Bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hk (s.s.635)(özelleştirme hk.)
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 117. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Temmuz 2004 · 507 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Özyürek (CHP), 16 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK (S.S.635)(ÖZELLEŞTİRME HK.)); konuşma 507 kelime.
Mustafa Özyürek (CHP, Mersin). “Bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hk (s.s.635)(özelleştirme hk.)”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 16 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-22-2004-07-16-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisiklik-yapilmasi-hk-s (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun tasarısının geçici 5 inci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, bundan birkaç gün önce, hem Belediye Kanunu Tasarısını görüştük ve kabul ettik hem Büyükşehir Belediyeleri Kanun Tasarısını görüştük ve kabul ettik, daha önce de, il özel idaresine ait tasarıyı görüştük ve kabul ettik. Orada, hükümet üyeleri ve çoğunluk grubuna mahsus milletvekillerimiz, bu yasalarla yerel yönetimlere büyük yetkiler verildiğini, artık her şeyin Ankara'dan, bakanlıklardan yürütülmesi, kotarılması devrinin sona erdiğini, halkın seçilmiş temsilcilerine sonsuz güvenimiz olduğunu ve bunların olabildiği kadar yetkilendirilmesi gerektiğini hep ifade ettiler. Hatta, zaman zaman, bizim özellikle bu belediyelerin borçlanmasına filan sınır getirmemiz yönündeki önerilerimiz nedeniyle de, yerel yönetimlere, halkın seçtiği temsilcilerine güvenmediğimiz şeklinde suçlamalara muhatap olduk.
Şimdi, önünüzdeki tasarının geçici 5 inci maddesini dikkatle okursanız, ne deniliyor; bu Üsküdar'da bulunan Haydarpaşa Limanı, Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğüne devredilecek ve o liman oradan kaldırılacak; herhalde, bir yat limanına filan dönüştürülecek. Buna bir itirazım yok, olabilir; ama, peki, bir şehrin, İstanbul'un planlamasını, Üsküdar Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi yapmayacaksa, o bölgenin görünümü, kullanımı, halkın ihtiyaçlarını karşılama açısından, çok geniş bir alanı planlama, yetkisini belediyelerin elinden alarak, nasıl, hâlâ, belediyelerle ilgili, yerel yönetimle ilgili iddialı sözler söyleyebiliriz?!
Değerli arkadaşlarım, niçin böyle bir güvensizlik var diye de düşünüyorum. Üsküdar Belediye Başkanı Adalet ve Kalkınma Partisinden; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Adalet ve Kalkınma Partisinden; halkın seçtiği, partinizden bir belediye başkanına güvenmeyeceksiniz; ama, Bayındırlık ve İskân Bakanlığının -buradaki ifadesiyle- herhangi bir biriminin yapacağı plana itibar edeceksiniz.
Değerli arkadaşlarım, bu, çok yanlıştır; bu, büyük bir güvensizliğin işaretidir. Bununla, sadece burada karşılaşmıyoruz; toplukonutla ilgili bir alan varsa, onu Toplu Konut İdaresi planlasın; Özelleştirme İdaresi kapsamındaki bir alan varsa, onu Özelleştirme İdaresi planlasın... O zaman, gerçekten, bu belediyeleri niçin kurduk; bu belediyelere niçin bu kadar yetkiler verdik; niçin "yerel yönetimler demokrasinin beşiğidir" diye, hepimiz burada mangalda kül bırakmamacasına konuştuk?! Bu, çok yanlış bir düzenlemedir ve gerçekten, o şehrin, o bölgenin planıyla, genel görünümüyle uyum sağlayacak şekilde belediye tarafından bu görev yerine getirilmezse, korkarım ki, o bölgeyi bütünüyle bozacak... Biliyorsunuz, o bölgede, Taşkışla, Selimiye Kışlası gibi tarihî özelliği olan binalar da var; güzel bir bölge, çok önemli bir bölge, İstanbul'un güzel bir bölgesi. Hiç yoksa, buraya, bu planlar yapılırken, Üsküdar Belediyesiyle veya İstanbul Anakent Belediyesiyle bir koordinasyon sağlanacağına dair hüküm koysaydık, bunu da esirgemişiz. "Planlar yapılır, belediyelere tebliğ edilir, belediyeler de buna aynen uymak zorundadırlar" diye bir hüküm getirilmiştir. Bunu, büyük bir yanlış olarak değerlendiriyorum. O şehirlerin imar planlarına bir darbe indirilmesi korkusunu taşıyorum ve bu yanlıştan mutlaka dönülmesi gerektiğini düşünüyorum. Belediyelerimize, seçtiğimiz insanlara güvenmemiz gerektiğini düşünüyorum. Benim beklentim oydu ki, Üsküdar Belediyesinin ve İstanbul Anakent Belediyesinin hakkını, yetkisini Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu savunsun; ama, görüyorum ki, böyle bir savunma yapılmadı. Doğruyu savunmak Cumhuriyet Halk Partililerin her zaman görevidir, bu görevimi yapıyorum; tutanaklara geçer, hiç yoksa, yerel yönetimlerin hakkının tesliminde, ileride önemli bir adım olur düşüncesiyle bu görüşlerimi ifade ettim.
Hepinize saygılar sunuyorum ve çok yorucu, uzun süren bu yasama çalışması sonrasında tatile gidebilecek bütün arkadaşlarıma iyi tatiller diliyorum, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
48 konuşma daha · 16 Temmuz 2004