İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 121. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

4.5.2005 tarihli ve 5344 sayılı türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kan.değ.yap.dair kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (ss.918 )

Mustafa Özyurt

Bursa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 121. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Haziran 2005 · 547 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Özyurt (CHP), 29 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 4.5.2005 TARİHLİ VE 5344 SAYILI TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA KAN.DEĞ.YAP.DAİR KANUN VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ (SS.918 )); konuşma 547 kelime.

Mustafa Özyurt (CHP, Bursa). “4.5.2005 tarihli ve 5344 sayılı türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kan.değ.yap.dair kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (ss.918 )”. TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim tutanağı, 29 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurt-22-2005-06-29-4-5-2005-tarihli-ve-5344-sayili-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-k (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUSTAFA ÖZYURT (Bursa)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; görüşmekte olduğumuz 918 sıra sayılı TÜBİTAK Yasasının 4 üncü maddesi hakkında Grubum adına görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Eğer devam edersem, kişisel görüşlerimi de sizlerle paylaşacağım. Sözlerime başlamadan önce hepinizi en içten saygılarımla selamlarım.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; ikinci kez görüşmekte olduğumuz TÜBİTAK Yasasının en çok tartışılan yönü kurumun özerkliğinin zarar görmesinden kaynaklanmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanının gerekçesi de okunacak olursa, aynı noktalara Sayın Cumhurbaşkanı da değinmektedir; kurumun özerkliği zarar görmektedir ve Cumhurbaşkanı gerekçesinin bir yerinde şöyle söylemekte: Bu yasayla kurumun bilimsel özerkliğinin siyasî iktidarların oyuncağı olacağından kuşkulandığını vurgulamaktadır. Sizin için demiyor yalnız, onu söyleyeyim, AKP İktidarı için demiyor. Siyasî iktidarların oyuncağı olacağından kuşku duyduğunu söylüyor Cumhurbaşkanı ve bu da haklı bir gerekçedir. "Kuşkulanıyorum, siyasî iktidarların elinde TÜBİTAK oyuncak olacaktır" diyor ve bu gerçek; çünkü kurumun özerk niteliğine karşın aslî yönetim ve karar organı olan Bilim Kuruluna doğrudan doğruya Başbakanca atama yapılmasının öngörülmesi, kurumu siyasal karışmalara açık duruma getirmektedir. Bu durum ise, kurumun bilimsel özerkliğiyle bağdaşmadığı gün gibi açıktır.

Arkadaşlar, bir kurumun başına, özerksin, sen istediğin gibi hareket edersin demekle olmaz. O kurumun eğer can alıcı noktası, daha doğrusu omurgası özerk değilse, istediğiniz kadar başına "özerk" yazın, hiçbir şey fark etmez.

Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu, üstlendiği görevler ve amaçlar nedeniyle tüm çalışmalarında bilimsel ölçütleri gözönünde tutmak, başka bir deyişle, tüm çalışmalarında nesnel ve yansız olmak zorundadır. Bunu sağlamanın önde gelen koşulu ise kurumun organlarının ve özellikle karar organı olan Bilim Kurulunun oluşumunda bilimdışı kişi ve kurulların etkinliğinin rol alması son derece sakıncalıdır. Bilim Kurulunu oluşturacak üyelerin seçiminde siyasal otoritenin yetkisinin sınırlandırılmaması, bu kurumda inisiyatifin ağırlıklı rolünün siyasî erkin eline geçmesi, bilimsel saygınlığa son derece zarar verecektir.

Bilim Kurulunun 7 üyesinin seçimini doğrudan doğruya Başbakanın yapması, diğer 7 üyesinin seçiminde ise Başbakana dolaylı yoldan yetki verilmesi, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumunun işlevine, kamu yararına ve hizmet gereklerine de uymamaktadır. Böylelikle, ülkenin bilim ve teknoloji geleceğini oluşturan ve bu yıl yaklaşık olarak 450 trilyon lira araştırma ve geliştirme desteği verilecek olan TÜBİTAK, Başbakanın iki dudağı arasına bırakılmıştır.

Şurasını teşekkürle söylemek istiyorum: Gerçekten, bugüne kadar bu değerde yüksek bir para Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumuna verilmemişti. Bu yapılan güzel bir şey, hiç söyleyecek bir şeyim yok; ama, Bilimsel Kurulun tümüyle Başbakanın inisiyatifine bırakılması, bu 450 trilyon paranın da Başbakanın iki dudağının arasına bırakılması demektir.

Aslında, bu kurumdaki yıkım, bugünün veya iki gün öncesinin falan değil; yani, bu tasarı buraya geldiğinden beri de olan bir olay değil; onu da söyleyeyim. AKP, iktidara geldiğinden beri, bu kuruma karşı bir husumet beslemektedir. Enteresan bir şey; yani, bir bilim kuruluna karşı bir siyasî iktidarın husumet beslemesi yahut kin beslemesi nasıl anlatılır bilemiyorum.

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye)Haşa! Öyle bir şey yok.

MUSTAFA ÖZYURT (Devamla)İzin verirseniz, söyleyeyim efendim.

İktidara geldiği günden itibaren, bilerek ve kasten, Başbakan, bu kurumda bir olumsuzluk yaratmıştır.

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye)Yok canım, olur mu?!

MUSTAFA ÖZYURT (Devamla)Bunu onarmak için çıkarılacak... Yani, aslında, kurumu çalışmıyor gibi göstererek bir yasa çıkarmaya çalışmışsınız ve bu yasa, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi.

SONER AKSOY (Kütahya)Hayal!..

MUSTAFA ÖZYURT (Devamla)Hayal değil efendim; niye hayal diyorsunuz?! Siz hayal görüyorsunuz.

SONER AKSOY (Kütahya)Kurguluyorsunuz efendim, öyle bir şey yok.

MUSTAFA ÖZYURT (Devamla)Efendim, buradan çıktı bu yasa, sizin oylarınızla çıktı ve Anayasa Mahkemesi tarafından da iptal edildi.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

46 konuşma daha · 29 Haziran 2005

46 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook