımızın altını çizdiği ulaşım ana planının koordinatörlüğünden, daha sonra ulaşımdan sorumlu daire başkanlığı olarak çeşitli görevlerde bulundum. Bugün de İstanbul'un meseleleri -bu Türkiye Büyük Millet Meclisinde bulunan- tüm illeri ilgilendiriyor. İstanbul, ülkemiz için çok önemli bir şehir; diğer şehirlerin ekonomik kalkınması yönünden, diğer şehirlerimize insan kaynaklarının gönderilmesi yönünden, gelişmesi yönünden oldukça önemli. Yani, burada, İstanbul milletvekillerimizin dışında tüm 80 ilin milletvekilleri için de İstanbul çok önemli bir şehir; ama, tabiî, biz burada konuşurken, burada bir teklif verirken… Ben, Sayın Nurettin Sözen Beyi, belediye başkanlığı döneminden itibaren tanıyorum kendisini, İçişleri Komisyonunda da değerli görüşlerini dinledim. Bir kere, hemen, önce şunu belirteyim: Bu teklifimizde Sayın Başkanım, sizin herhangi bir şerhiniz yok; sadece, çekimser olarak imzanız var, yani buradaki yanlışlıkları not edip bir imza yok.

NURETTİN SÖZEN (Sivas)Nasıl olsa burada söyleyecektim.

MUSTAFA ILICALI (Devamla)Ama, burada şunu vurgulamamız lazım: Biz burada, bir unvanımızı bir dalda almışsak, iki kelimeye, yanlış bir şeye alet olmak için bunu alırsak hocalarımızı çok üzmüş oluruz; bize, bu akademik kariyerimiz boyunca unvanımızın yükselmesine imza atanları üzmüş oluruz. Bu, iki kelimelik bir değişiklik gerçekten; ama, ne zaman hazırlanmış bu İETT Yasası; baktığımız zaman, 1936'lı yıllarda hazırlanmış. İki kelime; ama, o iki kelimede neler getirdiğini size rakamlarla ifade edeceğim. Yani, hakikaten, bakıyorsunuz, bu kadar, İstanbul'un önemli meselesi var, bir teklif geliyor "işletir, işlettirir… Ne olacak, bundan İstanbul'un ulaşımı mı kurtulacak" diye…

Şimdi, bir kere, hemen şunu belirtmek istiyorum: İstanbul Belediyesi İstanbul'un ulaşımına, genel, yani bilimsel manada çok geniş bir kadrosuyla bakıyor. Başkanımızın üzerinde durduğu, metropolitan planlamayı çok vurguladınız -inşallah, bilmiyorum İstanbul vekillerimiz, diğer vekillerimiz, fırsat oldu mu- İstanbul Belediyesinin oluşturmuş olduğu İstanbul Metropolitan Planlama Merkezi var. Bu merkezde, değerli milletvekilleri, İstanbul Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimar Sinan Üniversitesi bir uzay üssü gibi; yani, Türkiye'de, planlama konusunda, ulaşım konusunda kariyeri olan, bilgisi, birikimi olan herkes orada ve sürekli buradan projeler üretiliyor. Tabiî, bu projelerin üzerine de, İstanbul'un ulaşım ana planı…

Tabiî ki, ana plan yapmadan, İstanbul'un metropolitan planlamasını yapmadan, İstanbul'un ulaşım sorunlarını çözemezsiniz; ama, bu çalışmalar yapılırken, değerli milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisine de önemli görevler düşüyor, merkezî hükümetimize de önemli görevler düşüyor. İşte, nedir bunlardan biri; yasal destek vermek mecburiyetindeyiz. Son zamanlarda, İstanbul'un ulaşım sorunlarını bütün medya konu etti ve bundan bir iki ay önce de, Sayın Ulaştırma Bakanımız, Bayındırlık Bakanımız, İstanbul Belediye Başkanımız, Valimiz, milletvekillerimiz, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma Komisyonu üyelerimiz, İstanbul ulaşımının sorunlarını çözülmesiyle ilgili çok kapsamlı bir toplantı yapıldı ve bu toplantıda da, gerek kısa vadeli gerek orta vadeli gerekse uzun vadeli çözüm önerileri oluşturuldu.

Şimdi, size, şunu çok net olarak belirtmem gerekir ki, İstanbul'da… Burada, bir kere, Sayın Başkanımın ifade ettiklerini düzeltmemiz gerekiyor, çok özür dileyerek düzeltmemiz gerekiyor; yani, burada, bu teklif sahibi olan kişiler olarak, biz, böyle çok anlamsız bir teklif verdiğimiz durumu oluşturduk. Kamuoyunu doğru bilgilendirmemiz lazım ve bunları da, böyle, rakamlarla bilimsel olarak da izah etmemiz lazım. Herhangi bir başka tartışma ortamına girmeden, Değerli Başkanımıza verilen cevap bilimin ışığında olmalı.

Şimdi, peki, İstanbul'daki bugünkü ulaşımın problemlerini herkes biliyor; bunu, yani, bir üniversite mezunu olmaya, akademik kariyer yapmaya, milletvekili olmaya gerek yok; bu var. Niye, peki, İstanbul'da bu kadar zaman ulaşım problemleri oldu?! Bunu, AK Parti İktidarı mı İstanbul'un ulaşım problemlerini oluşturdu veya bugünkü belediye yönetimi mi?! Ne yaptı; İstanbul, işte, uzun zamandan, kentin kimliğinin iyi tarif edilememesinden, işte, sanayi şehri, tarihsel kimliği, kültürel birikimi ortaya alınmadan şehir sanayileşti, yanlış planlamalarla beraber, muazzam bir nüfus artışı oldu. Tabiî, bu nüfus artışına karşılık da, bu gerekli ulaşım altyapısı da oluşturulamadığı için, her geçen gün İstanbul'un ulaşım sorunları ağır bir hale geldi.

Peki, bu problemleri çözebilmemiz için ne yapmamız lazım; bir kere, ulaşım taleplerini azaltmamız lazım; bunun için iyi bir planlama yapmamız lazım ve bu planlamayı yaptıktan sonra da, birim zamanda en fazla taşıtı değil değerli milletvekilleri, en fazla insanı geçirecek sistemleri öne çıkarmamız lazım. Hangi sistemler bunlar; toplu ulaşım sistemleri. İşte, bunlara bütün olarak baktığımız zaman, raylı sistemler, deniz ulaşımı, mevcut karayolu sisteminin kapasitesinden en iyi şekilde yararlanılması, tabiî buradaki karayolunda toplu ulaşım sistemlerine yer verilmesi, entegrasyonun sağlanması, bu sistemler arasında, zaman, bilet entegrasyonunun, tarife entegrasyonunun sağlanması; bunların yapılması gerekiyor. Peki, bunlar, 1994 senesinde -ben de bulunmaktan büyük onur ve gurur duyduğum- Sayın Başbakanımız Belediye Başkanı olmadan önce daha "biz İstanbul'da acaba ne yaparız" diye bakarken, iki konunun altını çizdik Sayın Başkanım; iki konu… 1994 senesinde -o günkü arşivler karıştırılırsa- Sayın Başbakanımız, o günkü Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan Bey iki şeyin altını çizdi: Bir, İstanbul metropolitan planlama; buna bağlı olarak ulaşım ana planı. Bu çalışmalar… Biz de geldik, üniversiteden bu çalışmalara katkıda bulunma şansını bulduk. Şimdi, bizden önceyi ben eleştirmek istemiyorum. Yani, bu ulaşım ana planı, ilk defa 1994 senesinde başladı; İstanbul Teknik Üniversitesi ile Belediye arasında beraber çalışmalar yapılmaya başlandı. Tabiî, bu çalışmalar yapılırken, merkezî hükümete de çok önemli görevler düşüyordu; belediyenin birtakım projelerinin uygulanması gerekiyordu, birtakım raylı sistem projeleri, Ulaştırma Bakanlığını ilgilendirdiği için.

Özetle -zamanım da fazla yok- yani, bizim o zaman yaptığımız bütün bilimsel çalışmalar Ankara'dan, siyaseten -üzülerek- destek görmedi. Birkaç tane örnek vermek gerekirse; mesela, Sayın Başkanımızı gerçekten tebrik ediyoruz metroyu başlatmıştınız, Başbakanımız, Başkanımız Tayyip Bey metroyu tamamladı, 4 üncü Levent'e kadar getirdi; o metro rahatlıkla Ayazağa'ya kadar devam ederdi, çözemedik. Harem ile Kartal arasındaki metro bitmiş olacaktı; hatta, o günkü getirdiğimiz merkezî yöneticiler "bu kadar güzel bir çalışma etüdüyle, planlamasıyla görmedik" dediler, siyaseten destek görmedi ve bu projeler uygulanamadı. Bırakın şimdi siz, yani, bir Meclisten, o günkü meclislerden destek almayı, çizdiğiniz uluslararası, ulusal -en iyi hocalarla çalıştığınız- planlarınıza destek alamadınız; ama, bütün bunlara rağmen, Sayın Başkanım -yani, isminizi çok kullanıyorum, saygım, sevgim sonsuz- şimdi, bizim ve o zamanki belediye yönetimine de eleştiri getirdiniz; işte, kiralama yapıldı, fazla verildi, noksan verildi… Değerli milletvekilleri, ben, hiç, ona, buna bakmam. Sayın Başkanımız, yani, bugünkü Başbakanımız Tayyip Bey belediyeyi devraldığı zaman -hafızam yanıltmıyorsa, o bilgileri almadım; tabiî, Başkanımın ne konuşacağını bilmediğim için- 2 milyar dolar borç aldı, 1 milyar dolar borç ödedi, 4 milyar dolar da yatırım yaptı. Bu nasıl oldu da, bu fazla paraları vererek, bu yatırımları nasıl yaptı, bu borcu nasıl ödedi! (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Bunu iki şeyle yaptı, değerli milletvekilleri; bir, para yönetimi; bir, insan yönetimi. Önce, bir kere, işi bilen kişileri getireceksiniz, hangi parti iktidara gelirse gelsin, işi bilenler işin başında olacak; ondan sonra da, bu paraları hesaplarken, kullanırken, proje önceliklerini seçecek, iyi hesaplayacak, iyi bakacak, fizibilitesine… Bugün, üzülerek, ne kadar, ülkemizde sahipsiz projeler var; temelleri atılmış, duruyor, ondan sonra, ülkede problemler yerinde sayıyor. Demek ki, o bakışla baktığımız zaman, Başkanımızın belediye yönetme mantığı, politikası çok yerinde; iki rakamla, bunu, ifade ediyorum.

