2006 merkezi bütçe kan.tas.(kültür ve turizm, devlet opera ve balesi, devlet tiyatroları, çalışma ve sosyal güvenlik, sosyal güvenlik kurumu,) 14 uncu turda
Antalya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 39. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Aralık 2005 · 1.015 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Osman Özcan (CHP), 22 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(KÜLTÜR VE TURİZM, DEVLET OPERA VE BALESİ, DEVLET TİYATROLARI, ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK, SOSYAL GÜVENLİK KURUMU,) 14 UNCU TURDA); konuşma 1.015 kelime.
Osman Özcan (CHP, Antalya). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(kültür ve turizm, devlet opera ve balesi, devlet tiyatroları, çalışma ve sosyal güvenlik, sosyal güvenlik kurumu,) 14 uncu turda”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/osman-ozcan-22-2005-12-22-2006-merkezi-butce-kan-tas-kultur-ve-turizm-devlet-opera-ve-balesi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
OSMAN ÖZCAN (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Turizm Bakanlığının 2006 yılı bütçesi için aleyhte söz aldım; hepinizi saygı, sevgiyle selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, bu 10 dakika içinde turizmle ilgili görüş açıklamak elbette zordur; ancak, turizmcilerimizin sorunları ve giderilme yollarıyla ilgili olarak görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum.
Ülkemizde yarattığı katmadeğer ve döviz girdisi bakımından baş tacı ettiğimiz bu sektörün sıkıntılarını bilmemiz, ona göre önlem almamız gerekmektedir. Ülkemizin on yıl içinde hedeflediği refah seviyesine ulaşabilmesi için, önem vermemiz gereken sektörlerin başında turizm gelmektedir. Turizmin gelişimiyle birlikte, diğer yan sektörleri, örneğin tarımı, taşımacılığı, her alandaki ticareti de kendisiyle birlikte, büyük, lokomotif sektördür.
Değerli arkadaşlarım, şu çok iyi bilinmelidir: Serbest pazar politikası izlenirken yapılması gereken en önemli şey, yurt dışında var olan şartların aynısının ülkemizde de uygulamasını sağlamaktır. Aksi halde, bu pazarda, Akdeniz ülkeleriyle rekabet etmemizin imkânı yoktur. Öncelikle, her şey dahil sistemiyle, en önemli harcama kalemi olan alkollü içkilerin, ÖTV kaynaklı, yaklaşık yüzde 40-50 oranındaki fiyat artışları çok önemlidir. Örneğin değerli arkadaşlarım, Türkiye'de, 70'lik viskiden 11,80 euro vergi alınırken, Yunanistan'da bunun dörtte 1'i, İspanya'da, İtalya'da, Portekiz'de bunun beşte 1'i vergi alınmaktadır. 70'lik votkadan, ülkemizde 6,82 vergi alınırken, Yunanistan, İspanya, İtalya, Portekiz'de hiç vergi alınmamaktadır. Aynen, şarapta da bizde vergi alınıyor, onlar da alınmamaktadır. Öyleyse, turizm sektörü, bu alanda, onlarla rekabet etme şansını şimdiden yitirmiş bulunuyor. Bunun için, bir formülle, konaklama tesislerinde alkollü içkiler ÖTV'den mutlaka muaf tutulmalıdır.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; bütün bu sıkıntılar halledilsin diye çabalarken, son günlerde, bir de, yüzde 3 konaklama vergisinden bahsedilmeye başlandı. Bu, maliyetlere yüzde 15 yansıyacak demektir arkadaşlar. Bu vergi, cirodan alınacağından, zarar edildiği zamanlarda da alınacaktır ki, bu, turizmcilerimizin sıkıntılarını gerçekten çok büyük oranda artıracaktır. Bu sektör üzerindeki vergileri bir sıralayacak olursak, yükü, ağırlığı ve acımasızlığını daha iyi anlamış oluruz. Gelir Vergisinden yüzde 15-40, KDV'den yüzde 18, ÖTV'den yüzde 50, SSK üzerinden alınan İstihdam Vergisi yüzde 42, Motorlu Taşıtlar Vergisi, Belediye Kanununa göre ödenen vergiler; daha bitmedi, Emlak Vergisi, Harçlar Vergisi, Gider Vergisi, Eğlence Vergisi, İlan Reklam Vergisi, Çevre Temizlik Vergisi. Turizmcilerin sıkıntılarını ve vergi miktarlarını size aktarmış oluyorum.
Turizmcilerin, bir de, telif haklarından kaynaklanan sıkıntıları var arkadaşlar. 4-5 adet müzik eserleri birliği kuruldu; hepsi, ayrı ayrı, otelin yıldızına göre, çok fahiş bedel talep ettiklerinden, neredeyse, işletmeler müzik çalamaz hale geldi ve turistlerden de şikâyetler başladı. Yapılması gereken, ilgili birlik ve derneklerin bir çatı altında toplanması ve makul bir ücret üzerinde anlaşılmasıdır.
Değerli arkadaşlarım, her işin başında eğitim çok önemli, çok… Dolayısıyla, bu sektörde çalışanların eğitimine çok önem vermek zorunluluğumuz var. Sadece Alanya, Manavgat bölgesi tesislerinde çalışacak 50 000 elemana ihtiyacımız var. Turizm eğitimi veren okullardan ise, her yıl ancak ihtiyacın binde 2'si oranında destek alabiliyoruz. Isparta, Burdur, Kastamonu, Vakfıkebir'e bile açılmış olan TUREM'ler -yani, turizm eğitim merkezleri- turizmin mihenk taşı olan Alanya, Manavgat gibi ilçelerimizde açılmamıştır. Bunu Sayın Bakanımın ilgisine dikkatle sunuyorum.
Rezervasyonların yapılacağı şu günlerde içki yasağıyla ilgili olarak yapılan yayınlar, gerçek turizmcilerimizi endişeye düşürmüştür. Bilhassa Almanya, İngiltere, hatta Amerika Birleşik Devletlerindeki gazete haberleri, hiç de ülkemiz açısından iyi olmamıştır. İçişleri Bakanımızın beyanatına bakıyorsunuz böyle bir şey yok; uygulamalara bakarsanız, gazetelere bakarsanız var. Öyleyse, Sayın Bakanın bu işi, Orhan Pamuk meselesi gibi olmadan çözmesi gerekmektedir. Hükümetler sorun çözmek için vardır arkadaşlar; fakat, gördüğünüz gibi, bu hükümet, sorun yaratma hükümeti olarak tarihte yerini alacaktır. Bu işte Turizm Bakanımızın sessiz kalmasını da yadırgadığımı belirtmek istiyorum. Yoksa, Sayın Bakanın bu meselelerden haberi yok mu?! Bunu, Sayın Bakanımın da, bunun kendisinin görevi olduğunu hatırlatmayı bir görev telakki ediyorum.
Sayın Başbakan, otellerin yüzde 90 doluluğundan bahsetti arkadaşlar bütçe konuşmasında; ama, kaç ay yüzde 90 çalıştığından bahsetmedi. Tabiî Başbakan her şeyi bilecek değil; ama, kendisine bu bilgileri verenleri de iyi seçmesi gerekmez mi arkadaşlar?! Seçim bölgem Avsallar, Konaklı, Alanya, Oba ve Mahmutlar'da işletmeler 100 gün, azamî olarak 140 gün çalışır, diğer günler kapalıdır.
Değerli arkadaşlarım, bu bölgelere yatırım yapmak zorunluluğumuz var. Antalya, turizmin başkenti olarak, gerçekten, hak ettiği payı alıyor mu alamıyor mu, sizlerin takdirine bırakıyorum.
Antalya, Türkiye turizm gelirinin başlıbaşına yarısına yakınını sağlayan bir ilimiz. Bu yıl Antalya'ya gelen turist sayısında, Antalya Valisinin gönderdiği istatistiklere göre, yüzde 17 artış var. Peki, turizm yatırımlarında Antalya'ya yüzde 17 fazla yatırım yaptık mı yapmadık mı? Sağladığı döviz geliriyle dışticaret açığımızın büyük bir kısmını sağlıyor turizmimiz. Durum böyle de, Manavgat'ın Kumköy bölgesinde, bu yaz, sinekten, kokudan geçemez olduk.
Alanya, arıtmasının borcunu ödeyemiyor, sıkıntı içinde. Göç olduğundan, Alanya'da arıtmanın yenilenmesi, büyütülmesi gerekiyor. Kundu bölgesinde büyük yatırımlar yapılmasına rağmen, yollar ihtiyaca cevap vermiyor, altyapısı yok.
Antalya-Alanya yolu bitme aşamasına gelmiş ise de, ihtiyaca cevap veremeyecek hale geldi şimdiden. Uçak alanından Alanya'ya 2 saatten aşağı gelme imkânı yok arkadaşlar. Antalya'nın doğu bölgesinde bir havaalanı açılması mutlaka yapılmalıdır. Bu, çok önemli bir ihtiyaç ve kısa zamanda kendisini amorti edecek bir yatırımdır. Antalya-Gazipaşa arasında, mutlaka, raylı sistem çalışmalarına şimdiden başlamamız gerekiyor. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, Sayın Başbakan, bütçe konuşmasında, çiftçilerimizden de bahsetti. "Durumları bizim dönemimizde iyileşti" deyiverdi. Telefonlarımız susmadı. Serik İlçemizin Sarıhabalı Köyünden bir vatandaşımız "Başbakanımıza şunu bizzat söyleyiver hocam" diye telefon etti, "Sayın Başbakan ülkeyi pazarlamayı biliyor da, bizim sebze meyvelerimizi niçin pazarlamıyor" diye sordu ve "portakal 150 000 lira, domates 200 000 lira, limon 100 000 lira, mısır 200 000 lira" dedi ve "çay 500 000 lira, tuvalet de 1 000 000 lira" dedi. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlarım, bu hükümet döneminde, çiftçilerimize, gerçekten, üvey evlat muamelesi yapılmıştır. Çiftçilerimiz, tarihinde görülmemiş bir sıkıntı içindedir. Çiftçiliği azaltmak, onları açlığa sevk etmekle çözümlenemez. Kınık, Derme, Mavi Kent, Alanya, Gazipaşa seracıları perişan durumda, çaresizlikten çırpınıyor. Turunçova, Manavgat, Alanya, Dörtyol gibi turinçgil bölgelerimizin durumu da meydanda, perişan. Gazete ve televizyonlara bakarsanız, ülke iyiye gidiyor, ekonomi çok iyi. Elbette, gazete patronlarının cepleri iyi olursa, ekonomileri iyi olursa, vatandaşı düşünme diye bir şey yok. Ülkenin yüzde 90'ı perişan, yüzde 10'u ülkenin kaymağını yiyerek, halka yalan yanlış bilgiler sunuluyor. Bu, çıkmaz bir sokaktır değerli arkadaşlarım. İktidar, iktidarlı olmalıdır, dış güçlerin isteklerine boyun eğerek, teslimiyetçi bir politika izleyerek sorunlarını çözen bir ulus dünyada görülmüş müdür? Terör, turizmin baş belasıdır. Terörü Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliğinin istekleri doğrultusunda çözeceğini sananlar, terörü azdırmışlardır. Turizm için en büyük tehlike de terördür arkadaşlar. Kararlı ve şahsiyetli bir politika izleyerek terör belasının üstesinden gelmemiz, turizmimiz için çok önemlidir. Bunu başarmak hepimizin görevidir, başta hükümetin görevidir.
Hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
40 konuşma daha · 22 Aralık 2005