İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 107. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)

Necati Uzdil

Osmaniye Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 107. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Haziran 2005 · 1.231 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Necati Uzdil (CHP), 2 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)); konuşma 1.231 kelime.

Necati Uzdil (CHP, Osmaniye). “Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 2 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necati-uzdil-22-2005-06-02-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA NECATİ UZDİL (Osmaniye)Sayın Başkanım, değerli arkadaşlarım; sizleri, öncelikle sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Ben, aslında, bu kürsüden, Sayın Tarım Bakanıma teşekkür etmek isterdim bugün; ama, Toprak Mahsulleri Ofisindeki buğday fiyatlarıyla ilgili veya buğdayın pazarlanmasıyla ilgili toplantıda, kendileri -sizler de vardınız, hep beraber- bize dediler ki; merak etmeyin, serbest piyasadaki fiyatı 370'te tutacağız. Biz de o zaman kendilerine dedik ki -şahit arkadaşlarımız da burada, hep birlikteydik çünkü- biz de Genel Kurula çıkacağız, Genel Kurulda sizi tebrik edeceğiz, size teşekkür edeceğiz.

Ben, aslında, demin arkadaşlarıma da seslendim, bizim Osmaniye Milletvekili arkadaşlarla konuştum, dedim ki; arkadaşlar, Osmaniye'deki buğday fiyatlarını sordunuz mu? Tabiî, sormuşlar. Şöyle oturun da, sizin de isimlerinizden bahsederek, Osmaniye'deki buğday fiyatlarını söyleyeyim dedim, notuma da aldım. Karşıma oturursanız unutmam dedim. Bakıyorum, maalesef, hiçbiri burada değil; ama, ben yine de fiyatı söyleyeyim: Sevgili Bakanım, 370'te tutun, sizi alkışlayacağız, sizi tebrik edeceğiz, size şükranlarımızı sunacağız açıkçası; ama, şu anda, yine söylüyorum, Osmaniye'de, Kadirli'de -milletvekili arkadaşım vardı, burada yok- şu anda 300 lira. Toprak Mahsulleri Ofisinin kapısını açmazsanız, Toprak Mahsullerine gelen çiftçileri karşılayıp, buğdaylarını satın alıp, belli bir miktar parayı, açıklayacağınız parayı vermezseniz ve de bunu peşin vermezseniz, bunu sağlayamazsınız. Bizim endişemiz bu. Biz, sizi seviyoruz, size teşekkür etmek istiyoruz, size takdirlerimizi sunmak istiyoruz. Sizin başarınız, benim çiftçimin rahatıdır, mutluluğudur. O nedenle sizin başarılı olmanızı istiyoruz. Lütfen, söylediğimiz eleştirilerden de fazla rahatsızlık duymayın. Yararlanırsanız, bence, bu başarıyı yakalama şansımız daha fazla olacak.

Şimdi, sabahleyin çıktınız, Rusya sınırlarında meyve ve sebze kamyonları, TIR'ları duruyor... Sayın Bakanım, bence, daha önce de söyledim, şu yazılarınıza, hiç olmazsa, bir danışmanınız doğru dürüst baksın, bakamıyorsa, müsaade edin, beni çağırın ben bakayım. Çıkıyorsunuz diyorsunuz ki: "Bunun sorumluluğu üreticide, ihracatçıda yok mu?" Yok arkadaşım, yok! Sevgili arkadaşlarım, sınırlara TIR'larda dayanmış ürünün sorumluluğu, allahaşkına, üreticide olur mu?! Nerede devlet?! Nerede eski Ziraî Mücadele ve Karantina Genel Müdürlüğü?! Karantina müdürlükleri illerde ne iş yapıyordu; ihraç edilecek ürünü inceleyip rapor vermiyor muydu?! Benim, sınırda bekleyen -dikkatinizi çekiyorum- TIR'daki üründeki aksaklıktan üreticimi nasıl sorumlu tutarsın?! Ben, ovada veya bahçede, Türkiye'nin herhangi bir yerinde sebze ve meyve üretirken, benim yanımda Tarım Bakanlığının teknik teşkilatının bulunması lazım. Geçmişte böyle idi, aksak topal böyle idi; şimdi, daha iyi olması lazım. İhraç edilecek ürünün haşereleriyle mücadeleyi, bana, çiftçiye kim öğretecek? Tarım Bakanlığı öğretmeyecek mi? Hani, 1 000 köye 1 000 tarımcı gönderdik, tarımın sorunlarını çözdük?! Hayır, hayır; onbinlerce tarımcı, şu anda, tarım teşkilatında masa başında oturuyor. Sizin teşkilatınızın yüzlerce, binlerce aracı garajlarda, garajlara çekilmiş bekletiliyor. O personel ve o araçlar çiftçinin yanına gidecek, ürünündeki hastalıkları ve zararlıları belirleyecek; onunla nasıl mücadele edeceğini, ihracatı aksatmayacak şekilde hangi ilaçları, hangi şartlarda kullanacağını, Tarım Bakanlığı öğretecek sevgili arkadaşlarım.

Lütfen, bir Tarım Bakanı, sınırdaki sorunlu üründen dolayı, kendi üreticisini, hizmet verdiği üreticiyi nasıl suçlar? Ben, sizi seviyorum, sizin başarınızı istiyorum; ama, danışmanlarınızı da, size, bu kürsüden şikâyet ediyorum, size böyle bir konuşma yaptırmamalıydı; hatta, onlar, 3 Kasımdan sonra ilk kurulan hükümette siz Tarım Bakanı olduğunuzda, bizim tarımımızın geliştirilmesi için tarım ürünlerinin ihraç edilmesi gerektiğini anlatmalıydı; ihraç edebilmemiz için, o ürünleri sorunsuz ihraç edebilmemiz için neler yapılması gerektiğini anlatmalıydı ve ilk iş, Ziraî Mücadele ve Karantina Genel Müdürlüğünü kurmalıydılar. Ama, onlar ne yaptı; ülke topraklarını korumasız, bakımsız, sahipsiz bıraktı Köy Hizmetleri Yasasını anında kaldırtarak size. Sizin, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kaldırılmasını yüreğinizden istemediğinizi biliyorum. Evet, sizin, şu gün, çiftçinin…

Hasat başlamış sevgili arkadaşlarım; bu kürsüden gündemdışı konuşmuştum, Çukurova'da başaklar sararıyor demiştim. Değerli arkadaşlarım, yağmur yağıyor, İç Anadolu çiftçisi memnun, mutlu, buğdaydaki gelişme iyi olacak, ürün bereketli olacak. Haklısınız da, hasadın yapıldığı yerdeki çiftçim ne yapacak; biçeri sokmuş… Evet, bu sene, Allah'a şükür, bereket de var, verim de iyi.

FAHRİ KESKİN (Eskişehir)Bizimle birlikte oldu o iş.

NECATİ UZDİL (Devamla)Peki, sizinle birlikte oldu da, bu üretilen buğdayı, çok üretildi diye koyacak yer mi bulamıyorsunuz sevgili arkadaşlarım?! Ayıp, ayıp!.. Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü çıkmış "ben ne yapayım, 330 000 küsur ton mısır var." Evet, bu, Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürünün lafı. Yapmayın arkadaşlarım! Niye depoda var; niye vermiyorsun dedim. "Fazla ithal edildi" dedi. "Niye ithal ettin dedim. Hasattan önce ithal etmiş.

HALİL TİRYAKİ (Kırıkkale)Haydaa!..

NECATİ UZDİL (Devamla)Sayın Bakanım, Sayın Müsteşarım, sevgili milletvekili arkadaşlarım; bir ülkede borçla yaşarken, siz, hasattan önce, ihtiyacınızdan fazla mısırı alma hakkını kendinizde nasıl görüyorsunuz?! Sevgili arkadaşlarım, bu iş, olacak iş mi?! (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Bakanım, sesim yüksek çıktı diye bana uyarıda bulundu. Ben özür diliyorum. Ben kahvelerden, alanlardan geliyorum, ben politikadan geliyorum; ben, üniversite kürsüsünde, önüme mikrofon konulup konuşarak bugünlere gelmedim. O nedenle, kahvede, alanda ne yapacaksın sesini duyurmak için; biraz bağıracaksın. İşte o nedenle, burada, sesim biraz yüksek çıkarsa, rahatsız olan arkadaşlarımdan özür dilemek istiyorum. Ben, kendi zaafımı ortaya koyup, özür diliyorum sizden.

Değerli arkadaşlarım, biraz da sigortaya gelmek istiyorum. Bakın, burada, konuşmacı arkadaşları dinlersek, Cumhuriyet Halk Partili sözcüleri dinlersek, bir başka Türkiye var, başka bir kırsal alan var; AKP'li arkadaşlarımı dinlersem, bir başka Türkiye, daha başka bir kırsal alan var. Şöyle, dışarıdan gelen bir arkadaşımız bizi dinlese, ya, bunlar ne konuşuyor der; herhalde, bunlar başka ülkelerin milletvekili der. Öyle der diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, zorunlu tarım sigortasından yanaydık. Dikkatinizi çekiyorum; biz, tarım sigortasından yana değildik; komisyonlarda bunları söyledik, zorunlu tarım sigortası dedik. Siz, trafikteki otomobillere zorunlu sigorta koyuyorsunuz; biliyorsunuz, orada, ayrıca bir kasko sigorta da var. Sen, çiftçimin, üreticimin; vazgeçtim çiftçimden, üreticimden, millî servetimle ilgili bir sigortayı gündeme getirmiyorsun dedik. Razı olduk; tarım sigortasına da razı olduk arkadaşlar; çünkü, sonuçta demokrasi var. Komisyonlarda sayılar belli; düşüncelerimizi aktardık, tarım sigortasına da razı olduk.

Peki; ancak, hâlâ çiftçi ile toprak sahibini, mülk sahibini ayırmadan, sizden rica ediyorum, çiftçi ile mülk sahibini, toprak sahibini ayırmadan, sizin, tarım sigortası yapma şansınız var mı; ben bunu öğrenmek istiyorum sevgili arkadaşlarım.

Sigorta yapılanlara bakacaklarmış, çiftçi kayıt sisteminde varsa… Ya, Allah'tan korkun; çiftçi kayıt sistemini, Tarım Bakanlığı yıllardır, dünyanın parasını çarçur ederek, yerinde kullanmayarak kurmaya çalıştı. Bizim, 60'lı yıllardan sonra, çiftçinin örgütlenmesiyle övündüğümüz ziraat odalarımız, Ziraat Odaları Birliğimizin görevi ne arkadaşlar? Yasasını buradan çıkarmadık mı?! Orada çiftçilerin kaydı yok mu?! Peki, doğrudur, o kayıtlar eksik, Tarım Bakanlığında da var kayıtlar. İkisini birleştirmek hiç aklınızdan geçmiyor mu sevgili arkadaşlarım? Ziraat odasının çiftçi kayıtlarından yararlanmayı düşünmüyor musunuz? Dikkat edin, onlardaki kayıt çiftçi kayıtlarıdır. Tarım Bakanlığındaki kayıt, evet, mülk sahiplerinin kayıtlarıdır. Bunu Tarım Bakanlığı yetkilileri de benden daha iyi biliyorlardır.

Değerli arkadaşlarım, sigorta priminin tamamını üreticiden almaya kalktınız. Devlet desteğini yok sayarak tarım sigortası olur mu?! Konuşmacıların tümü örnekler verdi. Dünyanın herhangi bir yerinde devletin desteği olmayan bir tarım sigorta sistemi var mı sevgili arkadaşlarım; yok. Peki, bizde?.. Bizde, destekleyecek diyoruz. Destekleyecek, doğru. O zaman ben de diyorum ki, hatta, arkadaşım bana diyor ki: "En az yüzde 50'si desteklenecek, bölgelere göre yüzde 100'ü de verilecek." Ben de diyorum ki, şunu oraya bir yazalım. Yok! Çık şu kürsüden söyle, tutanaklara geçsin bari; öyle diyelim, biz yine size konuşmadan olanak tanıyalım. Yok! Arkadaşlarım, sizin milletvekili sayınız belli; biz muhalefetiz. Biz bu yasaya karşı değiliz. Aksaklıklarını da müsaade ederseniz şuradan söyleyelim. Siz buna bile tahammül etmiyorsunuz. Biz yasayı geciktirmek istemiyoruz Sevgili Bakanım; ama, çok özür dilerim, burada grup başkanvekilimiz uyarıyor sizi; 135 kişi bari bulundurun diyoruz. Siz, 360 civarında milletvekili olan bir grupsunuz. 135, sevgili grup başkanvekilim, nerede? O zaman bizi niye suçluyorsunuz?

Dün, kalktınız, ortada fol yok yumurta yokken saatlerce, dakikalarca lüzumsuz yere… Lüzumsuz derken, özür dilerim, konunuz lüzumsuz değil; bu yasanın görüşülmesi sırasında lüzumsuz yere niye zaman harcadık?!

Evet, değerli arkadaşlarım, peki, bir şey daha söyleyeyim size: 2090 sayılı Yasamız var çiftçilerimizle ilgili. Değerli arkadaşlarım, 5254 sayılı Yasa, yanılmıyorsam…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

25 konuşma daha · 2 Haziran 2005

25 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook