Tütün tütün mamullerinin üretimine iç ve dış alım satımına dair (s.s.214)
Uşak Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 111. Birleşim · 1. yasama yılı · 24 Temmuz 2003 · 1.021 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Coşkunoğlu (CHP), 24 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜTÜN TÜTÜN MAMULLERİNİN ÜRETİMİNE İÇ VE DIŞ ALIM SATIMINA DAİR (S.S.214)); konuşma 1.021 kelime.
Osman Coşkunoğlu (CHP, Uşak). “Tütün tütün mamullerinin üretimine iç ve dış alım satımına dair (s.s.214)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 24 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-coskunoglu-22-2003-07-24-tutun-tutun-mamullerinin-uretimine-ic-ve-dis-alim-satimina-dair-s-s-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA OSMAN COŞKUNOĞLU (Uşak)Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; görüşmekte olduğumuz Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Yeniden Yapılandırılması ile Tütün ve Tütün Mamullerinin
(1) 214 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
Üretimine, İç ve Dış Alım ve Satımına, 4046 sayılı Kanunda ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görüşlerimizi bildireceğim.
Bu yasa teklifi, özetle, yürürlük ve yürütme maddeleri hariç, tütün üreticilerimizin elinde kalan tütünleri Tekel'in almasıyla ilgili 1 maddelik bir yasa teklifi. Plan ve Bütçe Komisyonuna gelen ilk teklifte, 10 000 ilâ 11 000 ton satılamayan tütünün ilan edilen açık artırma fiyatının -bu da 2 200 000 liradır- yüzde 50'si fiyatından alınması şeklindeydi. 2 200 000 liralık açık artırma başlangıç fiyatının yarısı olan 1 100 000 lira; fakat, Plan ve Bütçe Komisyonunda bu rakam, ilan edilen açık artırma başlangıç fiyatının yüzde 75'i olan 1 600 000 liraya yükseltilmiştir.
Neden böyle bir değişiklik, neden böyle bir yasa gerekli oldu; neden tütün üreticimizin elinde kalan tütünü alma ihtiyacı ortaya çıktı; bunun iki önemli nedeni vardır: Birincisi, bildiğiniz gibi, 3 Ocak 2002 tarihli ve 4733 sayılı Kanunla, Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri Genel Müdürlüğü; yani Tekel yeniden yapılandırılmış ve bu kanunun 6 ncı maddesine göre de üretici tütünleri, yazılı sözleşme esası veya açık artırma yöntemiyle alınıp satılmaya başlanmıştır. Bunun ilk uygulama yılıdır. Bu, ilk uygulama yılında üreticimizin elinde, bir miktar -10 000-11 000 ton tüm Türkiye çapında- tütün kalmıştır. Bu, ilk uygulama yılının özelliği ve ilk uygulama yılının ortaya çıkardığı arzu edilmeyen bir durumu telafi etmek içindir.
Her ne kadar gerekçede izah edilmemiş ise de bunun bir diğer nedeni daha vardır. Tarımda, üretici doğaya, doğa koşullarına bağımlıdır, ne kadar üretim olacağını hassas bir şekilde kestirmek mümkün değildir; bu birincisi.
İkincisi, tütün öyle, pazarda, manavda, bakkalda satılacak bir şey değil, bunun belli bir talebi var ve tek bir kullanıldığı yer var, o da sigara. Dolayısıyla, pazarı belirlenmiş, yani alternatif bir kullanım alanı yok tütünün. "Tütün talebini yükseltelim" demek sigara içmeye teşvik etmek demektir; bu da doğru bir şey değil. Dolayısıyla, arzu edilmeyen veya öngörülemeyen nedenlerle çiftçimizin elinde fazla tütün kalmasının telafisi yoktur başka bir alternatif kullanım yeri olmadığı için.
Bu arzu edilmeyen duruma bir kaza olarak bakmak mümkündür. Bilinçli bir durum değildir ve fazla tütün olduğu zaman da yapılabilecek bir şey yoktur. Böyle bir durumda, hava koşullarına, doğa koşullarına bağlı olarak üretimde beklenmedik veya öngörülemez bir farklılık olduğu zaman, burada, bir sigorta olması gereklidir. Dolayısıyla, Grup olarak desteklediğimiz -Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekilleriyle beraber hareket ederek çıkarılmasını desteklediğimiz- bu, tek maddelik yasa teklifinin aslında, bir sigorta şeklinde kalıcı olmasını dilerdik. Bu bir popülizm değildir, popülizmi zamanında gördük. Bir zamanlar "kim ne fiyat veriyorsa ben 5 000 lira fazlasını veririm" diyen yanlış politikalar Türkiye'de tütünü, tütün ekimini zor bir noktaya getirmiştir.
Şunu da kabul etmemiz gerekir ki, Türk tütünü, gerçekten çok makbul ve önemli bir metadır. Yabancıların bu kadar egemen olduğu bir piyasada, dünya tekelleri ile bizim üreticimizi karşı karşıya, bire bir sözleşme yapar durumunda bırakmak da pek haklı olmuyor. Tekel Yasasındaki, bu durumu, burada, bu vesileyle belirtmek isterim; bu birincisi.
İkincisi; dediğim gibi, alternatif ürünü olmadığı için, ben, bunu, şuraya satayım, sigara yapımında kullanılmak üzere satamıyorum, başka yere satayım deme olanağı da olmadığı için, tütünün özel bir yeri var. Beklenmedik, öngörülmedik koşullarda, fazlalık olmasının bir sigortası, kalıcı bir sigortası olması gerektiğini düşünüyorum; tabiî, bunun, bilinçli olarak yapılmayacağını garanti edecek koşullar altında.
Dolayısıyla, önümüzdeki bu yasa teklifi, bu sene, tütün üreticilerimize bir nebze olsun bir rahatlama getirecektir; fakat, tütün ve Tekel konusunun çok ciddiye alınmasını dilerim.
Bu vesileyle, şunu da, bir küçük anekdotla, bu gibi konularda, aslında, ülkelerin nasıl sahip çıkması gerektiğiyle, gerekebileceğiyle ilgili, size, benim ilginç bulduğum bir olayı anlatmak isterim: Birkaç yıl önce -şimdi durumu nedir bilmiyorum- bir bürokrat, bana, şöyle bir haber vermişti: "Türkiye'de Küba'nın ünlü Havana purosunu imal edeceğiz. 2 000 000 dolarlık yatırım gerektiriyor, 1 000 000 dolarlık yatırımı Küba yapacak, 1 000 000 dolarlık yatırımı Türkiye yapacak; bu şekilde, Türkiye'de, Havana purosu imal edeceğiz." Bu bana söylendiğinde pek inandırıcı gelmedi. Küba'nın Türkiye'de yatıracak 1 000 000 doları olup olmadığını sorguladım. Onun üzerine, yanıt çok ilginçti: Hayır, Küba, 1 000 000 dolar para yatırmayacak; Küba, bize, 1 000 000 dolar değerinde "Havana purosu nasıl yapılır" bilgisini sunacak; Türkiye Cumhuriyeti de, hazinesinden 1 000 000 dolar yatıracak.
Şimdi, bu, çok ilginç bir şey. Türkiye Cumhuriyeti, âdeta, hacı ağa gibi, cepten paraya davranıyor, Küba bize bir bilgiyi satıyor. Bu, beni gerçekten irkiltti. Türkiye'de sahip çıkabileceğimiz nice know how'lar var, nice bilgiler var, nice sanat eserleri var -konunun biraz dışına çıkıyorum; ama, tütün de bunlardan biriydi- kilim gibi, halı gibi, bunları, Türkiye kaybediyor; fakat, elinde bu şekilde özel bir bilgi ve özel bir ürün tutanlar, bunu, bu bilgiyi bile satar bir duruma getirebiliyorlar. Bu, çok irkiltici bir şey.
Türk tütünü, çok meşhurdur. Hatta, şunu da söyleyeyim; bir zamanlar, ben, yurtdışında, Amerika'da öğrenciyken Camel sigarası, "Türk gibi" diye, orada, sigarasını satmak için bir Türkün resmini gösteren, ilginç reklamlar yapıyordu. Türk tütünü, bu şekilde dünyaca ünlü bir meta idi. Türkiye'de bunu üretenlerin bu kadar zor durumda kalması ve Türk tütününe bu şekilde sahip çıkılmaması, Türkiye'deki tarım ve sanayi anlayışındaki bir yanlışlığı da dikkate getiriyor. Yani, bir değer olarak bakamamak, kendimize özel bir değeri, Küba'nın purosu gibi kendimize özel, Türkiye'ye özgün bir değeri pazarlayamama sorununu bir daha çarpıcı olarak önümüze getiriyor. Bu vesileyle, bunları da dikkate getirmek isterim.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak, biz, bu yasa önerisini destekliyoruz. Aslında, ilan edilen 2 200 000 liralık açık artırma başlangıç fiyatının tamamının ödenmesi gerekirdi. Komisyonda, bunu, ancak yüzde 75'i olarak, 1 600 000'i ödenecek şekilde kabul ettirebildik. Bunun tamamının ödenmesi gerekirdi; çünkü, bunlar, zaten, çürüğü, çarığı olmayan, önceden bilinen tütünler. Bu şekilde olmuş olsaydı, gerçekten, tütün üreticimize, daha hakça bir şekilde, yasayla, kendi durumlarının sıkıntılarını gidermek için yardımcı olmuş olabilirdik.
Biz, bu yasa teklifine olumlu oy vereceğiz. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. Bu vesileyle, Tekelin özelleştirilmesinin ne kadar sakıncalı olduğu, bize özgü ürünleri, tütün gibi ürünleri ihmal etmemizin, uluslararası piyasalarda, âdeta, bunları -hoş olmayan bir tabir ama- peşkeş çekercesine yaklaşmamızın sakıncalarını da belirtmiş oldum; umarım, bunları, hükümetimiz ileride dikkate alır.
Teşekkür eder, saygılar sunarım. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
34 konuşma daha · 24 Temmuz 2003