2006 merkezi bütçe kan.tas.(kültür ve turizm, devlet opera ve balesi, devlet tiyatroları, çalışma ve sosyal güvenlik, sosyal güvenlik kurumu,) 14 uncu turda
Adana Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 39. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Aralık 2005 · 844 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Recep Garip (AK Parti), 22 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(KÜLTÜR VE TURİZM, DEVLET OPERA VE BALESİ, DEVLET TİYATROLARI, ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK, SOSYAL GÜVENLİK KURUMU,) 14 UNCU TURDA); konuşma 844 kelime.
Recep Garip (AK Parti, Adana). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(kültür ve turizm, devlet opera ve balesi, devlet tiyatroları, çalışma ve sosyal güvenlik, sosyal güvenlik kurumu,) 14 uncu turda”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/recep-garip-22-2005-12-22-2006-merkezi-butce-kan-tas-kultur-ve-turizm-devlet-opera-ve-balesi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA RECEP GARİP (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünün bütçesi üzerinde konuşma yapmak üzere, AK Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Devlet Tiyatroları, cumhuriyetimizin sosyal ve kültürel alanda faaliyet gösteren en önemli kurumları arasında yer almaktadır; uzun yıllardır, büyük bir özveriyle, çağdaş kültürün doğru anlaşılmasında, gösteri ve sinema kültürünün gelişmesinde ciddî katkılar ortaya koymuştur. Devlet Tiyatrolarımız, Türk toplumunun eğitim, dil ve kültür hayatına pozitif etkiler sağlamış, Türk tiyatrosunun yurt içinde yaygınlaşmasına öncülük etmiştir; Türkçenin en iyi ve en doğru kullanımını sağlamada, toplumda sanat ve estetik duygusunu geliştirmede önemli bir rol üstlenmiştir.
Bu sorumluluk bilinciyle Devlet Tiyatrolarımız, bugün, halen 12 ilde, yerleşik 35 sahnesinde faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu sahnelerde, binlerce, onbinlerce Anadolu insanı, bu oyunları izlemeyi sürdürmektedir.
16 Haziran 1949 tarihinde 5441 sayılı Devlet Tiyatrosu Kuruluşu Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesiyle, demokratik, laik, sosyal hukuk devletimizin topluma hizmet, yurttaşların uygar kişilik bilincine kavuşmasına ve aydınlanmaya katkıda bulunacak, Türk kültür ve sanatının daha geniş halk kitlelerine ulaştırılmasını sağlayacak eğitim kurumuna kavuşulmuş ve bu amaç doğrultusunda çalışmalar başarıyla yürütülmüştür.
Buradan, bütün tiyatro sanatçılarımızı, ömürlerini ortaya koyarak topluma, geleceğe hayat verme çabalarından dolayı kutlamak istiyorum. Gerçekten, hayatın içinde bizatihî şekillenen, dünden bugüne yaşamış olan kültürümüzü insanımıza ve dünya insanlığına aktarmada önemli roller üstlenen tiyatro oyuncularımızın mutlak surette alkışlanması, onların mutlak surette gözetlenmesi gerekiyor.
Zaman zaman, sanatçılarımızın, özlük haklar konusunda kimi sıkıntılar yaşadığını biliyoruz. Bu durum, ülkemizin ekonomik anlamda, geçmişten günümüze uzanan, uzun yıllardır ihmal edilmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Tüm bu sıkıntıları elbette bir çırpıda düzeltmek, ortadan kaldırmak kolay olmasa gerek.
Devlet tiyatrolarımızın 2006 bütçesi 81 000 695 YTL olarak yükseltilmiştir. Bu rakamların büyük çoğunluğunun personel ve hizmet giderleri olduğunu görmekteyiz. Elbette ki, daha büyük rakamlarla devlet tiyatrolarımızın faaliyetlerini sürdürmesini bizler de mutlak surette arzu etmekteyiz.
Yaşadığımız Türkiye coğrafyasının bu sorumluluklar içerisinde ayrılmış olan bu bütçenin yeterli olduğunu söylemiyoruz; ama, bütçemizin genel durumu içerisinde çok önemli boyutlara yükseltildiğini de söylemekte yarar görüyorum.
Yaşadığımız süreçte, ekonomide yaşanan iyileşme ve istikrar, toplumun geneline pozitif olarak yansımaya başlamıştır. Bu süreç, daha da iyi noktalara gelecektir. Bunları hep birlikte yaşayacağız. Bu durum, tabiîdir ki, sanatçılarımızı da doğrudan etkilemektedir. Sanatın ve sanatçının gelişiminin hem hukuksal hem de ekonomik anlamda özgürlüklerin kazanımıyla mümkün olacağını düşünmekteyim; fakat, tüm bunlara rağmen, sanatçı, sanatını, büyük bir özveriyle, büyük bir aşkla icra etmeye devam etmelidir; çünkü, sanat, direnmenin, değişimin ve yeni bir bakış ortaya koymanın adıdır. Asla, zorluklar ve yoksunluklar, bu süreci, her ne kadar olumsuz etkilese de, elde edilecek pozitif sonucu ortadan kaldırmaz. Bu anlamda, sanat, elbette desteklenmeli ve desteklemeye de devam etmeliyiz.
"Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" diyor Mustafa Kemal Atatürk. Sanat, toplumun ruhu; sanat, geleceği şekillendiren toplumun, çağın ufuklarında dolaşan mimarlardır. Sanatçılar medeniyet işçileridir. Onlar işini yapsın, bizler de işlerimizi yapmaya devam edelim. Onlar sahnede oyunlarını oynarken özgür ve özgün bir biçimde geleceği şekillendirme çabası içerisinde halkla bütünleşmeye devam etmektedirler ve tarihin, kültürün, coğrafyanın sesini ve soluğunu insanımıza aktarmaktadırlar. Yarınlarını düşünerek, çocuklarını düşünerek, ev kirasını düşünerek, sabahleyin elini cebine soktuğunda parası olmadığını düşünerek sahnede oyununu ortaya yeterince koyamaz. Bu anlamda, çok ciddî noktada, mutlak surette iyileştirmeler yapılmalı, emekli olan sanatçılarımız mutlaka sahnede değerlendirilmelidir diye düşünüyorum. Sanatçılarımızın üstlenmiş oldukları sorumluluklarına göre başarıyı teşvik edici unsurların oluşturulması, ekonomik anlamda sağlanan imkânlar bir şekilde yeni kaynaklar oluşturmak suretiyle de mutlaka geliştirmeliyiz.
Devlet tiyatrolarımızın kuruluşu hakkında 5441 sayılı Kanunun, mevcut haliyle, başlangıçta sadece Ankara'da faaliyetlerini sürdürürken, bugün 12 yerleşik bölgede ve 81 ile götürdüğü sanatsal faaliyetlerini yerine getirirken sosyal, idarî ve işleyiş açısından günümüz koşullarında kültür hizmetlerinin ulaştırılması ve daha yaygın hale getirilmesi konusunda kimi sıkıntıların yaşandığını, elbette ki, görmekteyiz. Bu alanda yeni yasal düzenlemelerin bir an evvel yapılması gerektiğini de, mutlak surette, üstüne basarak, üstünü çizerek belirtmekte yarar görmekteyim.
Günümüzde faaliyet alanlarını rahatlatacak ve daha verimli hizmetleri Anadolu'ya taşıyacak idarî, sosyal ve ekonomik imkânlara kavuşturulması gerekmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın, sorunların çözümünde etkin bir rol oynayacağına da olan inancımız tamdır. Bu anlamda, mutlaka yapılması gereken yapılmaktadır; ancak, mutlaka yeterli değildir, yapmaya devam edeceğiz.
Devlet tiyatrolarımıza Bakanlığımızın vermiş olduğu desteği yakinen biliyor ve görüyoruz. Gerek tiyatro sanatçılarımız ve gerekse diğer branşlarda görev yapan sanatçılarımız yurdun dört bir yanını dolaşmak suretiyle, büyük bir özveriyle sanatlarını icra etmekte ve halkımızla bütünleşmektedir. Halkımızın dilini, halkımızın inançlarını, halkımızın örf ve âdetlerini insanlara aktarabilen, yüzyıllardır besin kaynaklarımızdan demlenerek, tiyatro sahnelerinde mutlak surette halkın gözü ve kulağı olan sanatçılarımızı görmekte, onların yüreklerine mutlak surette merhem olmakta yarar görmekteyiz.
Verimliliğinin artırılması, başarının ödüllendirilmesi, hukuksal, sosyal ve ekonomik anlamda sanatçılarımızın özlük haklarının korunması ve imkânlar ölçüsünde geliştirilmesi, bu motivasyonun artırılmasında pozitif, artı etki yaratacaktır. Bu anlamda çok ciddî desteklerin verilmesi gerekiyor.
Devletimiz, elbette, sanatı ve sanatçıyı korumalı, onlara her alanda elini, yüreğini uzatmalıdır; gerek eğitim ve gerekse sanatın icrasında birinci derecede etkin rol üstlenmelidir. Özellikle ekonomik ve sosyal alanlarda ortaya konulan desteğin artırılması gerektiğini düşünmekteyim; ancak, sanatın gelişimini salt devlet desteğine bağlamak da son derece yanlış ve eksik olacaktır.
Elbette ki, özel tiyatroların da mutlak surette ilgi alanımıza girdiğini, mutlak surette destek gördüğünü bilmekte ve bunu iletmekte yarar görüyorum. Elbette ki, mutlaka sanayicilerimizin, işadamlarımızın, sanatı ve sanat dünyasını, tiyatroyu ve sinema dünyasını mutlaka desteklemesi ve onlarla mutlaka birlikte birtakım hizmetlerde görevler alınması…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
40 konuşma daha · 22 Aralık 2005