İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 24. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Petrol piyasası kanunu (s.sayı:288)

Nejat Gencan

Edirne Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 24. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Aralık 2003 · 819 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Nejat Gencan (CHP), 4 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: PETROL PİYASASI KANUNU (S.SAYI:288)); konuşma 819 kelime.

Nejat Gencan (CHP, Edirne). “Petrol piyasası kanunu (s.sayı:288)”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 4 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nejat-gencan-22-2003-12-04-petrol-piyasasi-kanunu-s-sayi-288 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA NEJAT GENCAN (Edirne)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 288 sıra sayılı Petrol Piyasası Kanunu Tasarısının 2 nci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; cumhuriyetten günümüze kadar, petrol sektörüyle ilgili olarak yapılan ilk yasal düzenleme, 1926 yılında yürürlüğe giren 792 sayılı Kanundur. Ancak, 1935 yılında çıkarılan 2804 sayılı Kanunla petrol aramaları MTA'ya verilmiştir. Bundan sonra, 1954 yılında ise, bunun yürürlükte bulunan 6326 sayılı Petrol Kanunu kabul edilmiştir. Bu kanun, petrol kaynaklarımızın, millî menfaatlara uygun olarak, hızlı, sürekli ve etkili bir şekilde aranmasını, geliştirilmesini ve değerlendirilmesini amaçlamaktadır.

1954 ve 1973 yılları arası, ülkemizde petrolün arama, üretim, taşıma ve rafinaj faaliyetlerinin oldukça liberal bir anlayışa göre yürütüldüğü bir dönemdir.

1973 ve 1989 yılları arası, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, TÜPRAŞ, BOTAŞ ve Petrol Ofisiyle kamu etkinliğinin arttığı bir dönemdir.

1989-1998 yılları arası, piyasaların liberalleşmesi ve serbestleşme ilkelerinin ülkemizde de geçerli olmaya başladığı bir dönemdir.

1998'den sonraki dönem ise, halen uygulaması devam eden, otomatik fiyat dönemidir. Ancak, bu dönemde, devletin ticarete olan müdahalesinin azalarak, özel sektörün etkinliğinin artmasına neden olan tedbirler alınırken, piyasaların şeffaf, âdil, rekabetçi bir ortamda çalışmalarını teşvik edici düzenlemelerin yerine getirilmesi mümkün olmamış ve bunun çerçevesinde, ülkemiz bazı sıkıntılar çekmeye başlamıştır.

Bu görünen tablo ışığında, petrol sektörünün bir yasal düzenlemeye ihtiyacı olduğu görülmektedir; fakat, bu düzenlemenin, tercüme bir kanun şeklinde olmasını istemiyoruz. Enerji politikalarının sağlıklı ve doğru olarak belirlenmesi konusunda atılacak yanlış adımların, ülkemize, ekonomiye, çevreye, yurttaşlarımıza ve tüketicilerimize vereceği zararlara bugünden engel olmamız gerekmektedir.

Bu sektörde 12 000 adet perakende satış yapan petrol istasyonu (bayi) bulunmaktadır. Bu sektörde, ortalama 500 000 insanımızın emeği karşılığı geçimini sağlamaya çalışmakta olduğunu hepimiz bilmekteyiz.

Serbest piyasa ekonomisi, kartelleşme, yabancı sermayenin ülkeyi yağmalaması, bu sektördeki dengeleri bozması olarak algılanmamalıdır. Ülkemizde, diğer alanlarda da bunun benzeri örnekleri yaşadığımızı hatırlatmak istiyorum.

Görüldüğü gibi, bu yasa tasarısı, geniş kitleleri ilgilendirmektedir. Sadece belirli bir grubun fikirlerinin alınarak, istekleri doğrultusunda düzenlemelerin yapılmasından kaçınılmalıdır. Şu an görünen budur. Değişik kesimlerin görüşlerinin de alındığı söylenmesine rağmen, burada, bayilerin, tüketicilerin, sivil toplum örgütlerinin, kamu kurumu temsilcilerinin görüşleri alınıyor gibi davranmakla bu hareket gerçekleştirilemez. İktidarın klasik söylemi haline gelen "bütün tarafların görüşlerini aldık" söylemi, artık değişmelidir. Lütfen, bu söyleminizi değiştirin; çünkü, bu görüşlerin hiçbirine değer vermiyor, yine bildiğinizi yapıyorsunuz; bunu, artık, halkı kandırmak için kullanmayınız.

AKP İktidarı, geldiği günden bugüne kadar "devletçi politikadan vazgeçip, serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde, özelleştirmeye hız vererek özel sektörün önünü açacağız" söylemlerini sık sık kullanıyor; fakat, bugün, merkezî idareyi güçlendiren kurum ve kuruluşlarla birlikte, birilerine makam ve mevki yaratılmaya devam ediliyor; bu tasarıda olduğu gibi.

12 000 adet bayiin, lisans dahil olmak üzere, tüm konularda direkt olarak EPDK'ya bağlanması "merkezî idareden vazgeçip, yerinden yönetime geçeceğiz" söylemlerine ne kadar uyuyor, bilemiyorum; bu konuyu, sizlerin takdirine bırakıyorum; yalnız, AKP'nin, vatandaşa, seçmene vermiş olduğu sözler ile uygulamalarının örtüşmediğini görmekteyiz. Açıkçası, bu, bir takıyyedir. Gelin, söylemlerimiz ile yaptıklarımızın uyum içerisinde olduğu siyaset anlayışını halka hep birlikte sunalım. Bu yanlıştan bir an önce vazgeçmenizi bekliyoruz.

Tasarının bazı maddelerinde, satış potansiyellerine sınır getirilerek, çalışanı ve daha fazla üreteni ödüllendirmek yerine, cezalandırmak yoluna gidilmiştir. Akaryakıt dağıtım şirketlerine, piyasanın yüzde 15'i oranında, kendilerine ait akaryakıt istasyonu açma hakkı tanınmıştır. Haksız rekabet, büyük boyutlarda teşvik edilmiştir. Bu koşullarda, bayilerin, dağıtıcı firmaların, kendi istasyonlarıyla rekabet etmesi mümkün değildir arkadaşlar.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; enerji piyasasının toplam parasal büyüklüğünün yüzde 60'ını oluşturan, yaklaşık 25-26 milyar dolarlık bir petrol piyasası ve petrol piyasası faaliyetleri, kesinlikle, ayrı bir bağımsız kurum tarafından düzenlenmelidir. Ayrıca, piyasa hakkında yeterli bilgi ve deneyimi olan kişilerden petrol piyasası düzenleme kurulunun oluşturulması daha faydalı olacaktır görüşündeyim.

Toplam 12 milyar dolarlık elektrik ve doğalgaz piyasalarının bağlı olduğu Enerji Piyasası Düzenleme Kuruluna -dünyadaki benzer uygulaması dikkate alınmadan- petrol piyasasını -bu iki piyasa içinde yer almasının uygun ve yerinde olmayacağı açıkça görülmekte iken- bağlamanın mantığını bir türlü anlayamıyorum. Petrol piyasası, çok kapsamlı bir yapıyla idare edilmelidir. EPDK'nın, bu işi, bu iş yoğunluğunda ve bu kadro yetersizliğinde başarması zor görünüyor. Bugüne kadar, bu sektöre gereken önemin verilmediğini bilmekteyiz; bugün de aynı anlayış devam etmektedir. Değiştirmek için elimizde imkân var; fakat, geçmişteki yanlışların üzerine bir yenisini eklemeyi tercih ediyoruz. Bu şartlarda bazı sorunların düzelmesini beklemek hayalciliktir arkadaşlar.

Bu kanun tasarısı gereklidir, desteklenmelidir; fakat, ülke menfaatlarının, sektör değerlerinin, dengelerinin çok daha iyi irdelenerek hayata geçirilmesi gerekmektedir. Tasarının genişletilmesi, bazı maddelerinde değişikliklerin yapılması, bazılarının da çıkarılması kaçınılmazdır. Bu ülkeyi yönetmeliklerle yönetmekten vazgeçmeliyiz. Bu, kolaycılıktan başka bir şey değildir. Kanun maddelerinin anahatlarının yönetmelikle düzenlenmesi kanunun özünü zedelemektedir. Bu tasarıyla ilk defa kullanılan tanımları iyi değerlendirmeliyiz. Bayiliklerin kategorilere ayrılması, sınıflandırılması, bayilik değiştirmelerinin zorlaştırılması, cezalar, tekrar düşünülmesi gereken konular olarak görülmektedir. Cezaların amacı gelir elde etmek olmamalıdır. Ülkemizin güvenilir, sürekli, çevre dostu, kaliteli ve ucuz enerjiye olan ihtiyacı, olanaklar elverdiği ölçüde, öncelikle yerli kaynaklar kullanılarak karşılanmalıdır. Bu bağlamda, yurtiçi petrol arama ve üretim faaliyetlerinin artırılmasının teşvik edilmesi ve bu yöndeki darboğazların giderilmesi konusunda gerekli yasal düzenlemelerin de hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Bu bilgiler doğrultusunda, görüşülmekte olan Petrol Piyasası Kanunu Tasarısında gerekli değişikliklerin yapılmasını talep ediyor; bu vesileyle Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

23 konuşma daha · 4 Aralık 2003

23 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook