İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 42. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Tüketicinin korunması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hk (s.s. 61)

Necdet Budak

Edirne Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 42. Birleşim · 1. yasama yılı · 6 Mart 2003 · 558 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Necdet Budak (CHP), 6 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HK (S.S. 61)); konuşma 558 kelime.

Necdet Budak (CHP, Edirne). “Tüketicinin korunması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hk (s.s. 61)”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 6 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/necdet-budak-22-2003-03-06-tuketicinin-korunmasi-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kan (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

NECDET BUDAK (Edirne)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 32 nci maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisin değerli üyelerini ve bizi izleyen herkesi saygıyla selamlıyorum.

Söz almamın iki nedeni var; birincisi, Edirne yöresine ait misk meyve sabununun, bu kanun tasarısı kapsamında tehlikeyle yüz yüze kalması, yok olma tehlikesi; ikincisi ise, yine, 32 nci maddenin madde başlığıyla ve 32 nci maddeyle 4077 sayılı Kanuna 24 üncü maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 24/A maddesindeki redaksiyonla ilgili önerilerimdir.

Öncelikle, kanun tasarısının gerekli olduğuna inanıyorum; ancak, bu kanun tasarısı kapsamında, tarihî ve kültürel mirastan gelen ürünlerimizin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını düşünüyorum. Buna bir örnek olarak, Edirne İlimize özgü misk meyve sabununu verebilirim. 14 üncü Yüzyıldan itibaren, yüzyıllar boyunca Osmanlı başkenti olarak gelişen Edirne, el sanatlarında yüklü bir kültürel mirası günümüze taşımıştır. Anadolu ile Balkanların zengin kültür değerlerini birleştirerek, geliştirerek bugüne kadar gelen misk meyve sabununun, bu kanun kapsamında yok olma tehlikesi içerisinde olduğunu düşünüyorum.

Edirne, tarihî bir kenttir; Osmanlının bir başkentidir. Bu ilimizde, özellikle el sanatlarında, sabunla ilgili, seramikle ilgili, tekstille ilgili, marangozlukla ilgili ve diğer süsleme sanatlarıyla ilgili çeşitli tarihî eserlerimiz vardır. Özellikle, Edirne'nin, Türkiye'nin Avrupa'ya açılan bir kapısı olması nedeniyle, ticarî bir yapısı da vardır. Misk kokulu meyve sabunu, eritilerek içine gülyağı karıştırılan sabuna meyve şekli verilerek satılıyor. Onun için, bu maddede "olduklarından farklı görünen mallar" ibaresi meyve sabunu için çok önemlidir; şu şekilde: Bu "görünen" kelimesinin "algılanan" diye değiştirilmesi gerektiğini düşünüyorum; çünkü, gördüğünüz şey zaten meyve gibi görünüyor; ama, bunu elinize aldığınızda bunun sabun olduğunu anlıyorsunuz. Onun için, "algılanan" teriminin çok daha nötr olduğunu düşünüyorum.

Yine, Osmanlıdan günümüze değin yaşatılarak gelen Edirne'ye özgü kültürel bir değer, bugün, Tüketiciyi Koruma Yasası kapsamında gıda ürünleriyle karıştırılabilen mallara kısıtlama getirilmesi gerekçesiyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Misk kokulu meyve sabunu, geleneksel el sanatı ürünüdür ve tüm yurtta bir süs eşyası olarak tanınıp beğeniyle kullanılmaktadır, sağlık açısından herhangi bir yanlışlığa yol açacak bir özellik taşımamaktadır. Edirne'yi ziyarete gelen turistlerin de en çok satın aldıkları hediyelik eşyalar arasında yer alan meyve sabunu, aynı zamanda ülkemiz turizmine katkı sağlayan tanıtım öğesidir, birçok ailenin de geçim kaynağıdır.

Bu kanun tasarısının gerekli olduğuna inanıyorum. Bununla birlikte, tasarıda yapılacak düzenlemelerle, hem bu kültür mirasımız yok olmayacak hem de meyve sabunu üreticileri ve esnaflar mağdur edilmeyecektir. Zaten göç veren bir ildir Edirne, özellikle sanayii ve tarımında büyük problemlerle can çekişen bir ilimizdir. Bu durumda, bu kanun tasarısıyla, misk meyve sabunu işletmeciliğinden geçimini sağlayan esnaflar işsiz kalmayacaklardır.

Bundan başka, 32 nci madde başlığındaki "görünen" kelimesinin yerine "algılanan" kelimesinin kullanılmasının Türkçe açısından da doğru olduğunu düşünüyorum.

Yine, 24/A maddesinde yer alan "Gıda ürünü olmamalarına rağmen, sahip oldukları şekil, koku, görünüm, ambalaj, etiket, hacim veya boyutları nedeniyle olduklarından farklı görünen" ifadesindeki "görünen" kelimesinin "algılanan" olması gerektiğini düşünüyorum. Artı, cümlenin öznesinin düşük olduğunu düşünüyorum; şöyle ki, "dolayısıyla gıda ürünleriyle karıştırabilen" değil "karıştırılabilen" olması gerekiyor. Kim tarafından karıştırılabilen; insan tarafından, yani, tüketici tarafından karıştırılabilen olması gerekir. Sadece farklı algılamadan kaynaklanan nedenlerle bu karışıklık ortaya çıktığı için "karıştırılabilen" yerine "tüketiciler tarafından karıştırılabilen" ifadesinin kullanılması gerektiğini düşünüyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NECDET BUDAK(Devamla)- Bitiriyorum Sayın Başkan; fazla zamanınızı almak istemiyorum.

BAŞKAN- Buyurun.

NECDET BUDAK (Devamla)- Bu misk meyve sabunuyla ilgili düzenlemelerin yapılması konusunda -Edirne İlimizde işsizlik zaten var, bunun, bir şekilde bu sektörde de devam etmemesi için, bu olumsuz durumun ortadan kaldırılması için- sizin desteğinizi rica eder, Yüce Meclisi saygıyla selamlarım. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

16 konuşma daha · 6 Mart 2003

16 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook