Kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve 3 milletvekilinin bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı, emniyet teşkilatı kanunu ile genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; konya milletvekili mustafa kalaycı ve 3 milletvekilinin; kırşehir milletvekili abdullah çalışkan ve 2 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri ile (s.s.: 508)
Konya Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 117. Birleşim · 4. yasama yılı · 15 Haziran 2010 · 924 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Kalaycı (MHP), 15 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ VEYSİ KAYNAK VE 3 MİLLETVEKİLİNİN BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI, EMNİYET TEŞKİLATI KANUNU İLE GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI; KONYA MİLLETVEKİLİ MUSTAFA KALAYCI VE 3 MİLLETVEKİLİNİN; KIRŞEHİR MİLLETVEKİLİ ABDULLAH ÇALIŞKAN VE 2 MİLLETVEKİLİNİN BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ İLE (S.S.: 508)); konuşma 924 kelime.
Mustafa Kalaycı (MHP, Konya). “Kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve 3 milletvekilinin bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı, emniyet teşkilatı kanunu ile genel kadro ve usulü hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; konya milletvekili mustafa kalaycı ve 3 milletvekilinin; kırşehir milletvekili abdullah çalışkan ve 2 milletvekilinin benzer mahiyetteki kanun teklifleri ile (s.s.: 508)”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 15 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kalayci-23-2010-06-15-kahramanmaras-milletvekili-veysi-kaynak-ve-3-milletvekilinin-bazi-kanu-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA MUSTAFA KALAYCI (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; temel kanun şeklinde görüşülmekte olan 508 sıra sayılı Bazı Kanunlarda ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin ikinci bölümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere huzurlarınızda bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Görüştüğümüz kanun teklifinin 18’nci maddesiyle 70 bin öğretmen kadrosu ve 30 bin polis kadrosu ihdas edilmektedir.
Milliyetçi Hareket Partisi milletvekilleri olarak 29 Mart 2010 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verdiğimiz ve benim de imzamın bulunduğu (2/646) esas no.lu Millî Eğitim Bakanlığında Sözleşmeli Statüde Çalıştırılan Öğretmenlerin Memur Kadrolarına Atanması Hakkında Kanun Teklifi, Plan ve Bütçe Komisyonunda yapılan görüşmelerde diğer tasarı ve tekliflerle birleştirilerek görüşülmüştür. Ancak, ihdas edilen memur kadrolarına sözleşmeli öğretmenlerin atanarak sözleşmeli öğretmen uygulamasına son verilmesini öngören teklifimizdeki maddeler dikkate alınmamıştır.
Anayasa’nın 128’inci maddesinde “Devletin kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.” hükmü yer almaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin (a) bendinde de “Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifayla görevlendirilenler bu kanunun uygulanmasında memur sayılır.” denilmektedir. Asli ve sürekli görevler yürütmek üzere 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu kurumlarına memur kadroları ihdas edilmiştir. Bunların dışında kalan ve memurlar eliyle gördürülmesi mümkün olmayan hizmetler için ise 657 sayılı Kanun sözleşmeli personel istihdamını öngörmüş olup bu şekildeki istihdam şekli esasen istisnai durumlara ilişkindir. Ancak, gelinen noktada bugün devletin asli ve sürekli hizmetleri niteliğinde olan eğitim ve öğretim hizmetleri sözleşmeli personel eliyle yürütülür hâle gelmiştir. Bir yandan öğretmen unvanı için kadrolar ihdas edilip memur istihdam edilirken bir yandan da aynı unvanda sözleşmeli eleman çalıştırılması Anayasa’nın 128’inci maddesine de aykırıdır.
Eğitim-öğretim hizmetleri için aslolan, hizmet ihtiyacının memurlar eliyle yürütülmesi olduğundan, yeteri kadar kadro temin edilerek eşitlik ve hakkaniyetli bir şekilde objektif esaslara uygun memur teminidir.
Geçen yıl Millî Eğitim Bakanı gerek Mecliste gerekse Kamu-Sen’e bağlı Türk Eğitim-Sen yönetiminin kendilerini ziyaretinde sözleşmeli öğretmenleri kadroya alacağı sözünü vermiştir. Yine, geçtiğimiz aylarda da Maliye Bakanlığı ile çalışmaların yapıldığı, tasarının hazırlanmakta olduğu belirtilmiştir, ancak bugüne kadar söz konusu tasarı Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmamıştır. 68 bin sözleşmeli öğretmen verilmiş olan sözün yerine getirilmesini beklemektedir.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak verdiğimiz kanun teklifimiz de, yapılan bu uygulama nedeniyle kendilerinin bir kusuru bulunmayan sözleşmeli öğretmenlerin mağduriyetinin giderilmesi ve mevcut uygulamanın Anayasa’ya uygun hâle getirilmesi amacıyla 657 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli olarak çalışan öğretmenlerin hemen memur kadrolarına geçirilmesini düzenlemektedir. Gerçekten sözleşmeli öğretmenlerimizin bu sorununun giderilmesi gerekmektedir. Gerçi, kadro sorunu yaşayan sadece sözleşmeli öğretmenler değil, ders saat ücretli, vekâlet eden ya da usta öğretici gibi sıfatlarla öğretmenlik yapanlar da bulunmaktadır. Yani farklı maaşlar, farklı statü, farklı özlük hakları, açıkçası bir ayrımcılık yapılmaktadır. Bu, doğru değildir; öğretmenler arasında böyle bir ayrımcılık yapmak doğru değildir. Gelin, bu uygulamayı düzeltelim. Sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesini içeren kanun teklifimizde, yapılacak intibak işlemlerine dair gerekli hükümler de yer almaktadır. Artık daha fazla beklemeyelim, kanayan bu yarayı tedavi edelim. Böylelikle sizler de sözünüzü yerine getirmiş olursunuz.
Bir diğer konu, sürekli bir umut içerisinde atanmayı bekleyen öğretmen adaylarının sorunudur. 327 bin kişi atamayı beklemektedir. Gerçekten de çok sıkıntıdalar, bunalımdalar; yaşları otuzu geçmiş, hâlen atanmayı beklemektedirler.
Öğretmen açığımız, Millî Eğitim Bakanlığının verilerine göre 133 bin kişi düzeyindedir. Eğer emeklileri dikkate alırsak, okullaşma oranının artacağını dikkate alırsak, okul öncesi eğitimi seksen bir ile yaygınlaştırırsak bizim öğretmen açığımızın 150 binin de üzerinde olduğu ortadadır. Bu kadar öğretmen açığı söz konusuyken, 327 bin öğretmen adayının atanmayı beklemesi, mesleğini yapamaması AKP Hükûmetinin vurdumduymazlığını, iş bilmezliğini, tutarsızlığını ve eğitim sisteminin plansız, programsız yürütüldüğünü göstermektedir.
Bir diğer önemli sorun, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının, özellikle de emeklilerinin aylıklarının yetersiz olmasıdır. Öğretmenlerimizin ve Millî Eğitim Bakanlığı teşkilatında çalışan diğer personelin özlük haklarında mutlaka iyileştirme yapılmalıdır. Öğretmenler, aldığı aylıkla geçimlerini temin edemediğinden ek işler yapmak zorunda kalmaktadır. Özellikle de emekli olduktan sonra bağlanan emekli aylığı önemli oranda düştüğünden emekli öğretmenler geçimini büyük güçlüklerle sürdürebilmektedir. Bu nedenle, öğretmenlerin maaş ve diğer ödemelerinde iyileştirme yapılmasının yanı sıra emekli aylığı hesabında dikkate alınmayan ek ders ücreti gibi ödemelerin de emekli aylığına dâhil edilmesi için mutlaka gerekli düzenleme yapılmalıdır.
Değerli milletvekilleri, kanun teklifinin 12’nci maddesinde 1479 sayılı Kanun’un mülga 50’nci maddesine göre belirlenmesi gereken sigortalıların ödeyecekleri primler ile bağlanacak aylıkların hesabına esas gelir basamaklarının kendinden önceki dönemde yürürlükte bulunan gelir basamakları esas alınarak 1/4/2002-30/6/2002 döneminde yüzde 32,32; 1/7/2002-31/3/2003 döneminde yüzde 17,89; 1/4/2003-30/6/2003 döneminde yüzde 20; 1/7/2003-31/12/2003 döneminde yüzde 16,5 oranında artırılarak belirlenmesi ve bu dönemlerde 1479 sayılı Kanun’un 50’nci maddesinin ikinci cümlesinin uygulanmaması hususları düzenlenmektedir. Teklifin gerekçesinde 1479 sayılı Kanun’a tabi sigortalıların ödeyecekleri primler ile bağlanacak aylıkların hesabına esas gelir basamaklarının belirlenmesi konusunda Bakanlar Kuruluna yetki veren 1479 sayılı Kanun’un geçici 17’nci ve 4830 sayılı Kanun’un 51’inci maddesinin (m) fıkrasının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi üzerine çıkarılan (2002/3930) ve (2003/5471) sayılı Bakanlar Kurulu kararlarının yasal dayanağı kalmadığı gerekçesiyle hukuksal boşluğun giderilmesi için hazırlanan gelir basamaklarının yasal dayanağa kavuşturulmasının amaçlandığı ifade edilmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca yapılan 3 Haziran 2010 tarihli basın duyurusunda, bu maddede yapılan düzenleme ile ilgili bilgilere yer verilerek kanun teklifinde yer alan geçici düzenlemenin bağımsız çalışan sigortalılardan yani BAĞ-KUR’lulardan emekli olanlar bakımından bir aylık artışı getirmemekte olduğu, aylıklar yönünden mevcut durumun devam ettirildiği açıklanmıştır. Dolayısıyla o dönemlerde BAĞ-KUR emekli aylıklarına yapılan fiilî zam oranları dikkate alınarak düzenleme öngörüldüğü, teklifin bu maddesinin BAĞ-KUR emeklilerinin aylıklarında bir artış getirmediği ifade edilmektedir. Böylelikle 2002 ve sonraki yıllarda emekli olan ve ileride emekli olacak olan tüm BAĞ-KUR’luların emekli aylıkları yüzde 32,3-yüzde 118 aralığında artacağı yönünde kamuoyunda oluşan beklenti boşa çıkmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
72 konuşma daha · 15 Haziran 2010