İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 119. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Yükseköğretim kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.238)

Osman Çakır

Samsun Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 119. Birleşim · 2. yasama yılı · 18 Haziran 2008 · 327 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Osman Çakır (MHP), 18 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.238)); konuşma 327 kelime.

Osman Çakır (MHP, Samsun). “Yükseköğretim kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.238)”. TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim tutanağı, 18 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-cakir-23-2008-06-18-yuksekogretim-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-238-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

OSMAN ÇAKIR (Samsun)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yükseköğretim Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 4’üncü maddesiyle ilgili söz almış bulunuyorum.

Bu tasarının 4’üncü maddesinin (b) fıkrasının 3’üncü bendinde doçentlik sınavına başvurmak için gerekli şartlar belirlenmiş. Bu şartlardan bir tanesi: “Yükseköğretim Kurulunun belirlediği kıstaslar çerçevesinde yapılan merkezi yabancı dil sınavında başarılı olmak. Bu sınavın, adayın bilim dalı ile ilgili olması şartı aranmaz. Bilim alanı bir yabancı dille ilgili olanlar bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek zorundadırlar.”

Değerli milletvekilleri, şimdi belirli bir bilim dalında doktorasını yapmış, yardımcı doçent olmuş ve senelerce bu dalda bilimsel eser üretmiş olan öğretim üyesi arkadaşlarımızın binlercesi Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezinin açmış olduğu üniversite doçentlik sınavında, yabancı dil sınavında yıllardan beri başarılı olamadan beklemektedirler. Bilhassa Anadolu üniversitelerinde çok sayıda yardımcı doçent bu sınavdan dolayı, gerekli bütün bilimsel çalışmaları yerine getirmelerine rağmen doçentlik sınavına müracaat etme imkânı dahi bulamamaktadırlar. Düşünebiliyor musunuz, bir ülkenin kendi dilinde değil de yabancı bir dilde, bütün üniversite öğretim üyelerinin akademik kariyerlerinde yükselebilmesi için bir başka ülkenin yabancı dilini gramerlerine varıncaya kadar çok detaylı bir şekilde bilmesi gerekiyor. Yapılan sınavlarda yurt dışında doktora yapmış, uzun süre bulunmuş ve o ülkede hayatını idame ettirmiş olan kişiler dahi bu sınavda başarısız olabilmektedir. Yani doçentlik sınavına başvurabilmek için gerekli olan, öngörülen notu karşılayamamaktadır.

Şimdi buradaki önerimiz, kişinin bilim alanı dışında bir yabancı dil sınavına tabi tutulması yerine bilim alanında bir sınava tabi tutulmasıdır. Çünkü, kişi kimyacıysa, matematikçiyse, fizikçiyse, eğer kimya alanında, matematik alanında, fizik alanında veya tıp alanında yabancı dile hâkimse, eserlerini yazabiliyorsa, bu alanda yazılmış makaleleri, eserleri, kitapları okuyabiliyorsa neden doçentlik sınavına başvuramasın, neden doçent olamasın? Türkçesini biliyorsa, bir başka yabancı dilin detaylarına kadar, gramerine kadar bilme zorunluluğu neden aransın? Bunun çok farklı olduğunu, alandan alana dil bilgisindeki farklılıkların çok önemli olduğunu burada belirtmek istiyorum.

Burada verdiğimiz önerge, sadece, yardımcı doçent olup doçent olacak olanların doçentlik sınavına başvurmaları için gerekli yabancı dil şartı neyse, bu şartının kendi bilim alanlarında aranmasıdır.

Bu önergemize destek olacağınızı düşünüyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

63 konuşma daha · 18 Haziran 2008

63 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook