İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 74. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Orman kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun (s.sayısı:402)

Necati Uzdil

Osmaniye Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 74. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Nisan 2004 · 687 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Necati Uzdil (CHP), 15 Nisan 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORMAN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN (S.SAYISI:402)); konuşma 687 kelime.

Necati Uzdil (CHP, Osmaniye). “Orman kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun (s.sayısı:402)”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 15 Nisan 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necati-uzdil-22-2004-04-15-orman-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-s-sayisi-402 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

NECATİ UZDİL (Osmaniye)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; 402 sıra sayılı yasa tasarısı üzerinde, kişisel görüşlerimi belirtmek üzere söz aldım; sizleri, sevgi ve saygıyla selamlıyorum

Bu tasarıyla, ormanlarımızdan birkısım yerin orman olmaktan çıkarılması hedeflenmekte. Doğrudur; kendilerine göre, bu, kamusal yarar olarak düşünülebilir; ama, sonuçta, birkısım yer daha orman olmaktan çıkarılacaktır. Ne yapacağız; üniversite yapacağız. Sevgili arkadaşlarım, üniversiteyi orman olmayan bir yere yapsak da, orayı orman haline getirsek olmaz mı?! Gidip, ormanlık olan, zorla yetiştirilen bir yerdeki ağaçları kesip, yok edip, oraya üniversite yapmakla mı ülkeyi kurtaracağız?!

Ben, 1963 yılında Osmaniye'den Ankara'ya gelirken, Gölbaşı'ndaki orman öyleydi; geldik 2004 yılına, kaç metrekare büyüdü?! Yazık değil mi öyle bir yere?! Yok efendim üniversite yapacağım, yok efendim kamu yararına hastane yapacağım diye, oradaki ağaçları yok etmek, ormanı yok etmek doğru mu?! Bu tesisleri yapacak yer mi yok!

Öbür tarafta, bomboş yerler var, İstanbul'da da aynı şeyler yapılıyor. Orman alanlarının dışındaki sahalarda bozkırlar var; üniversiteyi orada yapsak da, orayı ağaçlandırsak ne olur?! İşte, size örnek: Adana'da Çukurova Üniversitesi Balcalı'ya kuruldu, çok da geniş bir alan verildi, içerisinde orman yoktu. Buyurun, şimdi gidin, bakın; Balcalı'daki üniversite kampusu, olduğu gibi, çoğu yeri orman alanı haline getirildi. Derdimiz ne?!

Benim bildiğim kadarıyla, Orman Bakanlığımızın ve Orman Bakanımızın birincil görevi, ormanları korumak, ondan sonra, ormanları geliştirmektir; ama, ben bakıyorum, geldiğimizden -birbuçuk yıldan- beri ormanları koruma adına, ormanları geliştirme adına Orman Bakanlığımızın yaptığı tek bir iş yok. Çeşitli bahaneler ileri sürerek, ormanın azalmasıyla ilgili, ormanın birilerine verilmesiyle ilgili veyahut da bir başka sektörün yararına sunulmasıyla ilgili teklifleri Orman Bakanlığı ve Orman Bakanımız getiriyor. Bana göre, birileri bu isteği yaptığında, direnecek olan kurum, Orman Bakanlığıdır, özellikle de Orman Bakanımızdır; ama, maalesef!.. Ben bunu bir türlü anlayamıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Anadolu'da bir laf var "ölüm hak, miras helal" derler. Sevgili arkadaşlarım, mirası istediğiniz gibi yiyebilirsiniz, miras sizin. Peki, ormanın miras olduğunu iddia edebilir misiniz? Benim bildiğim kadarıyla, orman, gelecek nesillerin bizdeki emaneti.

Sevgili dostum, peki, kafayı sallıyoruz, güzel de, emanete el uzatılır mı? Bizim şu anda yaptığımız, emanete el uzatmak değil mi sevgili arkadaşım?!

YAHYA BAŞ (İstanbul)Ne alakası var?!

NECATİ UZDİL (Devamla)Peki ne?! Kim dikti o ağaçları oraya; kim orman haline getirdi; ne hakla oradaki ağaçları kesip çırılçıplak hale getirmek istiyorsunuz? Buna, özellikle, Orman Bakanının hakkı var mı; Orman Bakanlığının hakkı var mı?! Koruma görevini yapsın; gelsin, ormanları korusun.

Görüyoruz, son yıllarda ormanlarımızın artırılması için ağaçlandırma çalışması var. İnsanlar ona emek veriyor, alınteri döküyor. Yıllarca bekliyoruz ki, o ağaç dikilen sahalar orman olsun. Orman Bakanlığının yıllardır uğraş verdiğimiz yerlerdeki ağaçları kesmeye hakkı yok. Zaten, bunun Anayasaya aykırı olduğu da... Daha dün, Anayasa Mahkemesinden döndü. Peki, ne yapmak istiyoruz; kendi kendimizi mi aldatmak istiyoruz; yoksa, başkalarını, vatandaşı mı aldatmak istiyoruz sevgili arkadaşlarım? Anayasaya aykırı olduğu gün gibi aşikâr olan şeyi döndürüp dolaştırıp bir başka şekilde önümüze getirmekle neyi amaçlıyorsunuz?

Unutmayın, bu devlet, bir hukuk devleti. Öncelikle hukuka saygılı olmamız gerekir, saygı göstermemiz gerekir. Hukuku korumak da, bir bakıma, öncelikle hükümetin görevidir; ama, maalesef, bizim hükümetlerimiz hukuku falan bir tarafa atmışlar. Orman Bakanımız, ormanı koruma görevini yapacağı yerde, kızılağaç orman ağacı değil diye birileri getiriyor, Orman Bakanlığımız tasarı hazırlıyor, hükümetimiz de onaylıyor; kızılağaç orman ağacı değil!.. Yahu, bırakın, onu bir başkaları desin "orman ağacı değil" desin de, Orman Bakanlığı, Orman Bakanı, bu ağacın orman ağacı olduğunu savunsun; birileri, ormana üniversite kurmak istesin de, Orman Bakanlığı, Orman Bakanı "hayır, olmaz, git, boş yere üniversite yap, orayı da orman yap" desin.

Maalesef, geldim bu Meclise, bir türlü anlayamıyorum; Orman Bakanı ormanla uğraşıyor; Tarım Bakanına bakıyorum, Tarım Bakanı piyasada yok, Devlet Bakanı tarımın sorunlarıyla ilgileniyor. Şimdi de, Orman Bakanımız çekti gitti; dinlemesine de zaten gerek yok.

Evet, sevgili arkadaşlarım, ben şunu biliyorum: Yaptıklarınızı bilmeden yapıyorsunuz; orman köyü görmediniz; siz, orman köyünü, sadece İstanbul'daki, Muğla'daki, Antalya'daki orman köyleri sayıyorsunuz.

Sayın Hocam, buradasın, gel, seninle Bahçe'nin Burgaçlı Köyüne gidelim; gel, gidelim, orayı ağaçlandıralım; Orman Bakanı, Orman Bakanlığı gitsin, Burgaçlı Köyünü ağaçlandırsın da, selden korusun. Toprak yok taş yok, iş yok güç yok; iş olanağı da yaratamadık; hâlâ IMF'den para alıp, hâlâ borç para yiyerek günümüzü geçirmeye çalışıyoruz.

Sevgili arkadaşlarım, sözlerimi şöyle bağlamak istiyorum: Ormanlarımız, bize, gelecek kuşakların emanetidir. Emanete ihanet etmeyelim; emanete kimse elini uzatmasın diyorum, sizlere saygılar, sevgiler sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

9 konuşma daha · 15 Nisan 2004

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook