İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 114. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)

Mustafa Kemal Cengiz

Çanakkale Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 114. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Haziran 2010 · 471 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Kemal Cengiz (MHP), 9 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MADEN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.503)); konuşma 471 kelime.

Mustafa Kemal Cengiz (MHP, Çanakkale). “Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kemal-cengiz-23-2010-06-09-maden-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-503-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUSTAFA KEMAL CENGİZ (Çanakkale)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; gerçekten dünya parlamentolarına da örnek olacak bir çalışmayı gerçekleştirirken ben de Komisyonumuzun 16 milletvekilinin ve 14 uzman arkadaşımızın bu çalışmalarını anlatmaya devam edeceğim çünkü bu çalışmalarımızla hem model oluşturma hem de gelecek mevzuat çalışmalarına altyapı yapma noktasında ve özellikle gelecek hükûmetlere de bir vizyon oluşturma noktasında bir çalışma yaptık, bir emek harcadık, dört ay boyunca da gezmediğimiz yer kalmadı.

Değerli arkadaşlar, gerçekten Komisyonumuz hem 21 tane önergeyi incelemiş hem de 14 tane ili ziyaret etmiş. Bu illerin içinde ilçeler ve beldeler de bulunmaktadır. Nallıhan ve Beypazarı’ndan başladığımız araştırma gezimiz, inceleme gezimizde özellikle Bursa, Kütahya ve Eskişehir’deki çalışmalarla devam etti, daha sonra İzmir’e geldik. İzmir’de özellikle çevreci hassasiyetleri de ortaya koyan ve Komisyon arkadaşlarımızın özellikle sadece madencilik sektörünün sorunlarını araştırma değil, madencilikle sorunu olduğu iddia edilen çevrecilerin de hem sorularını hem şikâyetlerini hem de hassasiyetlerin dinleme fırsatı bulduk. Özellikle İzmir’deki Efemçukuru’ndaki İzmirlilerin hassasiyetini bizatihi yerinde dinledik, yerinde gördük, yerinde inceleme fırsatı yakaladık ve Efemçukuru’ndaki hassasiyetleri de burada yansıttık.

Buradan Bergama’ya geçtik. Özellikle, Bergama’daki Kozak Yaylası köylülerimizin, Kozak Yaylası muhtarlarımızın ve Kozak Yaylası’ndaki o çam fıstığının ihya ettiği o bölgeyi, o yaylayı ve o insanların hassasiyetlerini ve yakarışlarını da gördük. Özellikle o bölgedeki köylülerimiz, kızlarımız, efendim yaşlılarımızla bir tepkiyi de ortaya koydular ve bunu da Komisyon olarak dinledik.

Daha sonraki süreçte özellikle Manisa’nın Soma ilçesi ve Manisa’da ve daha sonra Turgutlu’daki hassasiyeti gördük. Turgutlu’daki çevrecilerle birlikte o bölgedeki tarım sektörünün, halkımızın, köylümüzün ve muhtarlarının hassasiyetlerini dinledik.

Daha sonra Salihli’ye geçtik. Bildiğiniz gibi, ekonominin göstergesi olan paranın icat edildiği ve milattan önce 640 yılında da ilk paranın basıldığı Sard’ın bulunduğu Salihli beldesine gittik. Tam üç bin yıldır orada altın madeni işleyen ve onu devam ettiren bir sektörle de karşı karşıya geldik ve Pomza adı altındaki bu şirketin çalışmalarını da buradan takdir etmek istiyorum ve bu çalışmaları da burada size anlatmak istiyorum. Çünkü bu altın madeninde siyanür kullanılmamaktadır, kimyasal maddeler kullanılmamaktadır ve tarihî süreç içinde bu doğal sistemi orada koruyan Pomzaya ve onun sahibi Hakan Ürün’e de buradan, bu çevreci yaklaşımından dolayı teşekkür ediyorum.

Özellikle hem Çevre Komisyonu üyesi olarak, daha önce de Çevre Araştırma Komisyonunda görev yapmış, aynı zamanda Komisyonun sözcüsü olarak da her iki unsurları da birleştirmeye çalıştık. Bu bağlamda, özellikle Güneydoğu gezimiz gerçekten görülmeye değerdi. Cudi Dağı’nın tepesine çıkıldı, Şırnak’a gidildi, Batman’a gidildi. Batman’daki Batı ve Doğu Raman’daki petrol rezervleriyle ilgili… Nusaybin’de, Mardin’de, Mazıdağı’nda, Diyarbakır’da, Elâzığ’da, Elâzığ’ın Maden ilçesinde, Ergani’deki çalışmaları yerinde görme fırsatı bulduk. Gerçekten o bölgeyi gördükten sonra, Güneydoğu Anadolu’yu gördükten sonra bazı kafamızda şekiller meydana geldi. Acaba yer altı zenginlikleri ve yer üstü zenginlikleriyle bezenmiş Güney Anadolu’da ve Anadolu’nun her karışında, bazı uluslararası senaryoların da kitaplarda ciltlerle yazdığı gibi, bazı senaryoların bu yer altı zenginliklerimizi acaba Türk devletinin eline geçmemesi noktasında bazı manipülelerin olduğu da mı akla geldi ve bunlar da bizlere ifade edildi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

106 konuşma daha · 9 Haziran 2010

106 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook