İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 65. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Türkiye büyük millet meclisini içtüzüğündedeğişiklik yapılması hk.(s.sayısı 116)

Oğuz Oyan

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 65. Birleşim · 1. yasama yılı · 10 Nisan 2003 · 878 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Oğuz Oyan (CHP), 10 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİ İÇTÜZÜĞÜNDEDEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.(S.SAYISI 116)); konuşma 878 kelime.

Oğuz Oyan (CHP, İzmir). “Türkiye büyük millet meclisini içtüzüğündedeğişiklik yapılması hk.(s.sayısı 116)”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 10 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oguz-oyan-22-2003-04-10-turkiye-buyuk-millet-meclisini-ictuzugundedegisiklik-yapilmasi-hk-s-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

OĞUZ OYAN (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi, burada, İktidar Grubunun kendisinin de aslında inanmadığı gerekçelerle savunduğu bir İçtüzük değişikliğini tartışıyoruz. Kendinizin inanmadığı gerekçeleri Meclise kabul ettiremezsiniz; en azından, Meclisin bunu samimî olarak benimsemesini isteyemezsiniz. Bu güçlüklerinizi anlıyorum; ama, gelin, daha tartışmacı olun, bundan sonra, daha uzlaşmacı bir Meclis kültürünü ortaya çıkaralım.

Değerli arkadaşlarım, demokrasi, sadece biçimsel bir konu değildir. Demokrasi, öncelikle bir içerik sorundur, bir özsorundur, bir benimseme olayıdır. Bunu, sadece Mecliste değil, bütün davranışlarımızda; hatta, aile içerisinde dahi göstermezsek, demokrat olamayız.

Demokrat olmak için, ilk önce, bunun bir çoğunluk diktası olmadığını kabul etmek gerekir. Demokrat olmak için, demokrasinin azınlık haklarını koruyan bir sistem olduğunu, öncelikle içimize sindirmemiz gerekir. Demokrat olmak için, güçler ayrımına öncelik vermemiz gerekir. Eğer iktidarın gücünün göreli olduğunu, nispî olduğunu kabul etmez, bunu mutlak bir güç haline getirmeye çalışırsak, bunun demokrasiyle yakın uzak bir ilişkisi olmaz. Yasama, yürütme, yargı arasındaki güçler ayrımını zedelemeye kalkarsak -ki, burada, bugün, yapılan budur- yasama organı ile yürütme arasındaki ilişkiler zedelenmekte ve yürütmeden gelen yasaların hangi keyfilikle temel yasa sayılıp, burada maddeleri tartışılmadan; yani, Meclis by-pass edilerek geçirileceğinin düzenlemesi yapılmaktadır. Dolayısıyla, burada, çok önemli bir anayasal kurumun, yasama ile yürütme arasındaki güçler ayrımının hedef alındığını, özellikle, bilgilerinize sunmak istiyorum.

Burada, biraz önce İngiltere örneği verildi. İngiltere örneği, kuşkusuz, yazılı anayasası olmayan bir ülke olarak, Türkiye açısından en dikkate değer örnek değil; Türkiye Anayasası üzerinden bu örneği vermek doğru olur, Türkiye'de, kendi Anayasamıza uygunluğu aramamız gerekir. Eğer İngiltere örneğini arayacaksanız, burada, daha önce sözünü etmiştim, gelin, bir başka şeyi arayalım. İngiltere'de, bütçe kesinhesap kanunları Meclise geldiğinde, muhalefetin ağırlıklı olduğu bir kesinhesap komisyonu tarafından incelenmektedir. Eğer İngiltere örneğini alıyorsanız, buyurun size örnek; gelin, demokrasinin sağlam temeller üzerinde yürümesi için, Meclisin en önemli işlevlerinden biri olan bütçeyi denetleme işlevini, böylesine sağlıklı bir yapıya kavuşturalım.

Değerli arkadaşlarım, muhalefetin tepkilerini dizginlemek, muhalefetin yasama sürecine katılımını sınırlamak için, burada, daha önce de çabalar gösterildi. Bu çabalara karşı -biraz önce, burada, örnekleri okundu- şimdi iktidarda olanlar, o zaman, muhalefetken bir direnç gösterdiler, bir direniş gösterdiler ve hatta, 2001 Şubatında, burada, muhalefet partilerinden birisine mensup bir arkadaşımız, bir DYP'li arkadaşımız, bir anlamda şehit oldu. 57 nci hükümet bunu denedi, daha önce başka hükümetler de denemişti. Buna karşı çıkanlar, bugün, bunu savunma noktasına geldiler. Ne hazin bir çelişki; bu Meclis adına, bugün burada bulunan, İktidar Partisi kanadında bulunan -önceki dönem muhalefette olan- arkadaşlar adına ne hazin bir çelişki!..

Değerli arkadaşlarım, muhalefetsiz iktidar özlemleri otokrasi özlemleridir. Dünyada yeterince otokrat vardır; eğer, bunlara yenilerini eklemek istiyorsanız, buna izin vermeyeceğimizi, öncelikle, peşinen size bildirmek isteriz.

Değerli arkadaşlarım, burada, temel yasadan bahsediliyor. Temel yasaya, hangisinin temel yasa olduğuna kim karar verecek? Sayın Komisyon Başkanı "bana göre bu değildir" diye örnek verdi. Ona göre temel yasa denilen şey, temel yasa mı olacak?! Kim belirleyecek?..

ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI BURHAN KUZU (İstanbul)Genel Kurul belirleyecek Sayın Başkan.

OĞUZ OYAN (Devamla)"Genel Kurul belirleyecek" diyorsunuz. Bakınız, daha önce, Anayasa Mahkemesine başvururken söylediğiniz sözleri dikkate alalım. Daha önceki, Anayasa Mahkemesi başvurusundan okuyorum: "Temel yasa, yeniden yapılanma, kapsamlı değişiklik kavramları, sınırlanamaz, geniş kapsamlı kavramlardır. Şeklî kritere göre, parmakların 'öyle' dediği tanımları ve belirlemeleri geçersiz kılacak bir içölçüt maddede mevcut değildir. Keyfiliğin temel taşlarını, bu tür ölçüsüz ve üzerine kural yaftası geçirilmiş hükümler oluşturmaktadır." İşte "Genel Kurul belirleyecek" dediğiniz bu.

Genel Kurul, eğer, hükümetin getirdiğine karşı bir eleştirel aklı kullanabiliyorsa, bunda sorun yok; ama, bu ne yazık ki kullanılmıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun efendim.

OĞUZ OYAN (Devamla)Nitekim, Anayasa Mahkemesi de, söz konusu iptal gerekçesinde, aynı nedenle, bu kararı "temel yasanın tanımlanamaz niteliği" açısından vermiştir.

Değerli arkadaşlarım, burada keyfilikleri önlemek mümkün değildir. Bu, Meclisin birtakım dayatmalarla karşı karşıya kalmasını önlemek değildir. Muhalefet üzerine baskı kurmak, muhalefetin yasama sürecine katılımını engellemek dışında bir çözüm getirmiyorsunuz.

Bakınız, size küçük bir önerimiz olsun; bunu başından beri söylüyoruz: Eğer yasama sürecini hızlandırmak istiyorsanız, bunun iki temel koşulu var; bunlardan bir tanesi, bir kere, ödevini, dersini iyi çalışmaktır; yani, buraya, tamamlanmış yasalar getirmektir. Öyle, yarı mamul yasalarla buraya gelmeyiniz; bu yarı mamul yasalarınız dönüyor. Buraya, 12 civarında temel yasa getirdiniz, bunun 6 tanesi döndü, 7 ncisi şimdi döndü, haberini aldık. Geliniz, bir kere, ev ödevinizi iyi yapın. Yani, emrinizde bu kadar bürokrasi var; böyle, yarım yamalak, buradaki, beşte 3 çoğunluğu dahi dikkate almayan af yasaları çıkarıyorsunuz, ondan sonra, bunlar geri dönüyor. Gelin, bir kere, ilk önce, hükümet olarak, Grup olarak ev ödevinizi iyi yapın; birinci mesele budur. Eğer yasama sürecini hızlandırmak istiyorsanız, birinci yapacağınız budur; dersinizi çalışın. Biz nasıl olsa büyüğüz, çoğunluğuz, her şeyi geçiririz, her şeyi yaptırırız anlayışında olmayınız.

İkinci söyleyeceğim şey şudur: Eğer muhalefeti diyaloga çağırırsanız, muhalefetle uzlaşma kültürünü geliştirirseniz, o zaman, bu süreç çok hızlanır. Bizim bir kompleksimiz yok; bizim, iktidarın doğru getirdiği şeylere, sırf, muhalefetiz diye muhalefet yapmak gibi bir derdimiz yok. Bakın, bu İçtüzük değişikliklerinin bazı maddelerine de evet diyoruz. Gelin, bu uzlaşma kültürünü geliştirin, muhalefetle diyaloğa girin ve süreci hızlandırın; Türkiye zaman kazansın, Meclis zaman kazansın; var mısınız?

RESUL TOSUN (Tokat)Her zaman...

OĞUZ OYAN (Devamla)Değerli arkadaşlarım, her zamansa, gereğini yapın; bu, lafla olmaz. Bu getirdiğiniz değişiklik, bunun böyle olmadığını gösteriyor.

Bakın, bir şarkının sözleriyle konuşmamı bitireyim: "Muhalefette doğru söyler, iktidarda şaşar" mantığını bırakın. Türkiye'de eğer demokrasi gelecekse, bu, ancak, muhalefetteki söylemini, doğru söylediklerini, iktidarda da söylemeye devam edenler var olursa olacaktır. Siz, ne yazık ki, bunun iyi bir örneğini oluşturmuyorsunuz.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

19 konuşma daha · 10 Nisan 2003

19 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook