Tüketicinin korunması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hk (s.s. 61)
Antalya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 42. Birleşim · 1. yasama yılı · 6 Mart 2003 · 863 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Kaptan (CHP), 6 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HK (S.S. 61)); konuşma 863 kelime.
Osman Kaptan (CHP, Antalya). “Tüketicinin korunması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hk (s.s. 61)”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 6 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-kaptan-22-2003-03-06-tuketicinin-korunmasi-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kan (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA OSMAN KAPTAN (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tüketicinin Korunması Hakkında Yasada Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Tasarısındaki geçici madde 1 hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlarım.
Sayın milletvekilleri, görüşülmekte olan, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, mevcut yasanın sekiz yıllık uygulama sürecindeki eksiklik ve aksaklıklarını ortadan kaldırmayı, Avrupa Birliği mevzuatından ülkemiz tüketicilerinin de yararlanmasını sağlamayı, tüketicilere sağlanan hakların genişletilmesini, tüketicilerin karşılaştıkları güncel sorunlara evrensel tüketici hakları doğrultusunda çözümler bulunmasını, tüketici örgütlerine işlevsellik ve etkinlik kazandırılmasını amaçladığı için, bu tasarı, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunca da olumlu karşılanmakta ve desteklenmektedir.
Ancak, bu yeni yasal düzenleme geleceğe dönüktür. Halbuki, geçmişte mağdur olmuş, haklarını koruyamamış tüketiciler de bulunmaktadır. Bunların başında da kredi kartı mağdurları gelmektedir. Resmî kayıtlara göre, temerrüt faizleri nedeniyle kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısının 519 761, ödemede gecikenlerin sayısının 337 063, toplamlarının ise 856 824 olduğu anlaşılmaktadır; ancak, bu sayı, kefilleri ve aileleriyle birlikte yaklaşık 7 000 000-8 000 000 insanı bulmaktadır. Bu insanlarımızın sorunlarının çözülmesi gerekmektedir. İşte, bu geçici madde, bu sorunu çözmek için konulmuştur.
Sayın milletvekilleri, Türkiye'de yaşanan ekonomik krizden herkes etkilenmiştir. En çok zarar görenler ise, işsizler, işçiler, emekliler, memurlar, çiftçiler, esnaf, dul ve yetimler gibi, tüm dargelirlilerdir. Gelir dağılımında, zaten, büyük uçurumların, büyük dengesizliklerin olduğu ülkemizde, bir de krizler eklenince, alt gelir grubundaki insanlarımız geçimlerini sağlamak ve asgarî düzeyde yaşamlarını sürdürebilmek için genel ihtiyaçları olan mal ve hizmetleri kredi kartıyla satın almışlar, zamanında ödeyemeyince de temerrüde düşmüşlerdir.
Değerli milletvekilleri, Türk Dil Kurumu Sözlüğüne göre temerrüdün anlamı "dikkafalılık, kafa tutmak"tır. Bu anlama göre, insanlarımız kredi kartı borcunu zamanında ödeyememiş ve temerrüde düşmüş ise, sanki bankalara kafa tutmuş, dikkafalılık edip, efelik yaparak "ödemiyorum" demiş oluyorlar. Bankalar da "sen misin bana kafa tutan" deyip, yüzde 150 ile yüzde 375 arasında değişen oranlarda temerrüt faizleri uygulamışlardır. Aylık yüzde 7-8 faizi ödeyemeyen bu insanlar, yüzde 375 faizi nereden ve nasıl ödeyeceklerdir?! Bankaların bazıları "biz temerrüt uygulamadık, kredi kartı verirken yaptığımız sözleşmeyi uyguladık" diyorlar.
Bu sözleşmeler karınca duası gibi yazıldığı için, zaten, bankaların dışında okuyan da, anlayan da pek yoktur. Bu konuda yapılan bir araştırmada "kredi kartı alırken, size imzalatılan sözleşmenin bir örneği size verildi mi" sorusuna "hayır, verilmedi" diyenlerin oranı yüzde 100'dür. Yine, "sözleşmenin içeriğini okudunuz mu" sorusuna verilen cevap ise yüzde 79 oranında "hayır"dır.
Sayın milletvekilleri, kredi kartı kullanan insanlarımızın bir kısmı cidden çok perişan olmuşlardır. Bırakın, kredi kartı sahiplerinin temerrüdün sözlük anlamındaki gibi bankalara kafa tutmasını, bankalardan korktukları için kaçacak delik aramışlardır. Bu kredi kartı sahiplerine, kredi kartı mağdurlarına, Ankara Ticaret Odası Başkanı Sayın Sinan Aygün sahip çıkmıştır; kamuoyunda büyük de destek görmüştür; kendisine teşekkür ederiz.
Bakınız, size, mağdurların, sözüm ona, nasıl kafa tuttuklarını anlatan Ankara Ticaret Odasına gelen bazı mektuplardan birkaç örnek vermek istiyorum: "Ben, onaltı yıllık bir devlet memuruyum. Kredi kartı borcum yüzünden otuzaltı yıldır oturduğum şehri terk ettim. 800 000 000 lira olan kredi kartı borcum, 7 milyar lira oldu. Maaşım hacizle kesiliyor, evliyim, bir çocuğum var; kiradayım. Eşim hasta; tedavisini, oğlumun eğitimini yaptıramıyorum. Herkesin kolay çözüm yolu ölümü ben de düşündüm. Hiç mi hakkımız yok insan gibi yaşamaya?! Bu ülkede ne hırsızlar, ne uğursuzlar, ne hortumcular affedildi. Bir sefer de hükümet, memuruna, çalışanına döndürsün bu yasaları, affetsin, yaşama hakkı tanısın bizlere!"
Bir başka mektup: "Ben bir anneyim. Bankalar leblebi gibi kart dağıtıyor. Ödemeyince, canını değilse ciğerini söküp alıyorlar insanın. Benim çocuklarım bankacı idi; birbuçuk yıldır işsiz, boştalar. Tabiî boşta olan insanlar borç ödeyemez. 6 milyar, 20 milyar oldu. Kredi kartı bizi bitirdi. Bir ekmeğe muhtaç hale geldik. İcranın biri gelip biri gidiyor. Banka kızımı mahkemeye verdi ve kızıma hapis cezası çıktı. Kanayan yaralara merhem olun!"
Bankalar cephesine gelince; Gebze'den bir bankanın noterden çektiği ihtarnamede "toplam borcunuzu, yıllık yüzde 375 temerrüt faizi ve gider vergisiyle birlikte yirmidört saat içinde bankamız veznelerine ödemeniz -sayın arkadaşlar, dikkatinizi çekerim, yirmidört saat içinde bankamız veznelerine ödemeniz deniliyor- aksi halde, icra, mahkeme ile yüzde 10 avukatlık ücretlerinin de tarafınıza yükleneceği bildirilmektedir. Sanki bir ihtarname değil bir tehditnamedir. İşte, esas kafa tutma buna denir.
Bir acı örnek daha: Güneydoğu gazisi; 1997 yılında Hakkâri'de vatanî görevini yerine getirirken Şemdinli'de PKK terör örgütüne karşı girişilen çatışmada bastığı mayın yüzünden bacağını kaybetti, bacağı olmadığı için uzun süre işsiz kaldı, evli ve 5 yaşında bir kız çocuk babası olan gazi, maaşının yetersizliği yüzünden evinin geçimini sağlamak için kredi kartıyla alışveriş yapmak zorunda kaldı. Borç toplamı 1 milyar liraydı bankanın uyguladığı yüzde 375 faizle borç 5 500 000 000 milyar liraya ulaştı, temerrüde düştü, bankanın avukatına gitti taksit kolaylığı gösterilmesini istedi; ancak, avukat, terör örgütünün bile yıkamadığı kurşundan bile acı gelen sözler söyledi ve "bana ne gaziysen, gazi olman beni hiçbir şekilde ilgilendirmez" dedi.
Bankaların bu akıl almaz uygulamaları karşısında, kredi kartı mağdurlarının içinde eşinden boşanan, evini terk eden, psikiyatri tedavisi görenler olduğu gibi bir kısmı oturdukları kenti, bir kısmı adını, adresini, kimliğini değiştirmiş, bir kısmı da intihar ederek dünyasını değiştirmiştir.
Sayın arkadaşlar, geçmişin yarasını sarmak için bu geçici maddenin konmasında yarar vardır. Plan ve Bütçe Komisyonunda da bu konuda görüş birliğine varılmıştır.
Değerli milletvekilleri, yasaları çıkarmak kadar uygulamak da önemlidir. Bakınız, mevcut yasaya göre 18 Kasım 2002 tarihinde, bundan üçbuçuk ay önce toplanan, 25'i bakanlık ve resmî kurumlar ile 20'si ise sivil toplum örgütlerinden oluşan 45 kişilik Altıncı Tüketici Konseyinin almış olduğu kararlardan bazı maddeleri sizlerin bilgilerine sunmak istiyorum:
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
16 konuşma daha · 6 Mart 2003