Bilgi edinme hakkı kanunu tasarısı ile avrupa birliği uyum ve adalet komisyonu raporu (s:s:248)
Niğde Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 5. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Ekim 2003 · 536 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Orhan Eraslan (CHP), 9 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BİLGİ EDİNME HAKKI KANUNU TASARISI İLE AVRUPA BİRLİĞİ UYUM VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (S:S:248)); konuşma 536 kelime.
Orhan Eraslan (CHP, Niğde). “Bilgi edinme hakkı kanunu tasarısı ile avrupa birliği uyum ve adalet komisyonu raporu (s:s:248)”. TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim tutanağı, 9 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-eraslan-22-2003-10-09-bilgi-edinme-hakki-kanunu-tasarisi-ile-avrupa-birligi-uyum-ve-adalet-k (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ORHAN ERASLAN (Niğde)Evet Sayın Başkan.
BAŞKANBuyurun Sayın Eraslan.
ORHAN ERASLAN (Niğde)Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygıdeğer üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Şu anda, yasama çalışmalarını yaptığımız Bilgi Edinme Hakkı Kanunu Tasarısının kalbine gelmiş bulunuyoruz. 14 üncü madde, bu tasarının kalbidir, onun dışındakiler lafü güzaf. Yani, 14 üncü maddeyi demokratikleştirmezseniz, aslında, hiçbir şey yapmamış olursunuz.
Bu yasa tasarısını Cumhuriyet Halk Partisi niye destekliyor değerli arkadaşlarım; bir kere, insan haklarından bir tanesi olan düşünce ve ifade özgürlüğüne koşut bilgi edinme hakkını anlamlandırdığı için destekliyor. İkincisi, yönetimde saydamlığı sağlayacağı için, şeffaflığı sağlayacağı için destekliyor. Üçüncüsü, katılımcılığı sağlayacağı için destekliyor. Dördüncüsü, yönetenlerin hesap vermesinin ve halka karşı sorumluluğunun yolunu açacağı için destekliyor. Bu amaçlarla bu tasarıya destek veriyoruz; ancak, bunun sağlanabilmesinin mekanizması 14 üncü maddede kuruluyor. 14 üncü maddede, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu diye bir kurul var. Önergemizde bu kurulun muhtevası değiştirilmiyor; ancak, Yargıtay ve Danıştay Genel Kurullarınca önerilecek adaylar arasından Bakanlar Kurulunca seçilmesin, kendi genel kurullarınca kendileri tarafından seçilsin; Yargıtay Genel Kurulu bir üyesini seçsin, Danıştay Genel Kurulu bir üyesini seçsin istiyoruz.
Tasarıda üç profesör veya doçent öngörülmüş. Bunlar, Bakanlar Kurulunca atanıyor; birisi anayasa hukuku alanından, birisi idare hukuku alanından, birisi de ceza hukuku alanından üç öğretim üyesi; bunları Bakanlar Kurulu atamasın, Üniversitelerarası Kurul belirlesin istedik.
Kaldı ki, idare içerisinden seçilecek genel müdürlerin Bakanlar Kurulunca atanması hususunda da aksi bir kanaat belirtmedik, Bakanlar Kurulunun da burada yeri olsun diye.
Nihayet, Adalet Bakanlığı idare hâkimlerinden birisinin Adalet Bakanınca görevlendirmesine de -aslında onların dahi demokratikleştirilmesi lazımdı- ses çıkarılmadı.
Arkadaşlar, kurulun yapısı demokratik olursa, yapılan iş anlamlı olur. Kurulun yapısı demokratik olmazsa, özerk olmazsa, yani, hükümetlerce belirlenirse, bu kurul, özür dilerim, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu olmaz; hükümetin bilgi vermeme isteğine mazeret uydurma kurulu olur. Yani, sadra şifa olacak bir kanun olmaz; emeklerin hepsi heba olur, kanun doğarken kör ve topal doğmuş olur, sakat doğmuş olur. Bunu engellemek amacıyla böyle bir değişikliğin yapılmasını uygun görüyoruz.
Düşünün ki, devlet, bilgi edinmek istediğiniz bir konuda size bilgi vermiyor. İtiraz ediyorsunuz, itirazı değerlendirecek kurul, yine, Bakanlar Kurulunca belirlenmiş; başkanı, yapısı, muhtevası onun tarafından belirlenmiş; ne umuyorsunuz?!
Değerli arkadaşlarım, genel olarak iktidarların eğilimi, demokrasiyi çok arzu etmemek doğrultusunda tezahür ediyor. Biz, baştan beri, acaba, Adalet ve Kalkınma Partisi demokrasiyi samimî arzuluyor mu arzulamıyor mu diye düşünüyoruz. Kimi zaman, herhalde samimî arzulayacaklar diyoruz; ama, bu tür şeylere karşı çıkışınıza baktığımızda, samimî bir istek içerisinde olmadığınızı üzülerek belirtmek istiyorum.
Şunu unutmayın; mahkeme kadıya mülk değildir. Dünya çok iktidarlar görmüştür. Her iktidar gelici ve geçicidir; baki kalan, insanlığa hizmettir. Bu hizmeti, elimizde fırsat varken, yapalım; gelin, şu yasayı işler hale getirelim. Gerçi, sizin iktidarınız bağımsız kurullardan hoşlanmıyor; ama, gelin, bunu bağımsız hale getirelim, bir bağımsız kurul yapalım.
Bakın, arkadaşlarım, bilirsiniz, kirlilik izbede olur; bu yasanın penceresi bu. Pencereye perde çekerseniz, yine kirlilik olur, mikroplar üremeye devam eder. Gelin, pencereye perde çekmeyin. Hükümetlerin gölgesini pencereden kaldıralım. Bu, bir tek sizin hükümetinize kaim değil.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Eraslan.
ORHAN ERASLAN (Devamla)Sizin hükümetinizi suçlama amacıyla da söylemiyorum; ama, bütün hükümetlere olmak üzere, gölgesi düşmesin, bağımsız bir kurul olsun, bir ombudsman müessesesinin belki bir adımı olsun.
Bu konuda çeşitli konuşmalar yapıldı, sözü daha fazla uzatmak istemiyorum. Bu önerge iyi bir önergedir. Gelin, bu yapıyı özerkleştirelim, demokratikleştirelim.
Hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 9 Ekim 2003