İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 100. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kırım tatar türklerinin vatanlarından sürgün edilişinin 61inci yıldönümü münasebetiyle

Nevzat Yalçıntaş

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 100. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Mayıs 2005 · 437 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Nevzat Yalçıntaş (AK Parti), 18 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KIRIM TATAR TÜRKLERİNİN VATANLARINDAN SÜRGÜN EDİLİŞİNİN 61İNCİ YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 437 kelime.

Nevzat Yalçıntaş (AK Parti, İstanbul). “Kırım tatar türklerinin vatanlarından sürgün edilişinin 61inci yıldönümü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 18 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nevzat-yalcintas-22-2005-05-18-kirim-tatar-turklerinin-vatanlarindan-surgun-edilisinin-61inci-yildonu (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

NEVZAT YALÇINTAŞ (İstanbul)Aziz Başkan, çok değerli milletvekilleri; bugün, 18 Mayıs günü, insanlık, Türklük ve Kırım Türkleri tarihinde kara bir gün olarak tarihe geçmiş bulunuyor.

Kırım Türkleri, hepimizin bildiği gibi, Osmanlı Devletiyle yaptığı bir ittifak sonucu, asırlarca müstakil, medenî bir devlet olarak varlığını sürdürmüş ve 1783'te Çarlık Rusyasının istilasına uğrayarak bağımsızlığını kaybetmiştir. Bağımsızlığını kaybetmesine rağmen sosyal, ekonomik, kültürel, manevî varlığını devam ettirebilmiştir; taa ki Stalin'in, 1944 yılında, bugün, yani 18 Mayısta verdiği zalimane bir karar sonucunda, sabah erkenden Sovyet askerlerinin tek tek Kırımlıların evine girerek 30-40 dakika gibi bir süre zarfında derhal evlerini boşaltmaları ve Kırım'ı terk etmelerini kendilerine zorla kabul ettirene kadar. Bu kadar kısa zamanda alabileceklerini alan bu talihsiz soydaşlarımız, hazırlanmış olan vagonlara; yalnız, tabiî, bu vagonlar insan taşımada kullanılan vagon değil, affedersiniz, hayvanları taşımada kullanılan vagonlara; her bir vagona 200-250 kişi doldurarak raylara verilmiş, kuzey istikametinde, Sibirya ve Ortaasya'nın verimsiz topraklarına sürülmüştür. Bunlara sürgün demek de bir nevi gerçeği saklamak, daha munis bir kelime kullanmak olur. Bu, yolda telef olmaları, ölmeleri için yapılmış bir operasyon; çünkü, daha vagonlara konduktan sonra, bu vagonların kapakları kapatılmış ve uzun süre açılmamış, çok nadir hallerde açılıp içerde hayatını kaybetmiş olanların naaşları, vücutları -hava kuzeylerde soğuk olur- karlar ve topraklar üzerine atılarak bu vagonlar devam etmiştir.

Sürgüne uğrayanların sayısı 400 000'i aşkındır. Ben 1990'ların başında gittim, bizatihi o faciayı yaşamış insanlarla konuştum, bire bir konuştum. Bu, yolda yarısı telef olanların 200 000'i Ortaasya ve Sibirya'ya ulaşmış ve bir yaşama savaşı vermişler. Tabiî, orada da hastalıklar, yokluklar devam etmiş ve tekrar geri dönme savaşı ancak Stalin'in, hatta Kruşçev'in ölümünden sonra başlamıştır. Bu arada dönme arzusunu izhar eden, açıklayan ve dönme teşebbüsünde bulunan Kırımlılar da tevkif edilmiş, bu bir cürüm addedilmiş ve hapishanelere atılmıştır. Bunların başında, hepimizin bildiği, Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, ki, onsekiz sene, hem de çok genç yaşında Sibirya kamplarında, hapishanelerinde, oradan oraya gönderilerek, hayatının en güzel zamanlarını kaybetmiştir. Fakat, sonra, bu liderin başkanlığında ve aşağı yukarı yumuşama ve demokrasi havası eserken, elli yıl sonra dönmüşler ve bu dönmeyle, bugün, 300 000 civarındaki bir Kırımlı Tatar Türkü, varlığını tekrar kurmak, tekrar kendi hür ve müstakil topraklarında yaşama mücadelesi vermektedir.

Birinci görevi, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin ve ilgili bakan arkadaşlarımızın, bunların, bu, çok meşru, çok doğal haklarını gerçekleştirmelerinde onlara yardımcı olmaktır. Bunun ilk yoluysa, Özbekistan gibi bir dikta idaresi altında ve değerlerinde yaşayan geri kalan 300 000 kadar Kırımlının oraya gönderilmesini sağlamak için gereken girişimleri yapmaktır. Biz, bu diktayı yürüten kişilerle, şahsen de, heyetler halinde de konuştuk; Özbekistan Cumhurbaşkanıyla görüştük. Bunlar, başkalarının hoşuna gitmek için, bu arzu içerisinde yanan, yani Kırım'a dönmek isteyen Kırımlı Tatar Türklerini döndürmemek için her şeyi yapıyorlardı; ama, şimdi, herhalde, zamanı gelmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

18 konuşma daha · 18 Mayıs 2005

18 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook