Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)
Tokat Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 99. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Haziran 2009 · 1.233 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Demir (AK Parti), 4 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:385)); konuşma 1.233 kelime.
Osman Demir (AK Parti, Tokat). “Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 4 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-demir-23-2009-06-04-gelir-vergisi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
OSMAN DEMİR (Tokat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 385 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı’nın tümü üzerinde şahsım adına söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Küresel krize bağlı olarak bütün ülkelerin ateş tünelinden geçtiği günleri yaşıyoruz. Ülkeler karşılıklı ekonomik ilişki içinde olduklarından, bazıları daha çok bazıları daha az olsa da, hepsi bu krizden etkilenmektedirler.
Küresel krizin Türkiye ekonomisine etkisi belli bir gecikmeyle daha çok reel sektörde ortaya çıkmış, büyüme oranı düşmüş, işsizlik oranı artmıştır. Hükûmetimiz küresel krize karşı dinamik yönetim stratejisi izlemekte, krizin etkilerini azaltmak için sürekli yeni önlemler almaktadır. Bu konuda bazı varlıkların millî ekonomiye kazandırılması, can suyu kredisi, tasarruf mevduatı garanti kapsamını belirleme yetkisinin Bakanlar Kuruluna verilmesi, vergi indirimleri, kısa dönem çalışma ödeneği, Merkez Bankasının faiz indirimleri, zorunlu karşılık oranının düşürülmesi, sicil affı ve bugün Başbakanımız tarafından kamuoyuna açıklanan yatırımları teşvik, istihdam ve KOBİ’lere kredi garanti desteğini hatırlatmak isterim.
Dünyada dev gibi bankalar iflas ederken, alınan önlemler sayesinde Türkiye’de hiçbir banka batmamıştır.
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya)Ne önlem aldınız?
OSMAN DEMİR (Devamla)Enflasyon ve faiz oranları düşmüştür, döviz kuru istikrarını korumuştur.
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya)Ne önlem aldınız ne, Sayın Vekil?
OSMAN DEMİR (Devamla)“Küresel krize karşı paket hâlinde önlem alınmıyor, parça parça alınan önlemler de başarılı olamıyor.” diyenlere en güzel cevabı bu göstergelerin bizzat kendisi vermektedir.
NECATİ ÖZENSOY (Bursa)2000’de alınan önlemler onlar, 2000’de.
OSMAN DEMİR (Devamla)Görüşülmekte olan tasarıda da bu anlamda düzenlemeler yer almaktadır.
Küresel krizin Türkiye ekonomisine etkileri bugüne kadar yaşanan ekonomik krizlerden çok farklı olduğu için, alınan önlemlerin de farklı olması gayet doğaldır. Hatırlanacağı gibi, Türkiye’de bugüne kadar yaşanan krizlerde özellikle döviz kuru, faiz oranı ve enflasyon oranı artar, büyüme oranı hızla düşerdi. Ekonomimizi bu durumdan kurtarmak için topluma büyük maliyetler yükleyen kurtarma paketleri açıklanırdı. Birinci paket ekonomiyi bu çıkmazdan çıkarmaya yetmezse ikincisi açıklanırdı.
Yaşamakta olduğumuz küresel krizin ülkemize etkileri bir defada ortaya çıkmamış, dalga dalga gelmiş, gelmeye de devam etmektedir. Bunun sebebi, küresel krizin ABD’de başlayıp diğer ülkelere yayılmasıdır. Kriz ABD’de ortaya çıktığında Türkiye’ye doğrudan yansıması olduğu gibi diğer ülkelere yayıldıkça dolaylı yansımaları da olmuştur.
ABD’de seri dalgalar şeklinde ortaya çıkan küresel krizin dalgaları henüz sona ermiş değildir. En son yüz bir yıllık dev General Motors firmasının iflasın eşiğine gelmesi yeni bir dalganın habercisi olabilir. ABD’deki seri dalgalar devam ettikçe bunların Türkiye ekonomisine doğrudan ve dolaylı yansımalarının olması ister istemez kaçınılmazdır. Küresel krizin tek dalga şeklinde ortaya çıkmadığı ve hangi boyutta daha kaç dalga yaşanacağı tam olarak belli olmadığı için alınan önlemlerin de parça parça olması doğaldır. Türkiye’de küresel krize karşı alınan bütün önlemler geçmişteki krizlere karşı alınan önlem paketlerinden farklı olarak topluma yük getirmeyen, küresel krizin topluma olan yükünü azaltan önlemlerdir. Alınan önlemlerin bu özelliğinin dikkatlerden kaçmaması gerekir. Bundan sonra alınacak önlemlerin de aynı çizgide devam edeceğinden kimsenin kuşkusu olmamalıdır.
Görüşmekte olduğumuz tasarıda küresel krizin ülkemize olan olumsuz etkilerini azaltmaya yönelik düzenlemelerin bazılarını şöyle sıralayabiliriz:
İşsizlik ödemeleri gibi işe başlatmama tazminatları da gelir vergisinden istisna tutulmuştur.
Lisanslı depoculukla ilgili ürün senetlerinin alım satımından elde edilen kazançlar 31/12/2013 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden istisna tutulmuştur.
Lisanslı depoculuk sistemi kapsamında ihraç edilecek ürün senetlerinin KDV’siz olarak el değiştirmesine imkân sağlanmıştır.
Senedin temsil ettiği ürünü depodan çekecek olanlara tesliminde KDV matrahı ürünün çekildiği tarihte senedin işlem gördüğü borsada oluşan değeri olarak belirlenmesi ve özel matrah şekline göre vergilendirilmesi düzenlenmiştir.
Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin 31/12/2009 tarihine kadar birleşmeleri hâlinde, bu birleşmeden doğan kazançlar kurumlar vergisinden istisna tutulmuştur. Birleşme nedeniyle infisah eden kurumun birleşme tarihinin de içinde bulunduğu son hesap döneminde elde ettiği kazançları ile birleşilen kurumun birleşme tarihinin de içinde bulunduğu üç hesap döneminde elde edilen kazançları üzerinden alınacak kurumlar vergisi yüzde 75 oranında düşürülebilecektir. Bu yetki Bakanlar Kuruluna verilmiştir.
Deniz ve hava taşımacılığından daha çok yararlanabilmek için, liman ve hava meydanlarında deniz ve hava taşıma araçlarında verilen hizmetlerin yanı sıra ithalat, ihracat ve transit rejim kapsamında işlem gören mallarla ilgili olarak liman ve hava meydanlarında bu yerlerin işleticileri tarafından verilen hizmetler istisna kapsamına alınarak, sektörün uluslararası rekabet gücünün artırılması amaçlanmıştır. Teşvik belgesiz 200 milyon TL’yi aşan yeni makine ve teçhizat yatırımlarına KDV istisnası getirilmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; saydıklarım ve daha benzer düzenlemelerle bu tasarıdaki getirilen önlemler küresel krizin ülkemize olan olumsuz etkilerini belli ölçüde gidermeyi amaçlamaktadır. Küresel krizin olumsuz etkilerine karşı bugüne kadar alınan önlemlerde olduğu gibi, bu tasarıyla getirilen önlemlerin de vergi yükünü azaltıyor olması son derece memnuniyet vericidir çünkü vergi oranları yüksek olduğunda, üreticilerin elde ettikleri kazançların önemli bir kısmını devlet aldığından çalışmadan elde edilen kazanç, çalışmanın zahmetini yeterince karşılayamamaktadır. Kazancın önemli bir kısmı vergiye gidince, bazı işlerin kazancı katlanılan zahmete değmeyecek hâle gelmekte, ekonomik faaliyetler zayıflamakta, vergi gelirleri azalmaktadır. Vergi oranları düştüğünde ise, bunun tersi olmakta, ekonomik faaliyetler canlanmakta, vergi gelirleri artmaktadır. KOBİ’lere yönelik düzenlemenin bu çerçevede önemli bir görev göreceği beklenmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi de tasarının bazı maddelerine yönelik olarak ileri sürülen karşı oylara ilişkin görüşlerimi açıklamak istiyorum.
Tasarıda işe başlatmama tazminatının gelir vergisinden muaf tutulmasının, işe başlatmamayı özendireceği ve art niyetli işvereni koruyacağı ileri sürülmektedir. Bu yaklaşım da, küresel krizden kaynaklanan zor koşullarda binbir zahmetle işletmesini ayakta tutmaya çalışan işverenler ve işe başlatılmayan işçinin yasal haklarını zamanında alması göz ardı edilmektedir. İşsizlerin iş bulabilmesinin her şeyden önce işletmenin ayakta kalmasına bağlı olduğu unutulmamalıdır.
İktisadi işletmeler hariç olmak üzere, Türkiye Kızılay Derneğine makbuz mukabili yapılan bağış ve yardımların tamamının gelir vergisi matrahının tespitinde gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden; aynı şekilde, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirilmesine imkân sağlanmaktadır. Bunun Plan ve Bütçe Komisyonunda oy birliğiyle kabul edilmesi memnuniyet vericidir ancak karşı oyda aynı kapsama Türk Hava Kurumu, resmî Darülaceze kurumları, Darüşşafaka Cemiyeti ve Yeşilay Derneğinin de dâhil edilmesi istenmektedir. Bu görüşte olanlara şunu hatırlatmak isterim: Bugünlerde kıt bütçe şartlarıyla Kızılay Derneğine dahi bu imkânın sağlanıyor olmasının olumlu bir gelişme olduğunu kabul etmelerinde yarar olduğu düşüncesindeyim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; küresel krizin Türkiye ekonomisine etkilerini yönetme süreci dinamik bir süreçtir. Bugüne kadar küresel krize karşı gerekli önlemler nasıl alındıysa bundan sonra da alınmaya devam edecektir. Küresel kriz, bazı ekonomilerde daha ağır, bazılarında daha hafif hasarlar açmış olsa da zaten gidicidir. Ülkemizin finans sektörünün gücü, bütçeden gelenin geçmişe oranla çok daha güçlü olması, Merkez Bankasının rezerv varlığı, dinamik girişimci gücümüz ve bugüne kadar aldığımız önlemlerin yanında bugün görüşmekte olduğumuz tasarıdaki düzenlemelerle birlikte, bugün Başbakanımız tarafından açıklanan önlemler dikkate alındığında küresel krizin doğurduğu hasarları daha kısa sürede telafi edecek ülkelerin başında geldiğimize inanıyorum. Unutulmamalıdır ki büyük kırılmaların ardından uzun süreli düzelme dönemleri gelmektedir. 1929 Buhranı ve İkinci Dünya Savaşı sonrası yaşanan uzun süreli gelişme süreci bunu göstermiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Demir, devam ediniz.
OSMAN DEMİR (Devamla)Bugün yaşanmakta olan küresel krizden sonra dünya ekonomileri uzun süreli gelişme dönemine girecektir. Dünya ekonomileri yürümeye başladığında Türkiye ekonomisi koşacaktır. Bugüne kadar yaşanan hiçbir kriz kalıcı olmamıştır, bu kriz de kalıcı olmayacaktır. Önemli olan, olaylardan ders çıkarabilmektir.
Yaşanmakta olan küresel kriz ekonomilerin gerginliklere ve kavgalara çok daha duyarlı olduğunu göstermiştir. Gerginliklerin ve kavgaların doğurduğu maliyetler tahmin edilenden çok daha büyük olabilmektedir. Bu sebeple, küresel krize karşı günümüzün en önemli silahı uluslararası düzeyde güven artırıcı önlemlerin artırılmasıdır. ABD’de yeni Başkanla birlikte Bush döneminin gerilim üzerine kurulu politikalarının terk ediliyor olması olumlu bir gelişmedir. Türkiye, komşularıyla ve diğer ülkelerle oluşturduğu iyi ilişkiler, Avrupa Birliğiyle yürütülen müzakere süreci ve medeniyetler ittifakına verdiği destek ile güven artırıcı politikalara çok önemli katkılar yaparak küresel krizden çıkmaya çok güçlü destek vermektedir.
Aziz milletimizin ve tüm insanlığın daha mutlu yarınlarda yaşaması dileklerimle yüce Meclisi tekrar saygılarımla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
69 konuşma daha · 4 Haziran 2009