Türk parasının kıymetini koruma hakkında kanunda değişiklik yap.dair.(ss.253)
Genel Kurul, 112. Birleşim · 1. yasama yılı · 29 Temmuz 2003 · 490 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Oğuz Oyan (CHP), 29 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK PARASININ KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAP.DAİR.(SS.253)); konuşma 490 kelime.
Oğuz Oyan (CHP, İzmir). “Türk parasının kıymetini koruma hakkında kanunda değişiklik yap.dair.(ss.253)”. TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim tutanağı, 29 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/oguz-oyan-22-2003-07-29-turk-parasinin-kiymetini-koruma-hakkinda-kanunda-degisiklik-yap-dair-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA OĞUZ OYAN (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yeni bir şey söylemekten ziyade, daha doğrusu, bu maddeyle ilgili söylediklerimden başka bir şey söylemek yerine, sadece, biraz önceki konuşmacıya küçük bir yanıt vermek istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, bakınız, borçlanmada bir farkı söyleyeyim. Eğer, iktisat tekniği konuşacaksak bunları bilmemiz lazım. Bakın, bu yıl ile geçen yılı karşılaştırayım; ocak-haziran döneminde borçları nasıl döndürüyoruz... Lütfen, dikkatinizi rica ediyorum. Geçen yıl, Ocak-Haziran 2002'de anapara ödemesi 59 katrilyon, faiz ödemesi -içborçlardan bahsediyorum- 22,9 katrilyon, toplam 82 katrilyon. Bu, ödenmiş; yani, geçen yıl, 2002'de, ilk altı ayda anapara ve faiz olarak 82 katrilyon -küsuratları atıyorum- ödenmiş. Borçlanma ne kadar yapılmış; 63,9 katrilyon yeni bir borçlanma yapılmış. Borçların çevrilme oranı nedir; yüzde 78. Yüzde 78 oranında bir içborç döndürme oranı var. Yani, açıkçası, biz ne yapmışız; ödediğimiz paranın yüzde 78'i ,oranında, yeniden, piyasadan borçlanmışız geçen sene. Bu sene siz ne yapmışsınız AKP olarak; bakın, rakamları veriyorum: Bu yıl, anapara ve faiz olarak, ilk altı ayda 89 katrilyon borç ödemişsiniz; buna karşılık, 83 katrilyon borçlanmışsınız. 89 ile 83'ü oranlarsanız, borçları çevirme oranı yüzde 93'e çıkmış. Yani, bunun anlamı şu: Borçlandığınız ve ödediğiniz miktarın yüzde 93'ü kadar borçlanıyorsunuz. Bu, piyasaya, yani, kamu dışında iç piyasadan borçlanmak isteyen özel sektör kuruluşlarına, yüzde 7'lik pay bırakıyorsunuz demektir; geçen sene yüzde 22'lik pay bırakılmış, bu sene yüzde 7'lik pay bırakılıyor. İktisat literatüründe bunun adı "crowding out"tur, yani, dışlama etkisidir. Özel sektörün piyasadan borçlanmasının önüne kamunun böylesine büyük bir borçlanmayla çıkması, onun önünü tıkayan bir süreçtir ve faiz hadlerini onun açısından da yükselten, ayrıca, yükseldiği için de piyasadan dışlayan; ama, piyasa ezici bir kamu ağırlığıdır.
Geçen yıla kıyasla bu dönemin bir başka farkı, onu da size söyleyeyim: Geçen yıl, 2002 yılında, toplam borç stokunun yüzde 47'si piyasaya olan borçlardan oluşurken, siz, kendi döneminizde, borçlanmanın yüzde 73'ünü piyasadan yaptınız; dolayısıyla, borçların bileşimini değiştirdiniz. Piyasaya daha fazla yüklenerek borçlanıyorsunuz ve daha yüksek reel faizlerle borçlanıyorsunuz. Bu reel faizlerle bu çark dönmez, bu gemi yürümez.
Reel faizlerin düzeyi ne olmalıdır, biliyor musunuz? .Eğer, bir ülke, reel büyüme oranı kadar -diyelim ki, bu sene hedefiniz yüzde 5, yüzde 5'lik büyüme oranı kadar- reel faiz ödüyorsa, bunu döndürebilir -yüzde 5'lik reel faiz ödüyorsanız, bunu döndürme imkânınız vardır- eğer bunu yapamıyorsanız, yani, büyüme oranından daha yüksek reel faiz ödüyorsanız -örneğin, yüzde 5 değil de, yüzde 10 reel faiz ödüyorsanız- yapmanız gereken, faizdışı fazla vererek bunu kompanse etmektir; yani, kamu hizmetlerini felç ederek ödemektir; ama, Türkiye'de -dikkat ediniz- büyüme yüzde 5 -ya da geçen sene olduğu gibi yüzde 7 diyelim- ama, siz, yüzde 30'larla borçlanıyorsunuz reel faiz olarak. Bu, sonu mutlu bitmeyecek bir maceradır değerli arkadaşlar. Bunun mutlu bir sonu yoktur, dolayısıyla sizi uyarıyoruz. Bunu geçen sene, 3 Kasım öncesi siz de söylüyordunuz, hatta, Sayın Başbakan - o zaman Genel Başkanınız- şunu diyordu: "Her şey var, helva yapacak bütün malzeme var, mutfakta bunu yapacak adam yok, ben geliyorum." Geldi ne oldu; IMF politikalarına tam teslim!.. Bu, çıkmaz yoldur, bu yolda devam etmeyin, sizi uyarıyoruz.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
27 konuşma daha · 29 Temmuz 2003
