Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda ve yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının kadroları hakkında kanun hükmünde kararname ile genel kadrı ve usulü hakkında (s.s.226)
Bursa Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 107. Birleşim · 2. yasama yılı · 21 Mayıs 2008 · 861 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Necati Özensoy (MHP), 21 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA VE YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖĞRETİM ELEMANLARININ KADROLARI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE GENEL KADRI VE USULÜ HAKKINDA (S.S.226)); konuşma 861 kelime.
Necati Özensoy (MHP, Bursa). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda ve yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının kadroları hakkında kanun hükmünde kararname ile genel kadrı ve usulü hakkında (s.s.226)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 21 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necati-ozensoy-23-2008-05-21-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-ve-yuksekogretim-kurumlari (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA NECATİ ÖZENSOY (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 226 sıra sayılı kanunun ek 103’üncü maddesi, Yalova’ya üniversite kurulmasıyla alakalı konuda grubum adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Yalova Milletvekilimiz Muharrem Bey konuyu daha çok entelektüel boyutta aldı, Yalova’dan hiç bilgi vermedi ama ben Bursa Milletvekili olarak biraz Yalova’dan bilgi vermek istiyorum öncelikle.
Yalova, bildiğiniz gibi daha önce İstanbul’a bağlı bir ilçeydi. İstanbul’a bağlı ilçe olduğunda hiç kimse İstanbul’la bağlantısını pek kuramıyordu. Yalova’yı bilmeyenler “Nasıl bir bağlantısı var, niye İstanbul’a bağlı?” diye hep sormuşlardır. Tabii, Yalova’nın kendine has bir özelliği vardı. Biz Bursalı olarak hep bunu biliyor idik. Bazıları da “Bursa’ya mı bağlı?” diye soruyorlardı. Ama il olma noktasındaki en çok hak eden ilçelerden biri olan Yalova sonunda il oldu, kendi kimliğine böylece kavuşmuş oldu. Tabii ki Yalova’ya en yakın il olarak sınırı olan Bursa’yla da iç içe olan bir ilimiz. Bu konuda, kurulan üniversitenin şu andaki mevcut iktisadi ve sosyal bilimler yüksekokullarının Uludağ Üniversitesine bağlı olması da bunu gösteriyor.
Yalova ili de Bursa gibi devamlı göç alan bir ilimiz. Nüfus yapısı büyük bir ölçüde Karadeniz kökenli ve Balkan göçmeni vatandaşlarımızdan oluşmakta. Son dönemde Doğu ve Güneydoğu’dan da göçlerin gelmesiyle hayli kalabalık bir noktaya geldi ancak yaşadığımız 17 Ağustos depremi, o acı olayla birlikte bu göç bir ölçüde azaldı. Ancak o acı, Yalova’da ve çevresinde hâlâ unutulmuş değil.
İlin toplam nüfusu, adrese dayalı son nüfus kayıt sistemi sonuçlarına göre 181.758 olarak görünmekte.
Yine, Yalova’da bahsettiğimiz İktisadi İdari Bilimler Fakültesi ve Uludağ Üniversitesine bağlı Yalova Meslek Yüksekokulunda okuyan öğrenci sayısı şu anda 1.527 olarak gözüküyor.
Yine, Yalova’ya giderseniz orada yeşil, mavi turizm yollarını, Termal’ini, Çınarcık’ını; yine, özellikle Karamürsel, Gölcük, İzmit yolunda kurulan sanayi tesislerini görürsünüz, büyük devasa tesisleri görmekte sıkıntı çekmezsiniz. İlde plastik, tekstil, elyaf, mermer, kimya, dondurulmuş gıda, kâğıt ürünleri, ambalaj ve otomotiv yedek parçası konusunda üretim yapan tesisleri bulunmakta.
Gerçekten, Termal’e gitmeyenleriniz varsa, Termal’e gitmenizi ve oradaki o doğanın güzelliğini ve yine o bülbül seslerini dinlemenizi isterim, tavsiye ederim. Termal’de Meclisin tesisleri de var, oraya da gidebilirsiniz, gayet güzel konaklayabilirsiniz.
Yine, Yalova’nın yıllık nüfus artışı yüzde 10,8 olarak görünmekte, nüfus yoğunluğu da kilometrekareye 215 kişi olarak düşmekte. Bu yoğunluk, Türkiye ortalaması 90 kişi olarak düşünüldüğünde, Türkiye ortalamasının 2,5 katına tekabül etmektedir.
Yine, Yalova, biraz önce ifade edildiği gibi, seracılık yani çiçekçilik ve süs bitkileri anlamında Türkiye’nin yüzde 25’ini üreten bir ilimiz. Sanayide, tekstilde, kimya, kâğıt gibi konularda da hayli üretimleri yüksek olan bir ilimiz.
Yine, Erciyes Üniversitesinin yaptığı bir araştırmada “Sosyoekonomik göstergeler açısından illerin gelişmişlik düzeyinin karşılaştırmalı analizi” adlı makalede, Yalova ili, eğitim göstergeleri açısından 81 il içinde dördüncü sırada, ilk ve ortaöğretim okullaşma oranı açısından birinci sırada gözüküyor. Sağlık göstergeleri açısından da yetmiş yedinci sırada gözüküyor.
Şimdi, bu konuya gelmişken şunu ifade etmek isterim: Burada, Yalova’da kurulacak üniversitede, görüştüğümüz kanun çerçevesinde, bir tıp fakültesi yok, ancak Yalova milletvekillerimizin verdiği teklifte, Yalova’nın da ihtiyaçları dikkate alınarak, tıp fakültesinin de olması söz konusu. Zannediyorum, biraz sonra bir önerge de Yalova Milletvekilimiz bu konuda verecek.
Ben, bu konuyu şu açıdan değerlendirmek istiyorum: Yani, komşu ilin bir milletvekili olarak, Bursa’da daha önce de dört yıl il başkanlığı yapmış birisi olarak, Yalova’yla sürekli ilişkileri olan birisi olarak, Yalova’nın bu konudaki çektiği sıkıntıları da bizzat yaşayan birisi olarak, tıp fakültesinin gerçekten ne kadar zaruri olduğunu bilen birisi olarak bu kürsüden ifade etmek istiyorum. Çünkü, özellikle Yalova’da bir tıp fakültesinin olmaması, ihtisas hastanelerinin olmaması, sürekli hastaların, orada iyileşmekte sıkıntı çekenlerin veya acil hastaların sürekli Bursa’daki hastanelere sevk edildiğini ve bu sevk sırasında da bizlerden yardım talep ettiklerini bildiğimden dolayı, bu tıp fakültesinin de sağlık hizmetleri noktasında Yalova’ya hizmetler vermesi açısından da son derece faydalı olacağı kanaatindeyim.
Tabii ki Yalova’da kurulacak tıp fakültesi veya bu üniversite, sadece bahsettiğimiz 180 bin kişi değil, çevresinde olan İznik, Orhangazi gibi Bursa’nın ilçelerine veya İzmit’e kadar gidersek Karamürsel, Gölcük’e kadar olan ilçelere de hizmet edecek konumda olacaktır. Bu noktada da bütün bunların değerlendirilip, eğer gerçekten böyle bir önerge gelirse, bu önergenin de değerlendirilmesini ve buna da destek olacağımızı ifade etmek istiyorum.
Tabii, burada bütün bunlar konuşulurken en son konuşmayı yapan Muharrem Bey’in söylediklerine de katılmamak mümkün değil. Burada yapılan tartışmalar gerçekten sadece iller bazında değerlendirilip illerin milletvekillerinin teşekkür konuşmalarından ziyade, biraz daha entelektüel boyutta, üniversitelerin ne durumda olduğunu da içine alan konuşmalar yapılmalıydı.
Yine, geçmişte yapılan üniversiteler de göz ardı edilmemeliydi. Şimdi baktığımızda, bu kurulan üniversiteleri, son dönemde bahsedilen üniversitelerin hepsini topladığımızda bir gerçek var. Herhâlde bir ODTÜ veya bir Hacettepe veya herhangi köklü bir üniversite kadar şu anda toplamının yerini tutabileceği kanaatinde değilim. Kaldı ki geçmişte bu üniversiteler, köklü üniversiteler Türkiye’de kurulmamış olsaydı, bugün bu üniversiteleri kuracak öğretim kadrolarını bulmakta elbette güçlük çekecektik.
Yine, ben, 1946 yılında kurulan Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Mühendisliği bölümünden mezun olan biri olarak, bu üniversitelerin nasıl kurulduğunu ve hep dershane isimlerinin de yabancı isimler olduğunu bildiğimden dolayı, o dönemde üniversitelerin hangi şartlarda kurulduğunu, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’dan kaçan bazı bilim adamları tarafından kurulduğunu biliyorum. Dolayısıyla çok zor şartlarda kurulan üniversitelerin bugünlere gelip, altyapısı hazırlanıp bugün artık eğitim kadroları da daha rahat bir şekilde oluşacak. Ancak ciddi anlamda kaynak yetersizliğiyle bu üniversitelerin gerçek anlamda eğitime, üniversitenin gerçek misyonuna hizmet etme noktasında sıkıntılar yaşandığını da biliyorum.
Ben, yine son olarak… Üniversiteler kurulur. Elbette, bu üniversitelerin…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
94 konuşma daha · 21 Mayıs 2008