Peki, şimdi, İETT'ye bu işletme hakkını vereceksiniz de ne olacak?! Değerli Başkanım, şu anda, İETT'nin -biraz önce, siz de söylediniz, 2 600, ben, tam rakam söyleyeyim, İETT'den aldığım yeni rakam- 2 666 tane aracı var, 2 048 tane de özel halk otobüsleri var; 4 666. Milletvekili dışında, bir ulaşım planlamacısıyım, yardımcı oluyorum, bu kadar dünya şehri bir şehre. Yapılan hat optimizasyonunda, İstanbul için gerekli olan otobüs sayısının en az 1 500- 2 000 daha artırılması gerekiyor. Ben, size, daha geniş bir zamanda bir seminer veririm, niye bu kadar otobüs gerekiyor, hangi yöntemi, hangi planlamayı kullanıyorsunuz, onu anlatırım; ama, şurada, bir an için, benim bu 2 000 rakamımı doğru kabul edin. 300 000 dolar verdiğimiz zaman Değerli Başkanım, 300 000'i 2 000'le çarptığınız zaman ne yapar; 600 000 000 dolar. 600 000 000 dolar vereceksiniz… Haa, bu 600 000 000 doları vermezseniz ne olur; oradaki 10 000 000-15 000 000 insanı toplu ulaşımla konforlu, rahat bir şekilde götürebilmeniz için, birim metrekareye düşen yüksek standartta, insanlarımızı sıkıştırmadan -özür dileyerek- tek ayağının üstünde götürmeden, istenen saatte, istenen orerleri pratiğiyle uygulayarak götürebilmeniz için, bu şeyi vermesi lazım işletmenin, İETT'nin veya özel halk otobüsünün. Nasıl verecek; işte, daha konforlu otobüsler verecek, sayıyı ayarlayacak. Bu sayıyı verebilmeniz için de 600 000 000 dolar lazım. Şimdi, bunu, buraya, değerli milletvekilleri, bir yere not edelim. Burası 600 000 000 dolar, yatırım maliyeti. Bunun bürokratik işlemleri, o kaynağın bulunması, onu bulursam benim raylı sistemim ne olacak, kilometresi 50 000 000 dolar, ağır metronun; yani, saatte 60 000-70 000 yolcu geçirirseniz 50 000 000-60 000 000 dolar. Hafif metro yaparsanız, 15 000-20 000 kişi geçirirseniz, 25 000 000 dolar; en küçüğü 10 000 000 dolar… Şimdi, deniz sistemi yapacaktınız, entegrasyon… Verdim 600 000 000 doları, otobüsleri satın aldım; çünkü, o kadar ihtiyacım var, bunu almak mecburiyetindeyim. Peki, bunları işletmeye geçirdiğimiz zaman, baktığım zaman, değerli milletvekilleri, bir yolcunun maliyeti yaklaşık olarak 2 dolar; yani, işletme maliyeti 2 dolar. Bilet ücretlerini 1 dolar sayarsanız, ne yapıyor; her bir yolculuk için, siz, cebinizden 1 dolar daha işletme gideri veriyorsunuz. Fazla rakamlara boğmayayım. Yine İETT'nin, ocak ayında aldığım yolculuklarda 30 000 000 yolculuk yapılmış. 30 000 000 yolculuğun işletme giderini 1 dolarla çarparsanız, 30 000 000 dolar, 12'yle çarparsanız 360 000 000 dolar… Öbür tarafta, 600'ü de ona koyarsanız, 1 milyar dolar… 1 milyar dolarınız gitti, ortada yine mevcut sistem, işte aynı sistem... Otobüs sayılarımız arttı, bu sistem nasıl yürüyecek?!.

Şimdi, tabiî, bunu rakamlarla izah ettiğimiz zaman -burada bazı yanlışlıklara da meydan vermemek için- 1 dolar, İETT işletme giderinde zarar ediyor; ama, buna karşılık, komisyonları var, reklam ücretleri var, belki 0,5 oradan gelebiliyor; yani, bu rakamlar, hakikaten çok büyük rakamlar ve yaklaşık hesaplar. Bunları test ederek, sizleri yanlış bilgilendirmemek için, bu bilgilerle çıktım.

MÜCAHİT DALOĞLU (Erzurum)Biraz bize de anlat…

MUSTAFA ILICALI (Devamla)Siz itiraz etmediniz ki biraz önce benim anlattıklarıma…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

36 konuşma daha · 28 Şubat 2006

36 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook