Hakkari ili ve çevresinde 25.01.2005 tarihinde meydana gelen deprem afeti hakkında kan.tas.(ss.838)
Zonguldak Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 77. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Mart 2005 · 888 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nadir Saraç (CHP), 30 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKKARİ İLİ VE ÇEVRESİNDE 25.01.2005 TARİHİNDE MEYDANA GELEN DEPREM AFETİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.838)); konuşma 888 kelime.
Nadir Saraç (CHP, Zonguldak). “Hakkari ili ve çevresinde 25.01.2005 tarihinde meydana gelen deprem afeti hakkında kan.tas.(ss.838)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nadir-sarac-22-2005-03-30-hakkari-ili-ve-cevresinde-25-01-2005-tarihinde-meydana-gelen-deprem-af (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
NADİR SARAÇ (Zonguldak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hakkâri İli ve Çevresinde 25.01.2005 Tarihinde Meydana Gelen Deprem Afeti Hakkında Kanun Tasarısına ilişkin şahsım adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, geçtiğimiz günlerde Hakkâri İli ve çevresi ile Erzurum'un Çat ve en son Bingöl'ün Karlıova İlçesinde meydana gelen depremler, ülkemizin çok somut sorunlarından birisi olan deprem gerçeğini bir kez daha kamuoyunun gündemine taşımıştır.
Öncelikle, bütün bu depremlerde yaşamını yitirenlere rahmet, yaralılara acil şifa ve tüm bölge insanına bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Görüştüğümüz bu tasarıyla, depreme maruz kalan il, ilçe ve beldeleri belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan kırsal alanlardaki afetzedelere ait yıkık, ağır ve orta hasar görmüş konut, işyeri ve ahırlara ilişkin hasarların karşılanmasına yönelik hizmetlerin Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca 7269 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülmesine karşın, aynı yöredeki belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan yıkık, ağır ve orta hasar görmüş konut ve işyeri sahibi afetzedelere de, mevzuat çerçevesinde, Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca yardım yapılabilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır; yani, Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca yaptırılacak konutlardan belediye hudutları içindeki yurttaşlarımızın da yararlanması hedeflenmektedir.
Değerli milletvekilleri, yaklaşık iki yıl önce, 1 Mayıs 2003 tarihinde, Bingöl'de meydana gelen depremden sonra, Toplu Konut İdaresi ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğünce yaptırılan deprem konutlarındaki yolsuzluk iddialarını araştırmakla görevli, içinde şahsımın da bulunduğu, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinden oluşan komisyon, 12 Mart 2005 tarihinde -merkezi Karlıova olan ve yeni bir depremin yaşanması nedeniyle- öncelikle bu bölgede incelemelerde bulunmuş ve daha sonra, söz konusu deprem konutlarını incelemiştir.
12 ve 14 Mart günlerinde, Bingöl'de yaşanan iki depremden özellikle ilkinin, sabah 9.36'da olması, can kaybının yaşanmaması, mal kaybının ise çok daha olumsuz boyutlarda yaşanmamasında etken olmuş; ikinci ve üçüncü depremin olası beklentisi ise, insanımızı, can ve mallarına yönelik önlem almaya itelemiştir.
Gördüğümüz tablo endişe verici olup, evi yıkılan 800'ü aşkın ailenin çoğunluğu, nereye sığınacağını, hayvanlarını nerede barındıracağını bilemez durumdadır. Eksi 10 - 15 derece soğuk ve karla kaplı alan üzerinde, yer yer çamur zeminler üzerine kurulan çoğunlukla izci çadırlarının önemli bir kısmında, 10'u aşkın insanın yaşamakta olduğu, özellikle merkez üssü olan Karlıova'nın Kızılçubuk Köyündeki insanların kendi kaderine terk edilmişlikleri gözlenmiştir.
Her iki depremin merkez üssü olan Karlıova'nın Kızılçubuk, Çukurtepe, Kümbet, Dörtyol Köylerine gidilmiş, bu köylerde yaşayan depremzede vatandaşlarımızla yapılan görüşmelerde, depremin üzerinden o gün için üç gün geçmesine karşın, dağıtılan çadırların yetersiz ve sağlıksız olduğu; yeterince hayvan barınağı dağıtılmaması nedeniyle, hayvanların kamyonlarla Diyarbakır ve yakın illere götürülüp pazarlanmaya çalışıldığı; örneğin, Kızılçubuk Köyünde daha önceden yapılan deprem konutlarının büyük hasar gördüğü; hasar tespit ekiplerinin, evlerde yaşayanlarla ilgili, mülkiyete yönelik soru işaretli söylem ve yaptırımlarına tanık olunmuştur. Ayrıca, bölgeyi ziyaret eden Sayın Bakanlarımızın hangisinin, hangi köyü ziyaret ettiği konusunda sorulan sorularımız ise bölge insanı tarafından yanıtsız bırakılmıştır.
Diğer yandan, bazı bakanlarımızın, deprem konutlarının yapımında hiçbir usulsüzlük ve imalat hatası ya da eksiğinin bulunmadığını söylemesine karşın, Toplu Konut İdaresi, davetiye yöntemiyle, 1 536 adet konutu, maliyeti ortalama 38 milyara yaptırmışken, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin yaptığı ve sonrasında Toplu Konut İdaresine bıraktığı 480 konutun maliyeti 30 milyar civarında olmuş, Afet İşleri Genel Müdürlüğünün, evini yapana yardım uygulamasıyla -tip projeyle yaşama geçirdiği- 17 milyar yardım yapılmış ve depremzedeler, bu yöntemle konutlarını yapabilmeyi başarabilmişlerdir.
Merkeze bağlı Sarıçiçek Köyünde yaptığımız incelemede, oradaki deprem konutlarının yerinde yapılan incelemesinde, Yapı İşleri Genel Müdürlüğünce yaptırılan ve teslim edilme noktasında bulunan 190 adet konutun yapım ve imalatında somut eksiklikler saptanmıştır. Yaklaşık iki yıl geçmiş ve teslim edilme aşamasına gelmesine karşın, henüz yollarının yapılamadığı, sularının bulunmadığı, kanalizasyonlarının bağlanmadığı, çatı örtüsünün kiremit olanlarının önemli bir kısmında akıntı ve sızıntılar görüldüğü, subasman betonlarının çok küçük dozajlı olduğu, ahşap döşemelerin altında şap bile bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanında, afetzedelerin bu fiyatların yaklaşık yarısı olan 17 milyara taşerona yaptırdıkları konutlarının imalatının daha sağlıklı olduğu gözlenmiştir.
Değerli milletvekilleri, tsunami bölgesini de beraber ziyaret ettiğimiz Kandilli Rasathanesi Müdiremiz Prof. Dr. Sayın Gülay Barbarosoğlu ile bölgeden kurduğumuz bilgi iletişimine göre, sırasıyla 12 Mart, 14 Mart ve 23 Mart 2005 tarihlerinde Karlıova-Kızılçubuk yakınlarında meydana gelen depremler özellikle yörede derin hasara neden olmuş, şu ana kadar yaklaşık 280 artçı depremin oluştuğu Bingöl ve civarı, Türkiye'nin en aktif tektonik kuşaklarından biri olan Kuzey Anadolu fay zonu ile Doğu Anadolu fay zonu kesim noktasıdır.
Bölgede gelecekte de olabilecek depremler gözönünde tutularak, depremde ağır hasar görmüş ya da yıkılmış olan yığma, kerpiç yapılar ve ağıllar depreme dayanıklı olarak yeniden yapılmalı, zemin koşulları ve tektonik hatlar gözönünde bulundurularak yeni yerleşim alanları seçilmeli ve bu yerlere, depreme dayanıklı, bölgenin coğrafî şartları ve yöre halkının kültürel dokusu gözönünde tutularak yeni konutlar ve ağıllar yapılması zorunludur.
Değerli milletvekilleri, topraklarının yüzde 93'ü ve nüfusunun yüzde 98'i çeşitli derecelerde deprem etkisi altında olan ülkemizde, doğal olarak, daha kalıcı ve daha sağlıklı önlemlerin alınması gerekmektedir. İşleyiş ise, deprem öncesi önlem almak yerine, deprem olduktan, can ve mal kaybını yaşadıktan sonra önlem konusunda çabalar sergilenmektedir. Görüştüğümüz bu tasarıda da bu amacın değişmediği, deprem sonrası, örneğin, mücavir saha dışı ve belediye sınırlarında yapılabilecek katkılara yönelik düzenlemelere yer verilmektedir. Bu, tabiî ki, çok olumludur. Aslında, temel anlamda yapılması gereken, deprem öncesi hazırlıkların da yapılması ve gerekli önlemlerin alınmasıdır; yani, izlenmesi gereken yol, can ve mal kaybını en aza indirecek, depreme dayanıklı konutların üretilmesi, deprem öncesi harcamaların sağlıklı kaynaklara yöneltilmesi esas olmalıdır.
Ayrıca, her depremde olduğu gibi, Bingöl'de de gördüğümüz, kamu binalarının gördüğü zarar ve henüz teslim aşamasında bulunan deprem konutlarındaki oluşan hasarlar, ülke olarak yaşanılan kronik yolsuzluk rahatsızlığımızı aşamadığımızı göstermektedir.
Taşıdığı ciddî eksikliklere rağmen, tasarının bölge ve ülkemiz insanı için hayırlı olmasını diliyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
44 konuşma daha · 30 Mart 2005