Hocalı katlıamı hakıkında
Erzurum Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 68. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Şubat 2006 · 584 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Nuri Akbulut (AK Parti), 28 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HOCALI KATLIAMI HAKIKINDA); konuşma 584 kelime.
Mustafa Nuri Akbulut (AK Parti, Erzurum). “Hocalı katlıamı hakıkında”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 28 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-nuri-akbulut-22-2006-02-28-hocali-katliami-hakikinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 25-26 Şubat 1992'de dost ve kardeş ülke Azerbaycan'ın Hocalı kentinde Ermeni güçleri tarafından gerçekleştirilen Hocalı katliamının 14 üncü yıldönümü münasebetiyle gündemdışı söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, 1992 yılı Şubat ayının 26 ncı günü Hocalı'da yaşanan vahşet ve soykırım, Azerbaycan'ın ve tüm Türk dünyasının en acı günlerinden biridir. Ermenilerin "Büyük Ermenistan" hayali ve Ermeni diasporasıyla hedefleri olan Dağlık Karabağ Bölgesinin Azerbaycan Türklerinden temizlenmesine yönelik bu katliam, aynı zamanda insanlık tarihinin en utanç verici ve en karanlık günlerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Ermenistan, sürdürdüğü yayılmacı politikalarıyla Azerbaycan topraklarında sürekli bir gerginlik ve huzursuzluk sebebi olmuştur. Azerbaycan topraklarında gözü olan Ermeniler, ilk olarak, Dağlık Karabağ Bölgesinde verimli topraklara sahip tarihî bir yerleşim birimi olan Hocalı Kentine saldırmıştır. Tarihte eşine az rastlanır bir barbarlığın ve vahşetin yaşandığı 26 Şubat 1992'de, ağır silahlarla donatılmış Ermeni birlikleri, Rus motorize alayının da desteğiyle, 5 aydan beri kuşatma altında tuttuğu yaklaşık 7 000 nüfusa sahip olan Hocalı Kentini ele geçirmek amacıyla harekete geçmiş ve sivil halka karşı tam bir katliama girişmiştir. Bu insanlık dışı vahşi saldırıda, tamamı sivil ve silahsız olan yüzlerce Azerbaycan Türkü, kadın erkek, çoluk çocuk, yaşlı genç ayırımı yapılmadan katledilmiştir. Hayatını kaybeden kardeşlerimizin büyük bölümü, akıl almaz işkencelerle ve hunharca şehit edilmiştir; insanlar parçalanmış, kafa derileri yüzülmüş, gözleri oyulmuş; hamile kadınların karınları yarılmış, körpecik bedenler diri diri ateşte yakılmıştır. Masum halka reva görülen bu katliam, soydaşlarımızın maruz kaldığı insanlık dışı muamelenin vahametini göstermesi ve sözde soykırım iddialarıyla Türkiye'yi suçlayanların gerçek yüzlerini göstermesi bakımından ibret vericidir.
İlk olarak Fransız ve Rus gazeteciler tarafından dünyaya duyurulan Hocalı katliamı, tarihî belgeler, video filmleri ve insan olanın bakmaya bile dayanamayacağı yüzlerce fotoğrafla sabittir. Yapılan saldırıyla Hocalı'yı ele geçiren Ermeniler, haksız eylemlerine devamla, Dağlık Karabağ Bölgesini ve etrafını tümüyle işgal etmiştir.
Değerli milletvekilleri, Hocalı katliamı, 1914-1915 yıllarında Ermeni çetecilerin Anadolu Türklerine karşı yaptıkları haince saldırıların bir benzeri niteliğindedir; ancak, ne yazık ki, insan haklarının en ileri savunuculuğunu yapan ülkeler dahi, Azerbaycan Halkına yönelik bu katliama kayıtsız kalmakta, yaşanan haksızlığın giderilmesi için üzerlerine düşeni yapmamaktadır. Dünya kamuoyu, Ermenilerin yaptığı bu katliamı hâlâ görmezden gelmektedir. Azerbaycan topraklarının yüzde 20'sinin işgal altında tutulmasına, 1 000 000'dan fazla Azerbaycan Türkünün yerlerinden, yurtlarından edilmiş olmasına ve yıllardan beri çok güç koşullarda yaşıyor olmalarına rağmen olaya seyirci kalınmakta ve işgalin sona erdirilmesi için bir yaptırım uygulanmadığı gibi, göçmenlere yardım edilmesi ve durumlarının iyileştirilmesiyle ilgili olarak da bir tedbir alınmamaktadır.
Yukarı Karabağ ve 6 Azeri bölgesini işgal eden ve bu eylemi sürdürmeye devam eden Ermenistan, uluslararası hukukun "sınırların kuvvet yoluyla değiştirilemezliği" ve "toprak bütünlüğüne saygı" ilkelerini ihlal etmektedir.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı AGİT, bunun bir işgal olduğunu, uluslararası hukuk ve AGİT ilkelerinin kabul edilemez şekilde ihlal edildiğini kabul etmiştir.
Yine, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1993 yılında, Ermenistan'ın uluslararası hukuk kurallarını hiçe sayan saldırgan ve yayılmacı tutumunu kınayan bir karar almıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun efendim.
MUSTAFA NURİ AKBULUT (Devamla)Ancak, Ermenistan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin bu konudaki birden fazla kararına rağmen, Azerbaycan topraklarını işgal altında tutmaya devam etmektedir. Ermenistan, uluslararası hukuku hiçe sayan bu tavrından vazgeçmeli ve Azerbaycan'a ait olan Dağlık Karabağ Bölgesinde sürdürdüğü haksız işgale bir an önce son vermelidir.
Değerli milletvekilleri, Yukarı Karabağ sorununun, Güney Kafkasya'da bölgesel güvenlik ve istikrarı olumsuz olarak etkilediği bir gerçektir. Bu itibarla, barışçı, adil ve kalıcı bir çözümden yana olan Türkiye, barış sürecine destek vermeye hazır olduğunu her fırsatta dile getirmektedir. Unutulmamalıdır ki, Ermeniler, yıllardan beri, kendilerini Türkler tarafından ezilmiş, katledilmiş mazlumlar olarak göstererek, yaptıkları katliamları ve yayılmacı politikaları gizlemeye çalışmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
36 konuşma daha · 28 Şubat 2006