İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 73. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)

Orhan Ziya Diren

Tokat Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 73. Birleşim · 2. yasama yılı · 5 Mart 2008 · 555 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Orhan Ziya Diren (CHP), 5 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SINIRLARI İÇERİSİNDE İLÇE KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.117)); konuşma 555 kelime.

Orhan Ziya Diren (CHP, Tokat). “Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 5 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-ziya-diren-23-2008-03-05-buyuksehir-belediyesi-sinirlari-icerisinde-ilce-kurulmasi-ve-bazi-kanu (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ORHAN ZİYA DİREN (Tokat)Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

117 sıra sayılı büyükşehir belediyesi sınırları içinde ilçe kurulması ve bazı belde belediyelerinin kapatılması hakkındaki Kanun Tasarısı’nın 3. maddesi (6)[okunamadı]’ncı bendi üzerine vermiş olduğumuz önerge münasebetiyle söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Huzurlarınızda -eğer bu tasarı kanunlaşırsa- kırk altı beldesi kapatılacak bir seçim çevresinin milletvekili olarak bulunuyor ve bu konudaki duygularımı sizlerle paylaşmak üzere bulunuyorum.

İktidar partisi olarak toplumun neredeyse yarısını ilgilendiren bir düzenleme yapıyorsunuz. Yaptığınız bu düzenlemeyle mahallî idareleri neredeyse yeniden yapılandırıyorsunuz. Tabii ki iktidar partisi düzenlemeler yapacaktır ama “Ben iktidarım, her istediğimi istediğim şekilde yaparım.” dememelidir.

Şimdi, bu kanun tasarısı kamuoyunda da tartışılmamış, komisyon görüşmeleri -daha önce arkadaşlarımın da iddia ettiği gibi- neredeyse oldubittiye getirilmiş, altyapısı oluşturulmadan yangından mal kaçırır gibi Türkiye Büyük Millet Meclisine getirilmiştir.

Ekonomi her geçen gün kötüye gitmekte, dış ticaret açığı büyümekte, işsizlik katlanarak artmaktayken, öncelik, hangi belediyeleri kapatalım, nereleri ilçe yapalım olmamalıydı.

Ben öyle tahmin ediyorum ki Avrupa Birliğiyle yaptığımız görüşmeler sürecinde, bizim tarım kesiminde özellikle nüfusumuzun neredeyse yüzde 37’si vardı ve bize dayatılan en önemli konulardan bir tanesi de buydu, bu rakamın mutlaka daha aza indirilmesiydi. Acaba bu beldelerin bir kısmı değişik mülahazalarla kapatılırken bu kırsaldaki nüfus acaba şehirlere göç ettirilerek, azaltılarak Avrupa Birliğine olumlu cevap mı vermek isteniyor diye düşünüyorum.

Bu belediyeler kurulduğunda, tabii ki, bu 2 binlik kıstaslara uyan nüfus sayısına sahip beldelerdi ama bunlar ekonominin kötüye gidişi, belki tarımda yeteri kadar destek bulamadıkları ve geçimlerini sağlayamadıkları için kentlere göçün sonucu buralarda nüfusta azalma olmasına karşın, bizim özellikle Tokat’ımızda kapanma durumuyla karşı karşıya kalan beldelerimizde bu belediyelerin getirdikleri hizmetler sonucu yavaş yavaş bir kentsel yerleşim, kentsel yaşam kültürünün gelişmeye başlaması sonucu köye dönüş anlamında da ciddi gelişmeler var.

Bu noktada, birçok milletvekilimizin genel görüşmelerde de söylediği gibi, eğer bu beldelerin kapatılması gerekiyorsa bunu birbirine çok benzeyen domino taşlarını dizer gibi ya da kilit taşlarıyla bir kaldırım oluşturur gibi bir anlayışla değil, her yörenin özelliğine, her yörenin gereksinmelerine, coğrafi konumuna bakılarak tek tek incelenmek suretiyle, halkın da buna katılımı sağlanarak daha demokratik şekilde yeniden bir düzenleme yapılabilirdi. Burada, biz bunun çok demokratik olduğunu göremiyoruz.

Örneğin, Muğla’da Turunç ve Bafa, Nevşehir’de Göreme ve Mustafapaşa gibi beldeler çok büyük özellik arz etmesine karşın 2 bin nüfusun altında nüfus yerleşik görünüyor adrese dayalı sayım sistemi içerisinde ama bunlar, turistik sezonda ve senenin büyük bir bölümünde de çok yoğun bir nüfusu maalesef ağırlamak durumunda kalıyorlar. Ama bunlara bu hizmetleri, belediyenin götürdüğü bu hizmetleri bundan sonra nasıl vereceğiz ya da oradaki tarihî ve turistik değerleri nasıl koruyacağız? Bunlar da apayrı sorunlar.

Bizim Tokat’ımızda özellikle kapatılacak beldelerimizden Akarçay, Ataköy, Cihet, Dikili, Gölgeli gibi, Almus’umuzdaki Görümlü, Kınık gibi köylerimiz, beldelerimiz, gerçekten bu hizmeti vermesi planlanan il genel meclisinin ya da il genel sekreterliğinin emrindeki makine parkının ya da diğer bütün hizmetleri getirecek kurumlara çok uzak yerlerde, hakikaten çok müsait olmayan coğrafi koşullarda yapılanmış, yavaş yavaş da bu “köye dönüş” anlayışı içerisinde gelişmeye başlamış şeylerdi. Eğer bunlar, dediğim gibi teker teker incelenip, raporlanıp bunlara biraz daha imkân verilebilseydi belki çok daha yararlı, o bölgelerin gelişmesine katkıda bulunacak çalışmaları yapmış olacaktık. Bu konuda da yine bu işin aceleye getirilmiş olduğunu düşünüyorum.

Özellikle Tokat’ta kapanacak bu birçok belediyenin gerçekten il genel meclisleri ve ne bileyim, KÖYDES projelerinden hizmet almak bakımından çok olumsuz coğrafi koşullarda konumlarda konuşlanmışlardır. Ayrıca, buralarda hizmet, bu şekliyle daha da pahalıya mal olacaktır diye düşünüyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

73 konuşma daha · 5 Mart 2008

73 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook