Ahıska türklerinin anayurtlarından sürgün edilişleri hk
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 23. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Kasım 2004 · 434 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nevzat Yalçıntaş (AK Parti), 30 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AHISKA TÜRKLERİNİN ANAYURTLARINDAN SÜRGÜN EDİLİŞLERİ HK); konuşma 434 kelime.
Nevzat Yalçıntaş (AK Parti, İstanbul). “Ahıska türklerinin anayurtlarından sürgün edilişleri hk”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 30 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nevzat-yalcintas-22-2004-11-30-ahiska-turklerinin-anayurtlarindan-surgun-edilisleri-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
NEVZAT YALÇINTAŞ (İstanbul)Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım, önce, alkışlarınıza teşekkür ediyorum, sağ olasınız.
Aziz arkadaşlar, benim söz almamın sebebi, bugünlerde, Ahıskalı Türk soydaşlarımızın, Stalin'in emriyle, çok kısa bir süre içerisinde yurtlarından, yuvalarından koparılarak, uçsuz bucaksız Sovyet-Asya topraklarına, Hazar'ın ötesine sürülmelerinin 60 ıncı yıldönümü olması münasebetiyledir.
Stalin'in tarihe nasıl geçeceğini ve geçtiğini biliyoruz, dünyanın en kanlı diktatörlerinden birisi. 1944 yılında, Anadolu'yu, Türkiye'yi çevreleyen diğer Türk ve Müslüman topluluklarına yaptığı gibi -yani, Kırım Türkleri, Karaçaylar, Balkarlar, Çerkezler, Çeçenler vesaire- hemen bizim hudutlarımıza bitişik, Kars, Ardahan, Artvin, Posof, Iğdır'ın hemen doğusunda bulunan Ahıska yurdunda da, Ahıskalı soydaşlarımızı, çok kısa bir süre içerisinde, yurtlarından, yuvalarından, evlerinden kopararak yük ve -affedersiniz- hayvan taşınan vagonlara bindirip, vagonların kapılarını dışarıdan kapayıp, bir ay kadar süren bir yolculukla, İçasya topraklarına doğru sürgün ettiler. Bu facia, bu insanlık cinayeti, tarihte ender görülen zulümlerden birisidir. Kapalı vagonlarda, sürgün yerlerine gidene kadar, bu kardeşlerimizin yüzde 20'si ruhlarını teslim ettiler, öldüler. Ne zaman insafa gelirlerse, filanca istasyonda vagonlar açılıp bu ölüler dışarı alındı ve karlı topraklara terk edildi; insaflı olanları, üzerlerine biraz toprak serpti. Bunların, o zaman başka maksatlarla çekilmiş orijinal dokümante filmleri de mevcuttur, zaman zaman gösterilir.
Bu zulüm, diğer katliamlar kadar insanlığın nazarını çekmiş değildir; ama, biz Türklerin, inançlı olan herkesin, bu zulmü kalplerinde yaşatması ve unutmaması lazım. Bu katliamın 60 ıncı yılı dolayısıyla Ankara, İstanbul, Bursa vesaire gibi illerde olmak üzere Türkiye'de, Türkiye dışında, hatta Bulgaristan'da toplantılar yapıldı.
Tabiî, bu sürgün yapılırken, 40 000 civarında eli silah tutan Ahıskalı Türk genci ve eli silah tutanları, Batı Rusya'da, yani Doğu Avrupa'da Hitler ordularına karşı savaşıyorlar ve o toprakları koruyorlardı. Kayıtlara göre, 26 000'i bu savaşlarda can verdi. Geri kalan 14 000-15 000'i, topraklarına, yani Ahıska'ya, köylerine döndükleri zaman facianın boyutunu anladılar. Kimse yok; tamamen boşaltılmış ve analarını, babalarını, akrabalarını aramak için yollara döküldüler.
Sovyetler zamanında sonradan sürülen diğer bütün kavimlere -biraz evvel saydığım Kırım Türklerine, Karaçaylara, Balkarlara- geliş izni verildi, sadece bu kardeşlerimize izin verilmedi. Bunun iki sebebi vardı. Tabiî birisi, milliyetlerine, inançlarına bağlı olmaları, ikincisi de Türk hududunda bulunmaları.
Tabiî, burada Gürcistan'ın, maalesef, çok olumsuz bir tutumu oldu ve oyaladı, hiçbir zaman kabul etmedi ve Şevardnadze dahi -dünya çapında isim yapmış bir diplomat- taahhütlerini yerine getirmedi. Taahhütlerini Avrupa Konseyine karşı... Avrupa Konseyine giriş ve kabul edilme sebeplerinden birisi, Ahıska Türklerine yurda dönüş haklarını tanıyacaklar ve 1999'a kadar bunu gerçekleştireceklerdi; bunu yapmadılar. Sonunda, o sahneyi televizyonlardan hatırlıyorsunuz, Gürcistan Parlamentosundan kendisini nasıl yaka paça dışarı attıklarını. Şüphesiz, yanlış bir hareket; ama, bir yandan da insan "adlü ilahî yerine geliyor" diye düşünmemezlik yapamıyor.
Türkiye bu ıstırabı bir parça olsun dindirebilmek için, Büyük Millet Meclisimizden, 3835 sayılı bir Kanunla...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
87 konuşma daha · 30 Kasım 2004