2006 merkezi bütçe kan.tas.(kültür ve turizm, devlet opera ve balesi, devlet tiyatroları, çalışma ve sosyal güvenlik, sosyal güvenlik kurumu,) 14 uncu turda
Antalya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 39. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Aralık 2005 · 904 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Kaptan (CHP), 22 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(KÜLTÜR VE TURİZM, DEVLET OPERA VE BALESİ, DEVLET TİYATROLARI, ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK, SOSYAL GÜVENLİK KURUMU,) 14 UNCU TURDA); konuşma 904 kelime.
Osman Kaptan (CHP, Antalya). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(kültür ve turizm, devlet opera ve balesi, devlet tiyatroları, çalışma ve sosyal güvenlik, sosyal güvenlik kurumu,) 14 uncu turda”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-kaptan-22-2005-12-22-2006-merkezi-butce-kan-tas-kultur-ve-turizm-devlet-opera-ve-balesi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA OSMAN KAPTAN (Antalya)Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; Kültür ve Turizm Bakanlığının 2006 yılı bütçesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlarım.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hükümet, kültüre ve turizme gerekli önemi vermediği için, bütçeye de gerekli parayı koymamaktadır. Enflasyondan arındırılmış hesaplamayla, AKP İktidarında, Bakanlık bütçesi 2002 yılı düzeyinin altındadır. Bugün için, Türkiye'de yaklaşık 3 000 000 insanımız, turizmde istihdam edilmektedir. Yine, dışticaret açığımızın yarıya yakını, turizm gelirlerinden karşılanmaktadır. Böylesine, önemli bir sektöre gerekli önemi veriyor muyuz diye sorduğumuzda ise, üzülerek söyleyeyim ki, gerekli önemi vermiyoruz. Hele hele bu hükümet, bindiğimiz dalı kesiyor. Üç yılda üç bakanın değiştirilmesi, Kültür ve Turizm Bakanlıklarının birleştirilmesi yanlış olmuştur.
Sayın arkadaşlarım, Sayın Turizm Bakanı, yasakların yasak olduğundan söz ediyor Plan Bütçedeki konuşma kitabının daha birinci sayfasında. Sayın Bakan, sizin hükümetiniz, yasakları kaldırmıyor, yeni, yasaklar koyuyorsunuz; koyduğunuz yasaklarla da turizme zarar veriyorsunuz. Son içki yasağı, Almanya gibi en çok turist gelen ülkenin 4,5 milyon tirajlı en çok satan Bild Gazetesinin birinci sayfasında haber oluyor. Almanya dışında, Rusya'da, Amerika'da ve diğer basın organlarında, yurt içinde ve yurt dışında içki yasağı tartışılırken, bizim Turizm Bakanımızdan hiçbir ses çıkıyor, tık yok; sanki, Sayın Bakan dilini yuttu.
Sayın arkadaşlarım, turizmin en önemli sorunlarından birisi de altyapı sorunudur. Eskiden, önce altyapı yapılır, sonra tesis yapılırdı. Şimdi, tam tersi yapılıyor; "sen tesisini yap, altyapın için Turizm Bakanlığına para ver; Hasan almaz basan alır; Turizm Bakanlığı, altyapıyı yaptırır" diyor. Antalya-Lara bölgesinde, tesis sahiplerinden, altyapı için para toplandı. Kanun değiştirildi, yönetmelik değiştirildi; arazi tahsis edilen kişilerden 200 trilyon lira para toplandı. Toplanan bu paraların çoğu da başka yerlere gönderildi. Sayın Başbakan "tahsislerden toplanan paranın 45 trilyonu Antalya'ya gönderildi" diyor. Peki, Sayın Başbakan, 155 trilyon lira nereye gönderildi? Antalya'dan toplanan paralar, niye Antalya'ya gönderilmiyor?
Yerel seçimlerde, sayın arkadaşlarım, Antalya'da Büyükşehir Belediyesinin tüm bilbordlarına, Sayın Başbakanın resimleri asıldı, resimlerin altında da "Antalya hak ettiğini alacaktır" yazısı vardı. Gelinen noktada görülüyor ki, Antalya'nın hak ettiği verilmediği gibi, Antalya'nın hak ettiği elinden alınıyor. Bu konuda, ben ve arkadaşlarım, Meclis araştırma önergesi verdik, bu işi sonuna kadar takip edeceğiz.
Sayın arkadaşlarım, Almanlar Lara'yı örnek vererek "Lara gibi altyapısı olmayan tatil bölgelerine gelmeyiz" diyorlar. Bazı yerlerde deniz kirliliği arttığı için mavi bayraklar geri alınmaktadır.
2002 yılında yapılan turizm şûrasında, yılda 450 000 000 dolar paranın altyapı, tanıtım ve teşvik için bütçeye konması istenmesine karşın, şimdiye kadar, maalesef, bütçeye bu para konmamaktadır.
Bir önceki Turizm Bakanı "Antalya'nın altyapı sorunu 2004'ün mayısına kadar bitirilecektir" demişti; 2006 geldi geçti, 2006'nın başına geldik, hâlâ, bir Antalya'nın altyapı sorunu çözümlenmedi.
Sayın Bakan, rakip ülkelerde KDV yüzde 5 ile yüzde 8 arasında. Peki, Sayın Bakan, bizde niye yüzde 18? Bir de bu yetmiyor gibi, yüzde 3 de konaklama vergisi getirmeye çalışıyorsunuz. Bu cironun, cirodan alınması düşünülen bu verginin, kârın yüzde 20'sine tekabül ettiğini herhalde hesaplıyorsunuzdur.
Sayın Başbakan "turizmde KDV'yi indireceğiz" demişti; ne oldu, niye indirmiyoruz; çünkü, IMF izin vermiyor, değil mi! Sizi, Türk Halkı, IMF'nin dediğini yapsın diye mi seçti?! IMF, sayın arkadaşlar, ekonomiyi idare ediyor. Peki, siz, neyi idare ediyorsunuz Sayın Bakan?! Siz de vaziyeti idare ediyorsunuz.
ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye)O da IMF'yi idare ediyor.
OSMAN KAPTAN (Devamla)IMF'yi idare etse, KDV'leri indirir.
ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye)İdareyle oluyor bu işler…
OSMAN KAPTAN (Devamla)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; bir araştırmaya göre, Türkiye'ye gelen turistlerin yüzde 72'si tatil için geliyormuş. Bizim Turizm Bakanı da otuz yıldır tatil için geliyormuş. Bizim Turizm Bakanı da otuz yıldır tatil yapmamış, onunla övünüyor; sanırım, Sakal-ı Şerif olayı gibi, bu da, dünyadaki tek örnektir.
Yine bu araştırmada, turistler, esnafın kendilerini bunalttığından şikâyet ediyorlar; peki, esnaf velinimeti olan turisti niye bunaltsın; çaresizlikten… Hani güneş çarığı, çarık ayağı sıkar örneği gibi, hükümet esnafı sıkıyor sayın arkadaşlarım; vergi, telefon, benzin, sigorta, Bağ-Kur, elektrik parası derken, esnaf dükkânının kirasını veremiyor. Esnafın çaresizlikten de olsa turisti bunaltması değil de ancak hükümetin çare üretmeyerek esnafı bunaltması hiç mi hiç iyi değildir; ama, bir gerçek var, esnafın durumu hakikaten iyi değildir.
Peki, otelcinin durumu iyi mi; hayır, o da iyi değil. Son iki yılda 50 tane otel el değiştirdi; bunların yarısı da yabancıya gitti. Hani, hükümet "işler iyiye gidiyor" diyordu ya, öyleyse bu oteller niye el değiştiriyor?!
Sayın arkadaşlar, işler iyiye falan gitmiyor; hükümete göre enflasyon indi, ekonomi büyüdü. Bizde enflasyon yüzde 8, Etiyopya'da yüzde 5. Sayın arkadaşlarım, Etiyopya'daki enflasyon bizden daha düşük; ama, Etiyopya'da insanlar açlıktan kırılıyor. Ekonomi bizde 9,9 büyüdü, Etiyopya'da yüzde 11,6 büyüdü; Etiyopya'da ekonomi bizden daha fazla büyümesine rağmen, Etiyopya'da insanlar açlıktan kırılıyor.
Dolayısıyla, sayın arkadaşlarım, Türkiye'de rakamlara ve bakanlara göre durum iyi, güllük gülistanlık; ancak, bakanların ve rakamların Türkiyesinin dışında bir de gerçek Türkiye var. Gerçek Türkiye'de, çiftçi, köylü bitmiş; esnaf zorda; emekli, işçi, memur, dul, yetim, öğrenci perişan; işsizler, zaten mutsuz ve umutsuz. Türkiye'deki gelir dağılımı da, dünyada Mozambik, Tanzanya ve Bangladeş'ten sonra en kötü durumda.
Sayın arkadaşlarım, Sayın Başbakanın, sanırım, dünyada ayak basmadığı yer kalmadı; onun için de, Türkiye'de, Sayın Başbakanın ayağı yere basmıyor. Sayın Başbakana, kaç ülkeye gittin, kaç kişiyle gittin, kaç lira para harcadın diye sormuyorum; ama, bu konuda cevap da verilirse, niye cevap veriyorsunuz da demeyiz; o başka. Benim sormak istediğim, dünyanın en önde gelen bir araştırma şirketi, bir reklam şirketi bir araştırma yaptırmış; dünyadaki 30 tane ülke arasında yapılan bu araştırmada, biz, önce tanınmıyormuşuz, yine tanınmıyoruz. Bu araştırmada deniyor ki Amerika'ya: "Ey Amerika, imajını düzelt, imajın düşüşte" deniyor; fakat, Türkiye için bir öneride de bulunamıyor; çünkü, Türkiye, önceden de tanınmıyor, şimdi de tanınmıyor. Yoksa, sayın arkadaşlarım, bu gezilerin bir faydası yok mu?!
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
40 konuşma daha · 22 Aralık 2005