Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kan tas.( s.sayısı:180 )
Niğde Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 96. Birleşim · 1. yasama yılı · 19 Haziran 2003 · 578 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Orhan Eraslan (CHP), 19 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KAN TAS.( S.SAYISI:180 )); konuşma 578 kelime.
Orhan Eraslan (CHP, Niğde). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kan tas.( s.sayısı:180 )”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 19 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-eraslan-22-2003-06-19-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kan-tas-s-sayisi-1 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ORHAN ERASLAN (Niğde)- Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygıdeğer üyeleri; Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının 1 inci maddesi hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum.
Değerli arkadaşlarım, bu maddeyle, Türk Ceza Kanununun 453 üncü maddesinde düzenlenen bir fiilin, cezasının daha da ağırlaştırılması olarak bir düzenleme yapılmış bulunuyor. Orijinal halinde dört yıldan sekiz yıla kadar olan hapis cezası, Hükümet tasarısında "altı yıldan on yıla kadar" şeklinde artırılmıştı, daha sonra, komisyondaki görüşmelerimiz neticesinde "sekiz yıldan oniki yıla kadar" olarak düzenlendi.
Nedir bu 453 üncü madde, onu açıklamak istiyorum. Değerli arkadaşlarım, Türk Ceza Kanununun 453 üncü maddesi aynen şöyle diyor: "Öldürme fiili, anası tarafından, şerefini kurtarmak saikıyla yeni doğmuş bulunan çocuğa karşı işlenmiş ise, faile, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir." Yani, kendi annesi, kendi doğurduğu çocuğu, şerefini kurtarmak amacıyla öldürdüğünde -genel hükümlerden ayrılıyor burada Ceza Kanunumuz, özel bir hüküm düzenlemiş oluyor- az bir cezayla kurtulma imkânı veriliyor.
Peki, bir soru sormak istiyorum: Yeni doğmuş çocuğu anası öldürdüğünde annenin şerefi kurtuluyor mu? Bu sorunun cevabını arayacağız; çünkü, şeref, suçun unsuru olduğuna göre, şerefini kurtarmış olması lazım. Bana göre, ister meşru ister gayrimeşru olsun, yeni doğmuş çocuğunu öldüren annenin şerefi kurtulmuyor, bilakis, daha da şerefsiz hale geliyor, şerefi daha da lekelenmiş oluyor. Peki, burada kastedilen, ailenin şerefini kurtarmak mı; bana göre, ailenin sabıkasına bir de cinayet ekleniyor, ailenin de şerefi kurtulmuyor. O zaman, toplumumuzda olumsuz ayırımcılığı hızlandıracak ve kadınlarımızı, anneleri, bir biçimde, hele hele tıbbın her türlü olanakları varken, cinayete sürükleyecek bu maddenin, Ceza Kanunumuzda, artık, yer almaması gerekir.
Değerli arkadaşlarım, nitekim, buna paralel olarak, Türk Ceza Kanununun 462 nci maddesi vardır, meşhur "namus cinayetleri" maddesi; bu tasarının 19 uncu maddesiyle -biraz sonra, ilerleyen saatlerde göreceksiniz- 462 nci madde tamamen yürürlükten kaldırılıyor. 462 nci maddenin biçimi daha da ağırdır; yani "yukarıda geçen iki fasılda beyan olunan fiiller, zinayı icra halinde veya gayrimeşru cinsî münasebette bulunduğu esnada meşhuden yakalanan" diye başlayan ve "bir koca veya karı yahut kız kardeş veya fürudan biri" diye devam eden bir maddedir. Burada, fiilin muayyen olan cezası sekizde 1'e kadar indiriliyordu; bunu kaldırıyoruz. Bakın, bunu kaldırıyoruz, ama, bundan daha ehven olma durumu taşıması gereken ve bir anneye kendi yavrusunu öldürmede ceza indirimini öngören maddeyi tümden kaldırmıyoruz. Bir biçimde, bu maddenin Avrupa Birliği müktesebatına aykırı olduğunu da biliyoruz, bildiğimiz için bu paket içerisine almışız "dört yıldan sekiz yıla kadar" yerine "sekiz yıldan oniki yıla kadar" dersek kurtarırız diye düşünüyoruz.
Değerli arkadaşlarım, bu, tabiî ki, ceza hukukuna temelden aykırı, insan haklarına aykırı. Bir başka şeye de aykırı; hatırlayacaksınız, çok yakın bir zamanda, Medenî Kanunumuzda bir değişiklik yaptık, evlilikiçi çocuk ile evlilikdışı çocuğu eşit hale getirdik, nesebi sahih çocuk ile gayrisahih çocuğu eşit hale getirdik; buna da aykırı. Evlilikdışı doğan bir çocuğu Ceza Kanunu yönünden farklı bir yerde görüyoruz; yani, bir anne, evlilikiçi çocuğunu öldürürse adam öldürmekten yargılanacak, evlilikdışı çocuğunu öldürürse adam öldürmekten yargılanmayacak, 462 nci maddeden yargılanacak. Bunun insan haklarına uygun bir yanı yok -benden önceki konuşmacı Sayın Oya Araslı açıkladı- kadın haklarına uygun bir yanı yok, eşitliğe uygun bir yanı yok ve çağdaş hukuka uygun bir yanı yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Eraslan.
ORHAN ERASLAN (Devamla)Eğer, şimdi kaldırmazsak, bir süre sonra, numaralandırdığımız paketlerden birinde, 453 üncü maddenin tümünü kaldırmak için bir düzenleme yapma zorunluluğuyla karşı karşıya kalabiliriz.
Değerli arkadaşlarım, yeni doğmuş çocuğun annesi tarafından öldürülmesini telkin, teşvik ve tahrik edici nitelikte olan bu maddenin hukukumuzda yeri olmamalıdır, bu fiili işleyen de genel hükümler dairesinde yargılanmalıdır diyor, bu hususta vereceğimiz önergeye desteğinizi bekliyor; hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
32 konuşma daha · 19 Haziran 2003