Topluma kazandırma yasası tasarısı ile içişleri ve adalet komisyonları raporları hk (s.s.235)
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 112. Birleşim · 1. yasama yılı · 29 Temmuz 2003 · 852 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Özyürek (CHP), 29 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TOPLUMA KAZANDIRMA YASASI TASARISI İLE İÇİŞLERİ VE ADALET KOMİSYONLARI RAPORLARI HK (S.S.235)); konuşma 852 kelime.
Mustafa Özyürek (CHP, Mersin). “Topluma kazandırma yasası tasarısı ile içişleri ve adalet komisyonları raporları hk (s.s.235)”. TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim tutanağı, 29 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-22-2003-07-29-topluma-kazandirma-yasasi-tasarisi-ile-icisleri-ve-adalet-komisyonlari (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Sayın Başkan, Yüce Meclisin saygıdeğer üyeleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Öyle anlaşılıyor ki, bu çalışma dönemimizin son haftasına girmiş bulunuyoruz.
Değerli arkadaşlarım, bu dönem içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde verimli bir şekilde çalışma yapılabilmesi açısından, Cumhuriyet Halk Partisi olarak elimizden gelen özveriyi gösterdik. Bu, sadece benim bir kişisel tespitim değil; sağ olsunlar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Başesgioğlu da, Grubumuza gönderdiği yazıda, özellikle Bağ-Kur ve SSK yasalarının kabulü sırasında gösterdiğimiz yaklaşım ve anlayışa teşekkür etmiştir. Bugün, Sayın Başbakan da, Grup toplantısında, ağır eleştirilerine rağmen, Grubumuza teşekkür etmekten geri kalamamıştır.
Değerli arkadaşlarım, şimdi, bu haftaki çalışma gündemine bizim itirazımız nedendir; onu dikkatinize sunmak istiyorum. Geçen hafta, Bağ-Kur yasasını ve SSK yasasını hangi şartlarda kabul ettiğimiz, hepinizin, özellikle Meclisi sonuna kadar izlemek lütfunda bulunan değerli üyelerin dikkatindedir. Büyük çoğunluğu Meclisten ayrılmış, kalanların önemli bir bölümü gözleri uykusuzluktan kapanmış bir halde, son derece önemli bir kanunu, SSK kanununu burada kabul ettik; nihayet, bugün, tümü üzerindeki nihaî oylama yapılacak.
Değerli arkadaşlarım, böylesi olağanüstü şartlarda ve olumsuz ortamda yapılan çalışmalardan, ne yazık ki, yeteri kadar verim almamız mümkün değildir. Geçen hafta, bize "IMF açısından çok önemlidir, bu Bağ-Kur ve SSK yasalarına yardımcı olur musunuz" denildi; gerçekten olduk. Şimdi, nedir önümüzdeki en önemli konu; bizim önceliğimiz değil; ama, sizin önceliğiniz olan ormanlarla ilgili Anayasa oylaması. Biz, karşı durmaya, olumsuz oy vermeye, oy vermemeye devam edeceğiz; ama, sizin, bugün, burada, oylatmak hakkınız.
Gene, yarın için gündemin 1 inci sırasına alınmış olan Yedinci Uyum Paketinin, Avrupa Birliğine uyum açısından, Kopenhag Kriterlerinin gereği olarak, önceliği var. Türkiye'nin demokratikleşmesi, daha özgür bir toplum haline gelmesi açısından, yararına da inandığımız için, bizim de desteklediğimiz bir tasarı.
Bunları, anlayışla karşılıyorum; ama, Meclis açılır açılmaz AKP'nin tartışmaya sunduğu Kamu İhale Yasasını, sekiz ay beklediniz de, niye, bu son çalışma haftasında sıkıştırdınız?.. Çok önemli bir tasarı; Türkiye, bu kanunu aylarca, yıllarca tartışarak kabul etti. Türkiye'nin kaynaklarının hortumlanmasında, yolsuzluklarda, başlıca konulardan biri ihaledir, ihale düzenimizin şeffaf olmamasıdır. İhale düzenini şeffaflaştıralım, saydamlaştıralım diye, geçen Meclis döneminde Kamu İhale Yasası gündeme getirildi; ama, şimdi, öyle bir tasarı getiriyorsunuz ki, kuşa dönüyor; yani "Kamu İhale Yasası gündemden kalkmıştır, eskiye dönülmüştür" şeklinde 1 maddelik bir tasarı getirseniz aynı sonucu sağlamış olursunuz. Böylesine önemli, yani, Türkiye'nin kaynaklarının harcanmasında ve kaynaklarının hortumlanmasında çok önemli bir vasıta olan İhale Yasasını, yine, böyle, sabaha karşı 3'te, 4'te, 5'te, uykulu gözlerle görüşerek, kabul edeceğiz ve ondan sonra da, topluma dönüp diyeceğiz ki "biz çok çalıştık, çok önemli yasalar kabul ettik."
Değerli arkadaşlarım, yaptığımıza, söylediğimize, önce kendimizin inanması lazım. Göğsümüzü gere gere demeliyiz ki, biz, bu kanunu enine boyuna tartıştık, şu noktasına şu arkadaşlarımız karşı çıktı, bu noktasını bu arkadaşlarımız kabul etti; ama, içimize sinen, bilerek oy verdiğimiz bir kanunu çıkardık. Gene, bunları deme imkânından mahrum kalarak, çok sıkışık bir takvimle çalışacağız ve çok yetersiz tartışmalar sonunda "Allah kabul etsin" kabilinden, bazı kanunları kabul edeceğiz. Biz, bunu içimize sindiremiyoruz. O nedenle, her Danışma Kuruluna, büyük bir iyi niyetle, uzlaşma niyetiyle gitmiş olmamıza rağmen, özellikle, Meclisin bu son haftasını bir uzlaşma havası içinde geçirerek kapatma arzumuza rağmen, bu öneriye kabul oyu veremiyoruz.
Değerli arkadaşlarım, öyle zannediyorum ki, geçen dönemde -en çok da AKP'ye mensup arkadaşlarım- hatırlarsanız, bir ara, IMF'nin istediği bazı kanunlar vardı "15 günde 15 yasa" denilmişti. Şimdi, önümüzdeki gündeme baktığımız zaman, 3 günde 15 yasa... Yani, bazı eleştirileri... Burada, başta Sayın Başkanımız olmak üzere, geçen dönemde de görev yapmış arkadaşlarımız var, ben de dışarıdan izleyen birisi olarak söyleyebilirim ki, o dönem en çok eleştirilen bu konuda, o eleştirilere hak veren ve Meclisin üstünde böylesine bir baskının uygulanmasını doğru bulmayan bir arkadaşınızım. Şimdi, çoğunluk partisi "3 günde 15 yasa, sabaha kadar oturun kabul edin, ister kabul edin ister etmeyin" diyor!
Değerli arkadaşlarım, bu, millî iradeyi, Parlamentoyu ciddiye almamaktır. Biz, kendi kendimizi ciddiye almazsak, biz kendimize saygı göstermezsek, toplumdan saygı bekleyemeyiz.
O nedenle, biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu öneriye, yani, Danışma Kurulunda oybirliği sağlanamamış olan öneriye karşı çıkacağız. Biraz acemilikten, biraz hazırlıksızlıktan, bu dönemi büyük bir telaş içinde, büyük bir kargaşa içinde geçirdik. Umarım ve dilerim ki, gelecek dönemde, hem hükümetin hem Meclis Başkanlık Divanının hem de çoğunluk partisinin ve elbette Cumhuriyet Halk Partisinin, daha hazırlıklı bir şekilde burada bir çalışma yürütmesi, ulusumuz için, geleceğimiz için, Meclisimizin saygınlığı açısından son derece önemlidir.
Değerli arkadaşlarım, dün, Adalet Komisyonunda kabul edilmiş olan Yedinci Uyum Paketinin çalışmalarına baştan sona katıldım ve Cumhuriyet Halk Partisi olarak, ilke olarak destek verdiğimizi de orada ifade ettim. Aylarca bu toplumda tartışılmış olan bir tasarıyı, daha 48 saat bile geçmeden yarınki gündemin 1 inci sırasına koymak, gerçekten biraz haksızlık oluyor. Ne geliyor, ne gidiyor, nerede özgürlükleri sağlıyoruz, nerede Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetkilerine bazı sınırlamalar getiriyoruz, nerede Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin yetkilerini alıyoruz; bunlar toplumda tartışılıyor. Bunları bilir bilmez, biz burada enine boyuna tartışmadığımız zaman; bunları bilir bilmez, herkes konuşuyor, haksız eleştiriler yapılıyor.
Siz "bu eleştiriler bizi ilgilendirmez" diyebilirsiniz. Değerli arkadaşlarım, toplumda söylenen her şey, bu Parlamentoyu ilgilendirir. Toplumun isteklerine, taleplerine kulak verdiğimiz ölçüde toplumda saygınlık kazanırız; toplumun isteklerine kulak verdiğimiz ölçüde, milletvekilleri olarak, toplumun içinde göğsümüzü gere gere dolaşırız.
Bu düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim. Danışma Kurulunda ittifak sağlanamayan Adalet ve Kalkınma Partisinin bu önerisine olumsuz oy vereceğimizi ifade eder, hepinize saygılar sunarım. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
27 konuşma daha · 29 Temmuz 2003