657 sayılı devlet memurları kanununa bir ek geçici madde eklenmesine dair kan.tekl.(ss:736)
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 53. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Şubat 2005 · 781 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Özyürek (CHP), 2 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNA BİR EK GEÇİCİ MADDE EKLENMESİNE DAİR KAN.TEKL.(SS:736)); konuşma 781 kelime.
Mustafa Özyürek (CHP, Mersin). “657 sayılı devlet memurları kanununa bir ek geçici madde eklenmesine dair kan.tekl.(ss:736)”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 2 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurek-22-2005-02-02-657-sayili-devlet-memurlari-kanununa-bir-ek-gecici-madde-eklenmesine-d (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) -Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, görüşmekte olduğumuz tasarının 1 inci maddesi hakkında söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, Sayın Bakanın da ifade ettiği gibi, kapsamlı bir tasarının içinde gelmiş olan memurlara 1 derece verilmesine dönük düzenleme, Adalet ve Kalkınma Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin daha önce verilmiş önergeleri de dikkate alınarak o tasarıdan ayırılması sonucu buraya gelmiştir. Tabiî buradan bir paylaşım çıkarma anlamında söylemiyorum; ama, işin doğrusu budur. Hükümetin bu yönde bir tasarısı vardı, bu tasarının tümünün görüşülmesi zaman alacaktı, memurlara verilecek 1 dereceyi biz öne alalım diye hem Cumhuriyet Halk Partili üyeler olarak hem Adalet ve Kalkınma Partili üyeler olarak bir önerge verdik; böyle bir formülle konu buraya gelmiştir, elbette önergeyi veren arkadaşlarımıza da teşekkür ediyoruz.
Değerli arkadaşlarım, Sayın Bakan burada ifade etti, bunun, memurları hatırlamak gibi manevî bir tarafı var. Kabul edelim ki, bu derece artışı kayda değer bir aylık ücret artışı getirmemektedir. Bu, özellikle 5 inci dereceden 4 üncü dereceye çıkan memurlarda, onların bazı yan ödemeleri, bazı tazminatlarına da yansıdığı için belki bir miktar artış getiriyor; ama onun dışında, daha alt kademelerde maaş alan memurlara fazla bir şey getirmiyor ve doğal olarak 1 inci dereceden maaş alan memurlara da herhangi bir katkısı olmuyor. Medyamız milletvekili maaşlarına çok hassastır. Belki, bu yolla milletvekili maaşlarının da artırılacağı gibi bazı yorumlar yapılabilir. Ben şimdiden, hemen o yorumları kapatmak üzere söyleyeyim ki, bizlerin aldığı aylıkla, görüşmekte olduğumuz bu kanun tasarısı arasında en ufak bir ilişki yoktur; yani, bizler zaten 1 inci dereceden maaş aldığımız için, tavandan alıyoruz, tavanın da ötesi yoktur.
Değerli arkadaşlarım, bu, elbette hiç yoktan iyidir; memurların hatırlanmış olması, 1 derece verilmiş olması ve bunun emeklilikte devam ediyor olması açısından önemlidir. Ben, buna emeği geçen Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümetine, milletvekillerine ve muhalefetteki milletvekillerine, memurlar adına teşekkür ederim; güzel bir düşünce.
Değerli arkadaşlarım, yalnız, bunu, mutlak rakamlar olarak ortaya koyarsanız, bu, 15-20 yeni lira gibi bir artış sağlar, belki en yükseğinde de 40 lira, 50 lira gibi bir artış sağlar. O bakımdan, 50 lirayla, 20 lirayla ne alınabileceğini de şöyle bir düşünürsek, bunun getirdiği fazla bir şey yok. Esas olan, bir personel reformunun buraya getirilmesidir. Şimdi, şu anda yürürlükte bulunan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çok eskimiştir, yıpranmıştır. İlk çıktığı zaman, belki, kendi içinde bir tutarlılığı, bir mantığı vardı; ama, o kadar çok istisnalarını getirdik ki, artık, istisnalar esas oldu, temel kanun istisna haline geldi. Rahmetli Hocamız Yavuz Abadan bize mülkiyede derdi ki: "İstisnalar kaidelerin mezarıdır." Şimdi, siz o kadar çok istisna getirirseniz, kaideyi öldürürsünüz. Bu 657 sayılı Kanun ölmüştür. Şimdi, bunun yerine yeni bir reform ihtiyacı var.
Şimdi, şu anda Maliye Bakanımıza, Bakanlığımızın yetkililerine "Türkiye'de kamu personeline kaç çeşit ödeme yapılıyor" diye sorsak, gerçekten tespit etmekte, saymakta büyük güçlük çekilir; çünkü, çeşitli kurullar var, bağımsız kurullar var, ekücretler var, yanödemeler var, ikramiyeler var, var oğlu var.
Şimdi, memurlar için iki şey çok önemlidir -elbette, insanca yaşayacakları bir ücret almalıdırlar- ama, bir de, aldıkları ücret arasında denge olmalıdır. Şimdi, karşılıklı iki masada oturan memur aynı işi yapar; birisi, örneğin, işçi statüsündedir, toplusözleşmelidir, çok para alır; öbürü memur statüsündedir, onun yarısı kadar para alır. Birisi belli tarihte girmiştir, çeşitli yanödemelerden yararlanır; bir kısmı yararlanamaz. Şimdi, böylesine adaletsiz, dengesiz bir ücret sistemiyle karşı karşıyayız.
Bu getirmekte olduğumuz 1 derece artışı, bu adaletsizliği ortadan kaldırmıyor. Sadece, 1 derece daha ileri götürmek suretiyle nispî bir iyileşme sağlıyor; fakat, kurumlar arasında var olan adaletsizlikler aynen devam ediyor.
Şimdi, biliyoruz ki, bazı kurumlarda, biz, memurlara bu normal ücretlerinin üstüne tazminatlar veriliyor, eködemeler veriliyor, ayrıca, ikramiyeler veriliyor; ama, büyük çoğunluğu bunlardan yararlanamıyor. Bunların hepsi kamuda çalışıyorlar, kamu hizmeti yapıyorlar ve halkın ödediği vergilerle bu ücretlerini alıyorlar. Onun için, bu sistemi adil hale getirmek, dengeli hale getirmek artık kaçınılmaz olmuştur. Hükümetin acil eylem planında da var, hükümet programlarında da var, bakanlarımızın, Başbakanın demeçlerinde de var; artık, biz, kısa sürede personel reformunu getireceğiz diyorlar. Bu sözün yerine getirilmesini istiyorum, bekliyorum.
Değerli arkadaşlarım, bu, bir fırsattır; yani, bazı şeylerin eskimiş olması bir fırsattır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununu savunacak bir tek Allah'ın kulu kalmamıştır. Öyleyse, yeni bir kanun ihtiyacı, yeni bir reform ihtiyacı ortadadır; bu, kaçınılmazdır. Öyleyse, gecikmeden bu reformu yapalım. Bu reformu yaparken; bir, eşit işe eşit ücret ilkesinden yararlanalım; iki, artık, torpili, adam kayırmayı ortadan kaldıracak bir sınav ve kariyer sistemini getirelim. Derece yükselmeleri, unvan yükselmeleri mutlaka objektif sınav esasına bağlı olmalıdır; yani, devlet memuru, hizmet yaparken onun bunun peşinde koşarak terfi yolları aramamalı, emeğine, hizmetine, liyakâtine göre ücret alacağını bilmelidir.
Şimdi, kamuda büyük bir erozyon var; yani, insanlar çok çabuk kamu hizmetinden ayrılıyorlar, özel sektöre geçiyorlar. Niçin; çünkü, yeteri kadar ücret verilmiyor; terfilerde, tayinlerde, yükselmelerde bir esas yok, keyfîlik var; onun için de, işe yarayan, çalışkan, yetenekli memurları kaçırıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 2 Şubat 2005