İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)
Kocaeli Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 82. Birleşim · 1. yasama yılı · 21 Mayıs 2003 · 941 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nevzat Doğan (AK Parti), 21 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 941 kelime.
Nevzat Doğan (AK Parti, Kocaeli). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 82. Birleşim tutanağı, 21 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nevzat-dogan-22-2003-05-21-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA NEVZAT DOĞAN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde çalışma hayatını düzenleyen bu önemli kanun tasarısının "bazı işlerde çalışanların ücretlerinin güvencesi" başlıklı 113 üncü maddesi üzerinde, Grubum adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu madde, iş yasası kapsamı dışında kalan bazı tarım ve orman işçilerine ve rehabilite edilenlere ücretlerle ilgili olumlu yönde düzenlemeler içermektedir. Böylece, halen yürürlükteki, mevcut 1475 sayılı İş Kanununda bu konuyla ilgili duruma göre daha iyi sayılabilecek bazı haklar sağlanılmaktadır.
Değerli milletvekilleri, daha önce görüşülen maddelerde söz alan AK Partili milletvekili arkadaşlarımın da belirttiği gibi, İş Kanunu Tasarısı bütünüyle değerlendirildiğinde, ne bir tarafın aleyhine ne de diğer bir tarafın lehine olan bir düzenlemedir. İş Kanunu Tasarısı, gelişmiş birçok ülkede olduğu gibi, ülkemizin koşullarına göre iş hayatını düzenleyen, iş hayatının bir ahenk içerisinde yürümesini sağlamayı amaçlayan bir yasa tasarısıdır; yani, işçi ve işverenin bir ahenk içerisinde çalışmasını hedefleyen bir yasa tasarısıdır.
57 nci hükümet döneminde, içerisinde işçi temsilcilerinin seçtiği, bilim adamlarının da bulunduğu bir bilim kurulunun hazırladığı, yine içerisinde sendika başkanlarının da bulunduğu, sosyal taraflarca birçok maddesinde uzlaşma sağlandığı bir yasa tasarısıdır.
Sayın CHP milletvekili arkadaşlarımızın, derme çatma yasa, işçi ve işverenin, kurt-kuzuya benzetilmesi gibi tabirleri, gerçekten sağlıklı ve gerçekçi benzetmeler değildir arkadaşlar. Yarıya yakın maddesi, yürürlükteki 1475 sayılı Yasanın maddelerini içerirken, diğer birçok maddesi, Altıncı, Yedinci, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planlarındaki hükümlere, Avrupa Birliği normlarına, ILO sözleşmelerine ve ülkemizin içinde bulunduğu sosyoekonomik koşullara göre hazırlanmış bir yasa tasarısıdır.
Çalışanlarımız, emekçilerimiz, şu anda uygulamada olan 1475 sayılı Yasada bulunmayan birçok yeni ve olumlu düzenlemeler içermektedir. Örneğin -arkadaşlarım bahsettiler, birkaçından da ben bahsedeceğim- madde 5'te, eşit davranma ilkesi getirilmiştir.
Yine, bir başka maddede, bir işyerinin devri halinde, işçilerin geçmiş tüm müktesep hakları güvence altına alınmıştır; eski yasada ise, sadece kıdem tazminatı güvence altındaydı.
Yine, kısmî süreli ve tam süreli iş sözleşmesi maddesiyle, kısmî sözleşmeyle, çalışan işçilerin, sırf sözleşme farkından dolayı tam süreli işçiye göre farklı muameleye tabi tutulması engellenmiştir.
Yine, takım sözleşmesiyle oluşturulan iş sözleşmelerinde yapılan düzenlemeyle, takım kılavuzunun, ilgili işçilerimizin haklarını suiistimal ihtimalleri ortadan kaldırılmıştır.
Yine, yürürlükteki 1475 sayılı Yasada olmayan, işçiye, iş sözleşmesini haklı nedenle fesih hakkı tanımaktadır. Yine, 53 üncü maddeyle, çalışanlarımızın izin süreleri artırılmakta; ayrıca, 18 yaşından küçük ve 50 yaşından büyük çalışanlar için verilecek yıllık ücretli izin süresinin 20 günden az olmaması hükmü getirilmektedir. Bu, yaşlısına ve gençliğine önem veren iktidarımızın, Avrupa Birliğine uyum sağlama çalışmalarını da desteklemektedir.
Yine, 71 inci madde de, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesine, ILO sözleşmelerine ve ondan daha önemlisi de, geleceğimiz dediğimiz, canımız, ciğerimiz dediğimiz çocuklarımız için de önemli bir madde olarak düzenlenmiştir. Yine, bu maddede, 1475 sayılı İş Yasasının ilgili maddesine göre bir adım daha ileriye gidilmiş ve 15 yaşın altındaki çocukların çalışmasının yasaklanması sağlanmıştır.
Bu maddede, az önce konuşan saygıdeğer CHP milletvekili arkadaşlarımızın eleştirileri vardı. Bunlar gerçekçi eleştiriler değil arkadaşlar; gerçekten hayretlerle izledim. Ben de bir çocuk hekimi olarak, Çocuk Hakları Sözleşmesini yakından bilen biri olarak, Çocuk Hakları Sözleşmesine hiç aykırı olmayan bir düzenleme yapılmıştır diyorum. Bu maddeler, artık, ilköğrenimini tamamlamamış çocukların; yani, 15 yaşını doldurmamış çocukların çalışmasını engellemekte, ancak 15 yaşını aşmış çocukların, çalışma koşullarının, onların bedensel, zihinsel, ruhsal ve öğrenim durumlarını göz önüne alarak düzenlenmesini sağlamaktadır. Dolayısıyla, bu düzenleme, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesine ve bunun 32 nci maddesine, ILO sözleşmesine uygun bir düzenlemedir.
Değerli arkadaşlar, kaldı ki, yoksulluğu önlemedikçe, herkese kaliteli eğitim imkânı sağlamadıkça, hangi yasayı çıkarırsak çıkaralım, hangi yaşa kadar yasak çıkarırsak çıkaralım, yine, insanlar, üzüle üzüle çocuklarını çalıştıracaklardır. Çocuğun emeğini istismar etmememiz, istihdamı artırmadıktan sonra, işsizliği önlemedikten sonra, yoksulluğun önüne geçmedikten sonra, eğitimde fırsat eşitliği sağlamadıktan sonra, ne yasası çıkarırsak çıkaralım pek mümkün olmayacaktır. İşte, sosyal devlet olmanın bir gereği olarak, çocuk iş gücünün korunması, ancak, ailelerin geçinebilecekleri bir iş sahibi olmasıyla sağlanacaktır. Bu da, ancak, yeni işyerleri demektir, yeni istihdam demektir. İşte, hükümetimiz, bunların sağlanması için yoğun bir çaba sarf etmektedir ve yasal düzenlemeler yapmaktadır. İşte, gelecek yıl, okul çocuklarımızın kitaplarını vereceğiz. İşte, 10 000'e yakın yoksul ve yetenekli çocuğumuza özel okullarda okuma şansı vereceğiz. Bunlar, şimdiye kadar hiçbir iktidarın yapmaya cesaret edemediği adımlardır.
Bir kez daha vurgulamak isterim: İşsizliği önlemedikçe, yatırımları teşvik edip istihdamı artırmadıkça, o zıpkın gibi, ancak, boş gezen, işsiz gezen gençlerimize, milyonlarca gencimize iş vermedikçe, yeni iş alanları açmadıkça, ülkemizin sosyal barışı, dolayısıyla da iş barışını sağlamamız mümkün değildir. Bir başka deyişle, sadece yasa çıkararak iş güvencesini sağlamamız pek mümkün değildir. İşte, onun içindir ki, bugünkü iktidarımızın en önemli gündemi, işsizlik ve yoksulluktur.
Yine, değerli arkadaşlar, 74 üncü maddede, hamilelere doğum izni, 8 artı 8 olmak üzere 16 haftaya çıkarılmıştır ki, bu da, kadınlarımızın daha sağlıklı bir hamilelik sürdürmesini sağlayan önemli bir düzenlemedir.
Değerli milletvekilleri, işçilerimize ve iş hayatına olumlu gelişmeler sağlayan, daha sayamadığım birçok madde var. Görüldüğü gibi bu yasa, 1475 sayılı Yasada olmayan veya eksik olan birçok konuda tüm emekçi kardeşlerimize, kadın işçilerimize, yaşlı ve genç işçilerimize çok önemli kazanımlar sağlamaktadır. İşyeri pratiğiyle örtüşen ve Yargıtayın kararlarına uygun düzenlemeler içermektedir. Tabiî ki, önemli olan, yasaların uygulanmasıdır. Bazı maddelerde suiistimaller olabileceği endişesi olabilir; ancak, uygulamalarda, işçi ve işveren temsilcilerinin bulunduğu bir izleme komitesiyle takip edilecek, pek ender de olsa bu suiistimaller önlenmeye çalışılacaktır.
Değerli arkadaşlar, bazı maddelerle ilgili bizim de çekincelerimiz vardır. Bu maddelerin yeniden görüşülmesinin uygun olacağını düşünüyoruz. Ben, Grubum adına, Sayın Bakanımızdan bu maddelerin tekrar değerlendirilmesini talep ediyorum.
Değerli milletvekilleri, bugün, bazı iş çevrelerinde, İş Yasasının bazı maddeleri bahane edilerek, yanlış yorumlarla, AK Parti İktidarı sanki bir işçi karşıtı gibi gösterilmeye çalışılıyor. Bir şeyi vurgulamadan geçemeyeceğim. Ben de dahil, birçok AK Partili milletvekili arkadaşım, çocukluklarını, dargelirli ailelerine katkı sağlamak için, oyun oynamak yerine çalışarak geçirdiğini, sırça saraylardan değil, işçi, köylü ailelerden geldiğimizi...
HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir)Geldiğiniz yeri unutmayın.
NEVZAT DOĞAN (Devamla)...emeğin, emekçinin ve yoksulluğun ne demek olduğunu çok iyi bildiğimizi belirtmek isterim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
40 konuşma daha · 21 Mayıs 2003