Tarım vehayvancılık alanındaki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemler hk (10/51)
Konya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 47. Birleşim · 2. yasama yılı · 27 Ocak 2004 · 1.382 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Orhan Erdem (AK Parti), 27 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM VEHAYVANCILIK ALANINDAKİ SORUNLARIN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER HK (10/51)); konuşma 1.382 kelime.
Orhan Erdem (AK Parti, Konya). “Tarım vehayvancılık alanındaki sorunların araştırılarak alınması gereken önlemler hk (10/51)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 27 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-erdem-22-2004-01-27-tarim-vehayvancilik-alanindaki-sorunlarin-arastirilarak-alinmasi-gerek (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA ORHAN ERDEM (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tekirdağ Milletvekili Sayın Enis Tütüncü ve 23 milletvekilinin, tarım ve hayvancılık alanındaki sorunların araştırılarak çözüm yollarının belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi hakkında AK Parti Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunmaktayım; öncelikle, Başkanım, sizi, Yüce Heyetinizi, ekranları başlarında bizleri izleyen değerli vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.
Sayın Enis Tütüncü ve 23 milletvekili arkadaşı tarafından verilen önergede, toplam tarımsal üretimindeki hayvancılık payı, tarımla ilgili istihdam, tarımsal sanayie hammadde desteği, dengesiz beslenme ve et tüketimi, bitkisel üretimden hayvansal üretime dayalı tarıma geçiş, hayvan başına, gelişmiş ülkelerdeki et ve süt oranları, canlı hayvan sayılarındaki düşüş, hayvancılık sektörünün kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerinin olmayışından bahsedilmekte ve özetle, tarımsal üretim yapısında hayvansal üretim lehine değişiklik yapacak politikaların oluşturulması, et ve süt hayvancılığı ile bunlara dayalı gıda sanayiinin sorunlarının araştırılarak, üretim ve verimliliğin artırılması, et, süt ve diğer hayvansal ürünler açığının kapatılabilmesi için gereken önlemlerin alınması, Avrupa Birliğine uyum sürecinde hayvancılık ve hayvancılığa dayalı sanayi konusunda ortaya çıkacak sorunların tespit edilmesi ve bunlara çözüm bulunması açısından Meclis araştırması açılması talebinde bulunulmaktadır.
(x) (10/51) esas numaralı Meclis araştırması önergesinin öngörüşmelerine 20.1.2004 tarihli 44 üncü Birleşimde başlanılmıştır.
Türkiye tarımında, hayvancılık alt sektörü, toplam tarımsal üretimin yüzde 25'ini oluşturmaktadır. Hayvancılık, insanlarımızın dengeli ve yeterli beslenmesi, büyük bir kesime istihdam sağlaması, tarımla uğraşan insanlarımızın nakit ihtiyacını karşılaması, bitkisel üretim artıklarının ve yan ürünlerinin nakde çevrilmesi, bitkisel üretime uygun olmayan mera ve ortak arazilerin kullanımına imkân vermesi, sanayie hammadde sağlaması gibi daha birçok konuda son derece büyük önem arz etmektedir.
Tarım sektörü içindeki payı her geçen gün artan hayvancılığımızın, hayvan varlığı ve çeşitliliği, insanlarımızın teşebbüs gücü gözönüne alındığında, mevcut üretim seviyesinin çok üstünde bir üretim gücümüz olduğunu görmekteyiz. Dünya ülkeleri arasında hayvan varlığı bakımından önemli bir konumda olunmasına rağmen, elde edilen verimler oldukça düşüktür.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hayvancılığın önemli sorunlarına ve çözüm yollarına da kısaca değinmek istiyorum. Hayvansal üretimin artırılmasının geçerli başlıca çözüm yollarından en önemlisi verimi artırmak; diğer bir şekilde de, hayvanların mevcut verimlerini koruyup, hayvan sayısını artırmaktır. Bakım ve beslemeyle, hayvanların ancak genotipinin müsaade ettiği oranda verim alınabileceğinden, üretimin artırılabilmesi için hayvan varlığının verim seviyesinin artırılması, yani, ıslahı şarttır.
Sunî tohumlama, bilinen en etkili ve en ekonomik ıslah metodudur. Ülkemiz, Rusya'dan sonra, sunî tohumlamaya geçen ikinci ülke olmasına rağmen, yanlış politikalar sonrası, arzu edilen gelişmeler sağlanamamıştır. Son yıllarda değiştirilen Hayvan Islahı Kanunuyla, sunî tohumlama, destekleme kapsamına alınmıştır. Hayvancılıkta verim artışının sağlanması için, hayvan ıslahının sağlanabilmesi, bu konuda soy kütüğüne sahip olunması ve ülkesel ıslah programının uygulanması, yetiştirilecek neslin planlanması, şartlarımıza adapte olmuş, hastalıklara dayanıklı, yüksek verimli gelecek nesillerin elde edilebilmesi ancak bu şekilde sağlanabilir. Bu nedenle, Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü ile Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği birlikte çeşitli projeler yürütmektedir.
Hayvansal üretimin artırılması için bir başka yol ise, hayvancılık işletmelerinin temel ihtiyacı olan kaliteli kaba yemin en ucuz üretildiği çayır ve mera alanları geliştirilerek bu alanların aynı zamanda verimli hale getirilmesi, rüzgâr ve su erozyonunun da bu şekilde önlenmesi imkânını yaratacaktır.
Hayvansal üretimin artırılması için diğer önemli bir husus da, tarımsal arazilerde yem bitkilerinin ekilişi önem arz etmektedir. Yem bitkileri ekilişinin işlenen tarla arazisi içindeki oranı yüzde 6 civarındadır. Ülke hayvancılığının geliştirilmesi için bu oranın yüzde 20'lerin üzerine çıkarılması gerekmektedir. Yürütülen çalışmalar sayesinde 1995 yılında 520 000 ton olan silaj yapımı 2003 yılında 5 000 000 tona yükselmiş olmasına rağmen hâlâ çok düşük seviyededir.
Hayvancılığın en önemli darboğazlarından biri de, işletmelerin ekonomik büyüklükte olmaması; yani, çok küçük kapasiteli ve çok küçük sayıda olmalarıdır. Sınırlı bütçelerle teknik ve sağlık hizmetlerinin yeterince götürülememesi, bu konuda ihtisas işletmelerinin kurulmaması ve bu tip sorunlar gittikçe hayvancılığı kötü sonuçlara götürmüştür.
Ülkemiz yetiştiricilerinin örgütlü olmaması, hayvancılığın gelişimini engelleyen faktörlerden birini oluşturmaktadır. Bu konuda üretici birlikleri yasasının çıkarılması büyük önem arz etmektedir.
Pazarlama organizasyonlarının ve hayvan ürünleri işleme sanayiinin yeterli düzeyde ve yaygın olmaması, fiyatlarda istikrarsızlık yaratmaktadır; yani, üretici-sanayi entegrasyonu sağlanamamıştır. Et, süt ve yemde ürün borsalarının oluşturulması ve sözleşmeli üretimin yapılması, bu problemleri çözebilir.
Hayvan hastalıkları, hayvancılığın en önemli darboğazlarından birini oluşturmaktadır. Ülkemizin geçit bölgesinde olması, hayvan hareketlerinin yoğunluğu ve komşu ülkelerin hayvan sağlığı konusunda gerekli hassasiyeti göstermemesi, kaçak hayvan girişi nedenleriyle, sorun, daha da ağırlaşmaktadır. Bu konuda, hayvan hareketleri kontrol altına alınmalı, hastalıklarla mücadele için yeterli kaynak tahsis edilmelidir. Hayvan hareketlerinin kontrolü amacıyla, Tarım Bakanlığı, hayvan kimlik sistemini son yıllarda oluşturmuştur. Ülkemizde, geçmiş son iki üç yılda meydana gelen ekonomik dalgalanmalar ve döviz, tahvil, repo, bono ve benzeri gelirlerin yüksek oluşu, özellikle orta ve büyük ölçekli yatırım yapmak isteyen yatırımcıların alt sektöre yatırım yapmalarını engellemiştir. Bu konuda, Hazine Müsteşarlığınca, yatırımı teşvik kolaylıkları getirilmektedir. Ayrıca, ziraî kredilerden bu sektörün de faydalanması gerekmektedir. Hayvancılığa verilen desteklerin ürüne verilmesiyle (et, süt, bal gibi) aynı zamanda, hayvansal ürünlerin ticaretinin ekonomik olarak kayıt altına alınması da sağlanmış olacaktır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Enis Tütüncü ve değerli arkadaşlarının belirttiği ve hepimizin önemli gördüğü sorunlar ve çözüm yollarından da anlaşılacağı üzere, hayvancılık sektörü konusunda sorunlar bilinmekte ve bu konuda hızlı politikalar oluşturulması gerekmektedir. 58 inci ve 59 uncu hükümetlerimizin programlarında yer alan ve yapılan çalışmaları da kısaca özetlersek, 2000/467 sayılı Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkında Bakanlar Kurulu Kararının Uygulama Esasları Tebliği kapsamında, 2003 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 68'lik kaynak artışıyla, hayvancılığa 126 trilyon TL kaynak ayrılmış, ayrıca, kararnamede değişikliğe gidilerek, sunî tohumlamadan doğan buzağılar, ana arı üretimi, hastalıklardan âri işletmeler ve su ürünleri üretimi, destekleme kapsamına alınmıştır. Ayrıca, tarımsal amaçlı kalkınma kooperatiflerinin desteklenmesi teşvik edilerek, damızlık düve yetiştirecek nüve işletmeleri desteklenmiş, bu kapsamda 20 trilyon TL destek ayrılmıştır.
Yine, bütçe imkânları zorlanarak, hayvancılığın desteklenmesi için, 2003 yılına göre yüzde 59 artışla, 2004 yılında 200 trilyon TL kaynak ayrılmıştır. 2004 yılını hayvancılıkta atılım yılı ilan eden hükümetimiz, tarımsal amaçlı kalkınma kooperatiflerinin desteklenmesi için 89 trilyon, 2003 yılına göre yüzde 456 artışla, kırsal alanda sosyal destek projesi uygulamalarında hayvancılık için 200 trilyon kaynak sağlamıştır. Toplam olarak, 2004 yılında, hayvancılığın desteklenmesi amacıyla, 489 trilyon Türk Lirası kaynak ayrılmıştır. Bu destek miktarı, cumhuriyet tarihinin hayvancılığa ayrılan en büyük destek miktarıdır.
Ekonomik krizler ve Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankasında yapılan yapısal değişiklikler sonucu sekteye uğrayan tarımsal kredilere tekrar işlerlik kazandırma ve düşük faizli kredi uygulaması çalışmaları son aşamaya getirilmiştir. Sığır varlığının ıslahı amacıyla, ilk defa, Tarım Bakanlığımız, embriyo transferi çalışmalarına yaklaşık 20 trilyon kaynak ayırmıştır.
Bitkisel üretim içerisinde yüzde 4'ler düzeyinde olan yem bitkileri ekim alanları, 2003 yılında yaklaşık yüzde 7 düzeyine çıkarılmış olup, bu oranın 2005 yılında yüzde 10'un üzerine çıkarılması hedeflenmektedir. Bu konuda da, 2003 yılında, yem bitkileri desteği olarak, 51 trilyon civarında destek sağlanmıştır. Üretici Birlikleri Yasası Tasarısı hazırlanmış, hayvan kimlik sistemi uygulamaya konulmuş, sığır varlığımızın ıslahı yönünde yürütülen çalışmalarda hedefe ulaşılmıştır. Yine, meralarımızla ilgili tespit, tahsis çalışmaları, hayvan hastalıkları ve zararlılarıyla mücadele konusunda da 2003 yılı hedeflerine ulaşılmıştır. 2004 yılında da Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca daha iyi bir noktaya getirileceğini ümit etmekteyiz.
Hayvansal üretimle ilgili fiyat, kredi ve destekleme politikaları oluşturulmasında, bütün kesimlerin katılımlarıyla meydana gelen danışma kurulları oluşturulmuştur. Ayrıca, geçen hafta perşembe günü Genel Kurulda görüştüğümüz Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla da, çiftliklerden sofraya kadar gıda güvenliğinin sağlanması, Ülkesel Kalıntı Kontrol Planı çerçevesinde, Avrupa Birliği mevzuatı da temel alınarak, üretim zincirinin her aşamasındaki kontroller bu kanunla kanunî dayanak bulmuştur.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hükümetimiz, ondört aylık kısa dönemde, değerli Bakanımız Sayın Prof. Dr. Sami Güçlü'nün de içerisinden geldiği, sorunlarını çok iyi bildiği tarımla uğraşan vatandaşlarımızın yıllardan beri birikmiş olan sorunlarını bir bir çözmeye başlamıştır. Bu sayede, özellikle hayvancılığımız önemli ölçüde gelişme kaydetmiştir ve bu gelişme, her yıl artarak devam etmektedir. Hayvancılığın toplam tarımsal üretim içerisindeki payı, 1977 yılında yüzde 37,6'dan, 1999 yılında yüzde 22'ye inmiştir. Teşvik politikalarıyla, 1970'li yıllarda olduğu gibi, yüzde 30'ların üzerine çıkarılacaktır ve gelişmiş ülkeler seviyesi olan yüzde 50'leri yakalamak için bütün gayreti sarf etmekteyiz.
Sayın Enis Tütüncü ve 23 milletvekilinin, hatta tüm CHP milletvekillerinin duyarlı olduklarını bildiğimiz tarım ve hayvancılık konusunda aynı duyarlılığı, hükümet ve iktidar olması sebebiyle, tüm AK Partili milletvekillerinin de çok daha fazla önemsediğini ve bu konuda yukarıda bahsettiğimiz ondört aylık sürede yapılan çalışmaların bu dikkati ve önemi gösterdiğini zannetmekteyiz.
AK Parti Grubu olarak, Meclis araştırması açılması talebinin, sorunları ve çözüm yolları bilinen ve hükümetimizce gerekli adımları atılan, daha çok şey yapılması gerektiği bilinen hayvancılık ve tarım konusunda, Türkiye Büyük Millet Meclisinin mevcut çalışma temposu içinde komisyonların fizikî şartları ve çalışma süreleri konusundaki sıkıntılar da göz önüne alındığında söz konusu önergeye ret oyu vereceğimizi belirtir, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlarım. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 27 Ocak 2004