Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnameler hakkında (s.s.269)
Giresun Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 135. Birleşim · 2. yasama yılı · 24 Temmuz 2008 · 888 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Nurettin Canikli (AK Parti), 24 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 135. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU MALİ YÖNETİMİ VE KONTROL KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELER HAKKINDA (S.S.269)); konuşma 888 kelime.
Nurettin Canikli (AK Parti, Giresun). “Kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnameler hakkında (s.s.269)”. TBMM Genel Kurulu, 135. Birleşim tutanağı, 24 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/nurettin-canikli-23-2008-07-24-kamu-mali-yonetimi-ve-kontrol-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; 269 sıra sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile diğer bazı kanunlarda değişiklik yapan Kanun Tasarısı’nın ikinci bölümü üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Gerçekten, 5018 sayılı Kanun’dan önce 1050 sayılı Kanun tarafından kamu mali yönetimi ve kontrol düzenlemeleri gerçekleştirilmişti ve 1050 sayılı Kanun da bize aslında Osmanlı’dan miras kanunlardan bir tanesiydi. Gerçekten, diliyle, muhtevasıyla, anlatış biçimiyle ve kendi içindeki dengesiyle son derece eşsiz, güzel kanunlardan bir tanesiydi 1050 sayılı Kanun ve o nedenle zaten, çok uzun yıllar, son derece karmaşık olan ve gelişmeye de açık olan bu konuları biz 1050 sayılı Kanun’la uzun süre idare ettik, 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanunu.
Tabii, birçok değişiklikler yapıldı. Sanıyorum, en kapsamlılarından bir tanesi 1974 yılında yapıldı ve aslında o kanunu bozdu. Bir defa dil açısından o ahengi, o derinliği yakalama imkânı olmadı. 1974’te yapılan ve daha sonra yapılan değişiklikle bozuldu ve bir türlü dikiş tutmadı. Elbette, ihtiyaçlar çerçevesinde de Kanun’un kapsamlı bir düzenlemeye tabi tutulması gereği de ortadaydı. Uzun yıllar bu şekilde idare edildi. Birçok defa teşebbüs edildi aslında geçmiş Hükûmetler döneminde. 1050 sayılı Kanun’un yerine ikame edilmek üzere ciddi kanun tasarıları hazırlandı, çalışmalar yapıldı ama bir türlü sonuçlandırılamadı. Gerçekten zor bir konu, çok karmaşık bir konu ve 1050 sayılı Kanun gibi çıtayı yükselten bir kanunun yerine ikame edecek kanunu dizayn etmek de kolay değil. Uzun tartışmalardan sonra 5018 sayılı Kanun yürürlüğe girdi 2006 yılından itibaren. Hocamız da belirtti biraz önce, Sayın Melen Hocamız da. Tabii ki çok kapsamlı bir konu olunca, elbette, uygulamada birtakım sıkıntıların ortaya çıkması ve bu çerçevede yeniden değiştirilme, bazı yeni ilaveler yapılması gereği ortadadır. Bu çünkü dinamik bir süreçtir. Konu da tabii mali yönetim ve kontrol sistemi, mekanizması. Bu son derece kompleks bir yapı. Uluslararası boyutu olan, içerideki olayların ve hadiselerin ve kişilerin her yıl karmaşık hâle gelmesiyle daha da değişiklik ihtiyacı ortaya çıktı. Dolayısıyla, uygulandığı üç yıldan ya da iki yıldan sonra bir revizyona tabi tutulması ki bu son derece aslında dar kapsamlı bir revizyondur, çok kapsamlı bir değişiklik değil, esas çatı korunuyor, ondan yana herhangi bir problem yok. Yani, 5018 sayılı Kanunla getirilen mali yönetim ve kontrol mekanizması şu anda görüştüğümüz tasarıda muhafaza ediliyor ama uygulamada ortaya çıkan birtakım düzenlemeleri de, sıkıntıları da gidermeyi amaçlıyor. Bundan sonra da aslında ihtiyaç ortaya çıkacak. Yani “Bu düzenlemeden sonra da 5018 sayılı Kanun daha uzun süre değişikliğe uğramayacak.” demek mümkün değil, çok gerçekçi bir yaklaşım da olmaz. Elbette sorunlar ortaya çıkacak uygulamada bazı ama esasa müteallik olmamalı bu. Yani şu eleştiriye katılırız, katılmak da gerekir: Gerçekten dizayn noktasında, çatı noktasında 5018’de dizayn edilen yapının genel çatısı konusunda eğer bir değişikliğe gidiliyorsa orada eleştirilmesi gerekir. Burada bir öngörü probleminin olduğunu söylemek mümkün ama burada, şu getirdiğimiz tasarıyla bu anlamda nitelendirebileceğimiz düzenleme yok.
Şimdi, tabii, aslında Türkiye’de -hem bürokratik hayatın- devlet yönetiminde bir sıkıntımız var. Biz aslında yönetmelikle ya da ikincil mevzuatla halledilmesi mümkün olan birçok düzenlemeyi kanunla yapıyoruz. Bu yeni bir alışkanlık değil. Yani bürokrasinin de böyle bir alışkanlığı var. Belki, şimdi, bugün çıkıp eleştiriyoruz ama geçmişte o mevkilerde olduğumuz zaman, bu talepler belki bizden de gitmiş olabilir. Çünkü böyle ortamlarda yetiştik, böyle bir algılamayla bürokratlar yetişti. Hâlbuki çok genel ifadelerle, çok genel düzenlemelerle içinin, ikincil mevzuatla, -yönetmelik, tebliğ, her neyse, onlarla- doldurulması gerekir ve bu şekilde yasaların sık sık değişmesi zarureti ortaya çıkmaz. Çünkü gelişen her olayı siz kanunla sisteme entegre, monte etmek istediğiniz zaman elbette değişiklik ihtiyacı çok sık olarak ortaya çıkar ve hata ve yanılma payı da ortaya çıkar. Ha, bu tabii alışkanlığın, böyle bir geleneğin de ortadan kaldırılması, bundan kurtulmasının da kolay olmadığını belirtmekte fayda var.
Son olarak, torba yasa konusunda arkadaşlarımızın eleştirileri aslında belli ölçülerde doğru. Yani eğer bir kanunu görüşüyorsanız bütün boyutuyla komisyon incelemelerinde, önceki aşamalarında, Genel Kurul tartışmalarında, orada yoğunlaşılması, onun üzerinde durulması ve o şekilde irdelenmesi daha sağlıklı olur. Ancak, bu da işte bizim belki yanlış alışkanlıklarımızdan bir tanesi. Geçmişte de böyleydi maalesef, bugün de böyle, muhtemelen -böyle devam ederse- yarın da böyle olacak. Ha, şu olabilir belki: Bunu minimum seviyede…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Canikli, düzeltiniz.
BEYTULLAH ASİL (Eskişehir)Olmamalı Sayın Canikli, olmamalı.
NURETTİN CANİKLİ (Devamla)Ona katılıyorum, ben de katılıyorum. Bakın, olmamalı, onu altını çizerek söylüyorum. Ama bu kadar bir alışkanlıktan sonra bir günde kesip atmak da veya çok kısa bir süre içerisinde ortadan kaldırmak da mümkün değil.
BEYTULLAH ASİL (Eskişehir)Bir yerden de başlamamız lazım.
NURETTİN CANİKLİ (Devamla)Yani, ama şu var, bakın, kademeli olması lazım. Yani sonuç alıcı olması açısından da, gerçekçi yaklaşmak açısından da belki kademeli, minimum seviyede buna başvuracak bir tavrı, bir tarzı ortaya koymak lazım.
YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep)Altı yıl geçti, altı yıl.
NURETTİN CANİKLİ (Devamla)Benim kanaatim de budur, sanıyorum bütün arkadaşlarımızın kanaati de budur. Aksini söylemek de mümkün değil. Ha, bazen de zaruret, bunu da kabul etmek lazım. Şimdi, bir maddelik acil bir düzenleme söz konusu. Tabii, Meclisin işleyişinde de sıkıntı var. Belki birlikte düşünmek lazım. Yani bir maddelik bir teklifi ya da tasarıyı getirdiğiniz zaman çok ciddi zaman alabiliyor. Dolayısıyla tümü üzerinde görüşmeler, maddeler üzerinde görüşmeler, önergeler vesaire. Mekanizmamız bu yönde. Belki zaman zaman bu tür tasarruflar da, ihtiyaç da gündeme gelebiliyor. Dolayısıyla... Ama bütün bunlara rağmen -sonuç olarak ben de katılıyorum arkadaşlarımıza- mümkün olduğu kadar bu sistemi minimum, en az seviyede, artan oranda, az olacak şekilde kullanmak lazım.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
43 konuşma daha · 24 Temmuz 2008