2/468 esas numaralı kanun teklifinin gündeme alınması hakkında
Tokat Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 16. Birleşim · 5. yasama yılı · 9 Kasım 2010 · 541 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Orhan Ziya Diren (CHP), 9 Kasım 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2/468 ESAS NUMARALI KANUN TEKLİFİNİN GÜNDEME ALINMASI HAKKINDA); konuşma 541 kelime.
Orhan Ziya Diren (CHP, Tokat). “2/468 esas numaralı kanun teklifinin gündeme alınması hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 9 Kasım 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/orhan-ziya-diren-23-2010-11-09-2-468-esas-numarali-kanun-teklifinin-gundeme-alinmasi-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ORHAN ZİYA DİREN (Tokat)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 28 Mart 1983 Tarih ve 2809 Sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi üzerinde söz almış bulunuyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, verdiğimiz kanun teklifiyle Ankara Üniversitesine bağlı “Kalecik bağcılık ve şarapçılık enstitüsü” kurulmasını teklif ediyoruz. Bağcılık alanında dünyanın en önemli ülkelerinden biri olan ülkemiz, 540 bin hektar bağ alanıyla dünyada 4’üncü, 3 milyon 600 bin ton yaş üzüm üretimiyle de dünyada 5’inci sırada yer almakta, ancak yılda sadece 70-80 milyon litrelik şarap üretimiyle dünya üretiminin ancak binde 2’sini gerçekleştirebilmektedir. Ülkemizde kişi başına yıllık şarap tüketimi ise 1 litre seviyelerini geçememektedir. Oysa bu rakam Fransa’da 52 litre/kişi olarak tespit edilmiştir.
Türkiye'nin toplam üzüm üretimi tüm meyve üretiminin yüzde 30’unu oluşturduğu düşünüldüğünde, üzümün tarım ürünleri içerisindeki önemi daha da net olarak ortaya çıkmaktadır. İşçilik yoğun bir tarımsal sanayi dalı olması sebebiyle istihdama katkısı da unutulmamalıdır.
Sayın milletvekilleri, bağcılık ve şarap üretiminin teşvik edilmesi sonucu ülkenin ve ekonominin kazancı artacak derken son yapılan ÖTV artışıyla, belini doğrultmakta olan şarapçılık sektörüne de yeni bir darbe daha vurulmuştur.
“Şarap konusu niçin önemli?” diye sorulacak olursa Fransa’nın yıllık sadece şarap ihracatından 7,5-8 milyar dolar kazanç elde ettiğini söyleyebiliriz. Bu rakam neredeyse Türkiye’mizin yıllık tarımsal ürün ihracatındaki rakama eşittir.
Bağcılık ve şarapçılığın ülkemiz açısından önemini sıralayacak olursak;
Türk tarımına ve meyveciliğine yeni yatırım ve iş olanaklarının sağlanması ve ilave döviz girdisi sağlanacaktır. Zira ülkemizin coğrafi konumu ve ekolojik koşulları, mikroklimalar ve bu şartlar, diğer üretici ülkelere göre ihraç kabiliyeti çok daha yüksek olan kaliteli şarap üretimine elverişlidir.
Üretim, işçilik, nakliye, ambalaj alanlarında yeni istihdam olanakları ve yüzde 100 yerli sermaye kullanılacaktır. Bütün dünya KOBİ ölçeğindeki bu tür kuruluşları desteklerken biz şarap üretimini engelleyerek bu işletmeleri de yok etmeyi maalesef göze alıyoruz.
Yaş üzümün şaraba dönüştürülerek satılması veya ihraç edilmesi durumunda kuru veya yaş üzüme göre yüzde 100’den fazla kârlılık ve katma değer yaratmaktadır.
Bugün Türkiye’mizin en büyük rakamla ihraç ettiğimiz kuru üzümünün cumhuriyetin ilanından beri maalesef fiyatı hiç değişmemiş ama şarapçılık sektöründe şaraplık üzümlerden elde edilen şarapla bu katma değer yüzde 100’den fazla artırılmıştır.
Şarabın ana vatanı kabul edilen Anadolu’nun ve Türkiye'nin tanıtımına, turizmine ve kültürüne en önemli katkılar yine şarapçılık sektöründen gelebilecektir. Şarabın Avrupa Birliği müzakereleri sürecinde Türkiye'nin sosyokültürel algısına ve tanıtımına olumlu bir etkisi mutlaka olmaktadır. Türkiye’de şarap üretildiğini öğrenen Batılıların ülkemize bakışı bile değişmektedir.
Özellikle tütün ekimine konulan kotalardan sonra ekim yapılamayan susuz, kıraç ve verimsiz araziler kullanıma açılarak katma değer yaratılacak, işlenmesi nedeniyle erozyonun önlenmesi sonucu, toprak erozyonu önlenmek suretiyle de bizim topraklarımız yine korunacaktır.
Sayın milletvekilleri, burada, üzüm üreticisi çiftçimizin ihtiyaçları ve problemlerini iyi analiz etmeli, ülke ekonomisine büyük katkıları olacak bir sektörü bitme noktasından mutlaka el birliğiyle çıkarmalıyız. Ülkemizde şarapçılık sektörünün geleceği parlak görülüyor. Bu ürünün ihraç potansiyeli de çok yüksek.
Şarap bir içki olmanın ötesinde anlamlar da taşımaktadır. Nasıl seçileceği, neyle içileceği, nasıl servis edileceği ayrı bir kültür konusudur. Batı’da hem kralların hem de fakirlerin sınıf gözetmeyen içkisidir ve bir şekilde, insan yaşamının, toplum yaşamlarının içerisindedir. Bu noktada, kurulmasını teklif ettiğimiz Kalecik bağcılık ve şarapçılık enstitüsünün sektöre çok önemli katkılar sağlayacağını da düşünmekteyiz.
Bu noktada, Türkiye’mizin eksiği olan ara elaman, teknisyen sınıfındaki elemanların yetişmesine büyük katkı sağlayacak bu enstitünün kuruluşuyla ilgili verdiğimiz kanun teklifimize destek sağlayacağınızı ümit ediyor, yüce heyetinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
14 konuşma daha · 9 Kasım 2010