Elektrik piyasası kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:249)
Genel Kurul, 128. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Temmuz 2008 · 499 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ömer İnan (AK Parti), 9 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ELEKTRİK PİYASASI KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:249)); konuşma 499 kelime.
Ömer İnan (AK Parti, Mersin). “Elektrik piyasası kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:249)”. TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/omer-inan-23-2008-07-09-elektrik-piyasasi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ÖMER İNAN (Mersin)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlar, İstanbul’daki olayda hayatlarını kaybeden polislere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek sözlerime başlıyorum. Saldırganları teşvik edenlerin de bir an evvel yakalanması temennisi, umuduyla sözlerime başlamak istiyorum.
Değerli arkadaşlar, Gülnar’ın önemli bir bölümünde, ormanlar yanıyor şu anda. Pazartesi günü saat 12.15’te başlayan yangın hâlâ devam ediyor, elli saattir süren bir yangın bu. Bir anız yakma olayıyla başlıyor. Bu olayda bir insan unsuru var yine, anız yakıyor bahçesinde ve binlerce hektar orman, 2 de can kaybı var. Orman geri gelir, ama gidenler geri gelmez, o can kayıpları.
Başbakanın özel ilgi ve talimatıyla, Sayın Orman Bakanımız, Zafer Üskül arkadaşımız, Ali Er Bey, ben, bölgeye gittik dün, incelemede bulunduk. Orada muhalefet milletvekili arkadaşlar da vardı 2 tane, onlar da yakından ilgileniyorlar. Vali Bey iznini kesti, döndü. Orman Genel Müdürü başkanlığında bir ekip hızla çalışmaya devam ediyor, fakat rüzgârın etkisi o kadar büyük ki -saatte 70-80 kilometre hızla esen bir rüzgâr, yön değiştiren bir rüzgâr- ne yapılsa nafile, Mersin’in ciğeri yanmaya devam ediyor. 800 kişi çalışıyor, az değil. Kızılay orada, sivil savunma orada, herkes orada, ama, maalesef, yukarıdan baktığınız zaman şunu görüyorsunuz: Yanan kibrit çöpü olur ya, onu kuma koyarsınız, o çam ağaçları, yeşil çam ağaçları öyle gözüküyordu yukarıdan.
O 2 kişi de hayatını kaybetti. Kavakoluğu köyünde başlamıştı bu yangın, yangının yön değiştirmesi dolayısıyla, mallarını kurtarmaya giden, hayvanlarını kurtarmaya giden Hatice Hanımlar -2’si de Hatice, nene, torun- rüzgârın yön değiştirmesi dolayısıyla dumanın içinde kalıp, evvela karbondioksitten, arkasından da yanıkla hayatlarını kaybediyorlar. Allah’tan onlara rahmet diliyorum, kalanlara da başsağlığı diliyorum, yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Değerli arkadaşlar, orada yaban hayatı bitti, öyle bir şey yok şu anda, yaban hayatı diye bir şey yok. Benim tahminim, tespitim, 3 bin hektar civarında bir alan yandı -daha fazla değilse, bilemiyorum ne rakam verecekler- benim gözlemim o.
Tabii, burada zarar gören köyler var. Toplam 9 tane köy zarar görmüş vaziyette. Nüfus itibarıyla fazla büyük değil, bu köylerin toplamının 1.500 nüfusu var, 480 hane. Delikkaya, Karadere, Emirhacılı, Ulupınar, Beydili, Lapa, Korucuk, Çavuşlar köyleri; bir de yangının çıktığı Kavakoluğu köyü. Bunlar büyük ölçüde zarar görmüşler. Malları telef olmuş, hayvanları telef olmuş. Karbondioksitten hayvanlar ölmüş veya yanarak ölmüşler; inekler, koyunlar, keçiler. 40 tane de insan yaralı orada, 35’i ayakta tedavi görüyor.
Tabii, elektrik direkleri yanmış, teller yanmış. Orada, elektrik de alamıyor insanlar. En zaruri ihtiyaçlarını dahi gideremiyorlar. Bir kısmı Kızılayın gönderdiği çadırlarda kalıyor, bir kısmı spor salonunda kalıyor, bir kısmı da yanan evlerde kalıyorlar.
Oraya, İl Özel İdaresi, Valilik güzel bir çalışma yapmış. Bugünden itibaren, o insanlara sıcak yemek veriliyor. Ama, bunlar geçici tedbirler. Bu insanların evlerinin bir an evvel yapılması gerekiyor; şartlara uygun, kendilerine uygun, köye uygun evler. Hatta, köylerden bir tanesinin heyelan dolayısıyla boşaltılması gerekiyordu; belki, bu bir fırsattır deyip, güzel bir köy yapmak lazım onlara köylerin biraz daha uzağında. Kendilerine hayvan vermek lazım, keçi, koyun, inek, neyse. Bunlar fakir insanlar.
Yani, yapılması gereken tedbirleri şöyle sıralayayım ben: Evvela, bir maddi yardım yapmak lazım. Hasat etmişler, ürünleri ambarda dururken yanmış. O ürünler yanmış. Ürün diye bir şey yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
52 konuşma daha · 9 Temmuz 2008
