İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 114. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)

Mustafa Kemal Cengiz

Çanakkale Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 114. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Haziran 2010 · 560 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Kemal Cengiz (MHP), 9 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MADEN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.503)); konuşma 560 kelime.

Mustafa Kemal Cengiz (MHP, Çanakkale). “Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-kemal-cengiz-23-2010-06-09-maden-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-503-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUSTAFA KEMAL CENGİZ (Çanakkale)Evet.

BAŞKANBuyurun efendim. (MHP sıralarından alkışlar)

MUSTAFA KEMAL CENGİZ (Çanakkale)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; arkadaşlar, gecenin sabahında tabii ki bu eziyeti yaşamak istemeyiz, bizler de istemeyiz ama biz de çalışmalarımızı, önerilerimizi inatla anlatmaya çalışıyoruz bu saatte de. İnanıyorum, bizi bu saatte izleyenler de var çünkü arıyorlar. Buradan halkımız bizi anlıyor ama benim şuradaki konuşmamla bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz, bir şeyler yapmaya çalışıyoruz ve buraya da katkı sağlamaya çalışıyoruz.

FEVZİ ŞANVERDİ (Hatay)Nesini anlatıyorsun?

MUSTAFA KEMAL CENGİZ (Devamla)O zaman biz muhalefet yapmayalım, biz de gelmeyelim, sizler geçirin, gidin. Biraz daha ciddiyetle bu olaya yaklaşırsak belki gelecek nesillerin önüne de ciddi bir şeyler koymaya çalışırız.

Değerli arkadaşlar, bakın bugün madencilik sektöründe uzun bir süreç var. İlk maden yasamızla ilgili çalışmalar başlamadan önce 1858 yılında Arazi Kanunu’yla bu iş başlamış, 1901 yılında Taş Ocakları Nizamnamesi’yle şekillenmiş, 1906 yılında Maadin Nizamnamesi’yle bu Maden Yasası’nın altyapısı yapılmış, 1954 yılında 6309 sayılı Maden Kanunu’yla şekillendirilmiş, 1985 yılında 3213 sayılı Maden Kanunu çıkarılmış, 2004 yılında 5 Haziranda 5177 sayılı Kanun’la son şeklini almış.

İşte, biz, bu kanunlarla birlikte yüz yıldır bir şeyler yapmaya çalışıyoruz ama bakın, şurada, iki, dört, altı tane kanun düzenlemesiyle hâlâ madencilik sektörümüze yön verememişiz. Madencilik sektörümüzü bir yerlere taşıyamamışız. Hâlâ bugün ortaya koyduğumuz şekilde, ciddi manada madencilik sektörünün sorunları var. Nedir mesela bu sorunlar, nedir bu sorunları yaratan sebepler? Bakın, burasını özellikle dinlemenizi istirham ediyorum, bazıları da uykudan uyanabilir.

Bir: Madendeki ana sorunların birinci sebebi Maden Kanunu’ndan kaynaklanmaktadır.

İkincisi, diğer bakanlıkların mevzuatından kaynaklanmaktadır.

Üçüncüsü, madencilik sektöründeki finans ve teşviklerin yetersizliğinden ve araştırma aşamasında teşvik verilmemesinden kaynaklanmaktadır.

Dört: Yerli sermayenin maden sektöründeki riskleri göze alamadığından, risk sermayesini bulamadığından ve geri dönüşü, sermayenin geri dönüşü geç olduğundan ve uzun olduğundan dolayı bir problem yaşamaktayız.

Yine, madenciliğimizi yöneten, yönlendiren, denetleyen ve arayan, hatta çıkaran veya pazarlayan kurumlarımızın yeniden yapılandırılması, hareketlendirilmesi, MİGEM, Maden Tetkik ve Arama, Eti Maden Genel Müdürlüğü, Orman ve Çevre Bakanlığına bağlı kurum ve kuruluşlar ile ve diğer bunlara bağlı kuruluşlar arasında bir koordinasyonun olmamasıdır. İstişare ve koordinasyon manasında koordinasyonu sağlayacak bir kurulun oluşmaması ve bu kurumlar arasında bir çatışmanın ve bu kurumlar arasındaki iletişimin ve bu kurumlar arasındaki diyaloğun olmaması madencilik sektörünün önündeki sorunları birinci sıraya koymaktadır.

Yine, Türk madenciliğinin araştırma ve geliştirme stratejisini kurgulayacak güçlü, önder ve yönlendirici bir ARGE’sinin olmamasıdır. Bugün gerçekten yönlendirici ve yöneltici, önder bir ARGE’nin oluşmaması da Türk madenciliği açısından en önemli eksikliklerden biridir.

Diğer bir eksiklik de yine dünyada akredite olmamış ve dünyada da kabul edilebilir bir laboratuvarımızın da şu anda bir görev yapmaması, bulunmaması da en büyük eksikliklerimizden birisidir. Yine bu bağlamda üniversitelerimiz ve bilim adamlarımızın madenlerimizin tespitinde, arama tekniklerinde, çıkarma tekniklerinde, işletme aşamasında, ham madde ve mamullerinde ve ileri uç ürünlere ulaşmada bilimsel bir yaklaşımla maden mühendisi gençlerin yetiştirilmesinde sektörün içine ve bilim adamlarımızın, üniversitelerimizin ve üniversitedeki bu profesörlerimizin sektöre…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Cengiz, konuşmanızı tamamlayınız efendim.

MUSTAFA KEMAL CENGİZ (Devamla)…madencilik sektörüne üniversitelerimizin ve bilim adamlarımızın fikir önceliği yapmamaları ve bu konuda öncü olmamaları, ARGE desteğini üniversitelerimizin gerekli manada gerçekleştirmemeleri, rehberlik, öğretici, eğitici işletme ve tesisleşme noktasında yine üniversitelerimizin yol gösterici olmamaları, madencilik sektörümüzün bugün gelemediği noktayı bu maddeler en iyi şekilde anlatmaktadır.

Bugün Kanada’ya baktığımızda, Afrika’ya baktığımızda, Avustralya’ya baktığımızda ve bu konuda gelişmiş ülkelere baktığımızda daha çok şeyler almamız ve yapmamız gerektiğini bizlere ifade etmektedir.

Bu konuşmalarımız devam edecektir.

Saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

106 konuşma daha · 9 Haziran 2010

106 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook