İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 74. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sekizinci cumhurbaşkanı turgut özal'ın ölüm yıldönümü nedeniyle

Vahit Erdem

Kırıkkale Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 74. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Nisan 2004 · 497 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Vahit Erdem (AK Parti), 15 Nisan 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SEKİZİNCİ CUMHURBAŞKANI TURGUT ÖZAL'IN ÖLÜM YILDÖNÜMÜ NEDENİYLE); konuşma 497 kelime.

Vahit Erdem (AK Parti, Kırıkkale). “Sekizinci cumhurbaşkanı turgut özal'ın ölüm yıldönümü nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 15 Nisan 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/vahit-erdem-22-2004-04-15-sekizinci-cumhurbaskani-turgut-ozal-in-olum-yildonumu-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

VAHİT ERDEM (Kırıkkale)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın vefatının 11 inci yıldönümü dolayısıyla söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi en derin saygılarımla selamlıyorum.

Rahmetli Özal'ı bu vesileyle anmak ve kısa da olsa anlatmak, benim için, aynı zamanda bir vefa borcudur; çünkü, kendisini, Devlet Planlama Teşkilatında göreve başladığım 1967 yılında tanıdım ve onun yurtdışı ve özel sektördeki çalışma dönemleri hariç, devlet hayatında hep yakınında çalıştım. Dolayısıyla, kendisini çok iyi tanıyanlardan birisi olduğum kanaatindeyim.

Özal hangi kurumun başına geçmişse, o kurum, hep, fikir ve iş üreten, cazibe merkezi haline gelmiştir. Nitekim, 1966-1971 yılları arası Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı döneminde, Özal, DPT'yi Türk bürokrasisinin ve ekonomi yönetiminin merkezi haline getirmiştir. Sayın Süleyman Demirel'in Başbakan olduğu bu dönem, ortalama yüzde 7 kalkınma hızıyla, sanayileşmenin ivme kazandığı, enflasyonun tek haneli bir seyir takip ettiği, Türk ekonomisinin en parlak dönemlerinden biridir. Maalesef, bu dönem, 12 Mart 1971 muhtırasıyla sona ermiştir, Özal da, ABD'de Dünya Bankasında göreve başlamıştır.

Türk ekonomisinin çöküntüye uğradığı, enflasyonun yüzde 120'lere tırmandığı, döviz kıtlığı ve yoklukların hâkim olduğu 1979 yılında Sayın Süleyman Demirel iktidarı yeniden devralmış ve Özal'ı da, tekrar, ekonominin başına getirmiştir.

Özal'ın başkanlığında hazırlanan ekonomik program 24 Ocak 1980'de uygulamaya konulmuş ve ekonomi düzelme eğilimine girmişken, bu defa, 12 Eylül 1980 askerî darbesi olmuştur. Ancak, Özal, Başbakan Yardımcısı olarak, ekonomi yönetiminin başında bir süre daha kalmıştır.

Özal, eğitim için gittiği ve daha sonra Dünya Bankasında çalıştığı dönemlerde Amerika Birleşik Devletlerini, seyahatlerinde Avrupa ve Japonya'yı çok iyi incelemiştir. Daha sonra, Türk özel sektörünün üst kademelerinde yönetici olarak çalışmıştır. Böylece, devleti, özel sektörü ve dünyayı çok iyi anlamış ve geniş bir vizyon ve tecrübe sahibi olmuştur. Bu tecrübeyle, Türkiye'nin, ciddî bir transformasyona tabi tutulmasının ve çağdışı kalmış kamu ve ekonomik düzeninin değiştirilmesinin şart olduğuna inanmıştır.

Bu hayalini ve vizyonunu gerçekleştirmek için, tam yetkili olmak, siyasî iradeye sahip olmak gerekiyordu. İşte bu sebeple, 1983 yılında parti kurdu ve 1984 yılı başında iktidar ve Başbakan oldu.

Özal, normal bir kalkınma trendiyle Türkiye'nin Batı'yı yakalayamayacağını görüyordu ve Türkiye'nin pek çok alanda sıçrama yapması gerektiğine inanıyordu. Bu sebeple, iktidara, hazırlıklı olarak geldi ve reformları, hemen, süratle başlattı ve pek çok büyük reforma imza attı.

Tabuların yıkılması, zihniyet değişikliği, dışa açılım, dışticaretin ve kambiyo sisteminin liberalleştirilmesi, serbest rekabetin oluşturulması, özelleştirme adımlarının atılması, velhasıl, liberal ekonomik düzene geçişin temellerinin atılması, değişimin ve reformların ana eksenini oluşturmuştur.

Yeni ekonomik düzenle, tahsisler, çifte fiyatlar, karaborsa tarihe karışmıştır. Telekomünikasyon, turizm, savunma sanayii, toplukonut gibi sektörlerde sıçrama yapılmış ve çağ atlanmıştır.

Kapalı ekonomiden istifadeyle kalitesiz ve yüksek fiyatla mal satma dönemi sona ermiş, rekabet ortamı yaratılarak Türk Milleti çağdaş ürünlerle tanışma imkânına kavuşturulmuştur. Özal, 21 inci Asrın Türkiye ve Türklerin asrı olacağına samimî olarak inanmıştı ve bunu sık sık tekrarlıyordu. Bunun için, düşünce hürriyetine, teşebbüs hürriyetine, uzmanlık ve ehliyete ve gençliğin yetiştirilmesine önem verilmesi ve başlattığı reformların kararlı bir şekilde devam ettirilmesi gerekiyordu. Özal, hayal ettiği reformları tamamlayamadan Cumhurbaşkanı oldu.

Liberal ekonominin kuralları ve hukukî çerçevesi tam olarak oluşturulamamış, kamu yönetimi, liberal ekonominin gereklerine ve çağa uygun yönetim anlayışına göre reforme edilememişti.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

9 konuşma daha · 15 Nisan 2004

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook